İnsanın insanı sömürmesi sadece parayla olmaz duygularla, umutlarla ve 'el' diyerek dışlamakla da olur.
Bizi sömürenlere diyeceğimiz şey benim dilimde ayy hadi defol ayol.
Terapistin gündemi, öfke anında yapılmasını istediği egzersizlerle doluydu. İçini karanlık sardığında yapması için ona bir düşünce egzersizi önerdi: Yazın şiddetli sağanaktan sonra bakımsız bir toprak yolda yürüdüğünü hayal edecekti. Yol, geçmesi gereken derin su birikintileriyle dolu olacaktı. Önüne bir su birikintisi çıktığında durup şöyle düşünecekti: “Ayy, bir su birikintisi,” ve sonra etrafında dolaşmaya karar verecekti.
İnce bir ciyaklama geliyor dışarıdan bir yerden. Annem arka baçede. Sessizlik. Bir bağırış daha, bu kez daha yakından. Aaahh. Arka kapının açılma sesi, basamakları oflaya puflaya patır patır çıkan Carmel, Ayy, ayy, diyor; sonra kollar ardına kadar açılıyor, Geldin ha, ve sarılma merasimi. Kavuşma videolarına benzeteceksem bu an yetişkin dişi aslanın dev kadife patileriyle vurmak için zıplaya zıplaya normal boyutlu insana gitmesi, onu keçe gibi diliyle yalaması ve zararsızca kemirmesi olurdu. Ama kollarımdaki annem, yaklaşırken göründüğünden daha küçük. Sokuluyor, başının tepesine çenemin altını sürtüyorum.
Niye söylemedin?
Sürpriz yapmak istedim.
...
Ay ay ay ay ay.
Annem aylamayı bırakıp üstümden çekiliyor.
Geldin ha.
Biraz sonra yine normal bir dişi aslan olacak, kayıtsızmış gibi rahat bırakacak beni ve araya sinsice günlük işlerini sokacak.