Gündüzleri ona ülke manzaralarından mutluluk resimleri gibi parçalar gönderen bilinçaltının sinemacısı, geceleri aynı ülkeye tüyler ürpertici dönüşler organize ediyordu. Gündüz, terk edilen ülkenin güzelliğiyle aydınlanıyordu, geceyse oraya dönüşün dehşetiyle. Gündüz ona kaybettiği cenneti gösteriyordu, geceyse kaçtığı cehennemi.
Dünyanın bütün şiirleri sizi söyler, bütün şarkıları size söylenmiştir. Çocuk kalbiniz gövdenizde çiçek açmaya başlamıştır. İçinizde binlerce karınca dünyayı size, sizi dünyaya taşıyıp durmaktadır.
Yaşam boyunca, doğduğu kentin dışına çıkmamış olan babam, ölüm döşeğinde kulağıma şöyle fısıldamıştı: “Biliyor musun, canım uzun bir yolculuğa çıkmak istiyor.”