ayrı takvimlere düştük aynı günün elinde
herkes kendi iklimi kadar yeşerirken
sesi boğuldu ışıkların yüreğimizde
/çok umut, eksik ısrar
azala gide
gide büyüye/
Yazarlığın sıklıkla yalnızlıkla dolu bir iş olduğu söylenir.
Hayal kurarken tek başımıza geçireceğimiz saatler, kendimizi bir odaya kapatıp yazarken dışarıdaki dünyadan ve sevdikle rimizden ayrı kalacağımız günler, haftalar, aylar ve yolun so nunda başarıya ulaşsak bile okurlarımızla kuracağımız iletişi min kısıtlı ve kısa olması ... Fazlaca sosyal bir iş değil yazarlık, bu doğru, lakin yazma serüvenini paylaşmak isteyenler için pek çok kaynak var artık etrafımızda.
Dünyanın her yerinden katılımcıları olan bir "Kasım Ayında Roman Yazmaya Başlayanlar Kulübü" var mesela (NaNoWrimo) ve hem yüz yüze hem de İnternet üzerinden faaliyet gösteren sayısız kitap kulübü. Çevrim dışı ve çevrimiçi katılabileceği niz ve edebiyat sever yeni insanlar tanıyabileceğiniz yaratıcı yazı atölyeleri de cabası. Yine de yazmayı sosyalleştirmenin kuşkusuz en kadim ve de en zevkli yöntemi, bir başka yazarla ortaklaşa üretmek. Sıradaki egzersizimiz bu pratik ile ilgili.