Puan vermedi·143 syf.··
2026 24. kitabı
Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi Yapmak - Tembelliğin Derin Bilgeliği/ Todd Mcelroy Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi Yapmak kitabıyla, tembellik kavramını tekrardan tanımlayarak, farklı bir bakış açısıyla bakmaya hazır olun. Kitap başta biraz korkuttu yani beni yoracak sandım. Ama sayfalar ilerledikçe satırlarda kendimizden birçok şey bulacağız. Ve okurken düşünmeye, düşünürken sorgulamaya çeken bir eser. Hayatın telaşı içinde koşturup duruyoruz. Ama hiçbir şey yapmadan bazen akışa bırakmak gerekiyor. Böylece belki de az enerji ile daha sağlıklı ve mantıklı bir şekilde yol alabiliriz. Günümüzde boş durmak, bir şey yapmamayı hep bir suç olarak görünüyor. Ama bir anlık bir duraklama, zihnimizi dinlendirmek, yaratıcılığı artırmak için tembellik yapmak gerekiyor. Hatta hepimizin bildiği Leonardo da Vinci, Albert Einstein, Descartes gibi birçok isime de yer verilmiş ve 'tembel dahi" olarak nitelendirilen isimler. Yazarın kalemi öyle anlaşılır ve akıcı ki nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız. Ayrıca kitabın sonunda da kaynakça ve sözlük bulunuyor. Okurken takıldığınız bir kısım olursa kitap sonunda bulabilirsiniz. Sevgiyle ve kitapla kalın @idealkltr Gönül Tuğba
Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi YapmakTodd McElroy · İdeal Kültür Yayıncılık · 202511 okunma
Cerrah
Puan vermedi·376 syf.··
2026 3. kitabı
Merhabalar kitapseverler, Eğitimim nedeniyle istemeden de olsa kitap okumaya uzun bir ara vermiştim. Yeniden okumaya ve yazmaya dönmek, benim için adeta bir hayale yeniden kavuşmak gibi... İşte Cerrah, bu uzun aranın ardından bir solukta okuyup bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Tess Gerritsen’in bu serideki ilk kitabı olan Cerrah’ta ana karakterlerimiz Dedektif Thomas Moore ve ortağı Jane Rizzoli. Açıkçası ben Moore karakterini çok sevmiş ve benimsemiştim; zaten bu kitapta da odak noktası büyük oranda onun üzerindeydi. Lakin öğrendiğim kadarıyla okuyucular Rizzoli karakterini o kadar çok sevmişler ki, yazar daha sonra öldürmeyi planladığı Rizzoli’yi bir anda serinin ana karakteri yapıyor. Moore ise ne yazık ki sonraki kitaplarda yavaş yavaş silinip gidiyor; hatta televizyon uyarlamasında (Rizzoli & Isles) adı geçiyor Rizzoli’ye daha sonra adli tıp uzmanı Dr. Maura Isles eşlik etmeye başlıyor. Bir polisiye yazarı olarak, bir yazarın kendi yarattığı ana karakterden bu kadar çabuk ve keskin bir şekilde vazgeçmiş olmasını hâlâ tam olarak anlayamıyorum. Bu durum beni bir okur ve yazar olarak biraz üzdü, çünkü Rizzoli’ye de pek ısınamamıştım zaten. Kitaba dair ikinci olumsuz eleştirim ise tıbbi terimlerin yoğunluğuyla ilgili. Bunun temel sebebi muhtemelen yazarın asıl mesleğinin hekimlik olması. Yine de bir polisiye kurguda, okuyucuyu yormamak adına bu terimlerin biraz daha az tutulmasını tercih ederdim. Hikayenin konusuna burada uzun uzadıya değinmeye gerek görmüyorum; zaten tanıtım bültenlerinde ve diğer yorumlarda yeterince var. Ben daha çok kendi penceremden bir değerlendirme paylaşmak istedim. Kitapta dikkatimi çeken bir kusur daha vardı ama onu da anlatırsam yazı buraya sığmayacak gibi... Sonuç olarak; bahsedilen bu iki detay dışında, sürükleyici bir polisiye-gerilim
Edebiyat
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vicdan, İnanç ve Ahlak
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 6. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:13
Karamazov Kardeşler, sadece bir aile hikâyesi değil; insanın vicdanını, inancını, ahlakını ve iç çatışmalarını sorgulatan derin bir romandır. Ancak bu derinlik, orta seviyedeki bir okuyucu için zaman zaman zorlayıcı olabilir. Romanın en güçlü yanı karakterleridir. Baba Fyodor Karamazov ile oğulları Dmitri, İvan ve Alyoşa birbirinden tamamen farklı dünya görüşlerini temsil eder. Özellikle İvan'ın akılcı ve sorgulayıcı yapısı ile Alyoşa'nın inançlı ve merhametli kişiliği arasındaki çatışma okuyucuyu düşünmeye sevk eder. Kitabın dili günümüz romanlarına göre daha ağırdır. Uzun diyaloglar, felsefi tartışmalar ve karakterlerin iç dünyalarına yapılan derin yolculuklar sabır ister. Bu nedenle hızlı akan bir olay örgüsü bekleyen okuyucular zaman zaman sıkılabilir. Ancak sabır gösterildiğinde romanın sunduğu düşünsel zenginlik fazlasıyla karşılığını verir. Cinayet etrafında şekillenen olaylar merak unsurunu canlı tutsa da Dostoyevski'nin asıl amacı katilin kim olduğunu buldurmaktan çok, insanların neden suç işlediğini ve vicdanlarıyla nasıl hesaplaştıklarını göstermektir. Orta seviyedeki bir okuyucu için kitap: İlk 200 sayfada biraz zorlayıcı olabilir. Karakterleri tanıdıkça daha akıcı hâle gelir. Felsefi bölümlerde yavaş okunmayı gerektirir. Bitirildiğinde insana uzun süre düşündürecek sorular bırakır. Bu roman herkese hitap etmeyebilir; ancak insan ruhunu anlamaya çalışan, sorgulamayı seven ve klasik edebiyata ilgi duyan okuyucular için hayatlarında en az bir kez okunması gereken eserlerden biridir. Dostoyevski burada sadece bir hikâye anlatmaz; insanın iç dünyasına ayna tutar. İnsanın asıl savaşı, başkalarıyla değil kendi vicdanıyla yaptığı savaştır." düşüncesi romanın ruhunu en iyi özetleyen yaklaşımlardan biridir.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
7/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım, kitabımız bizi 1960'li yılların Bulgaristan'ına götürüyor. O yıllarda komünist rejimin Türk azınlığa yönelik uyguladığı isim değiştirme, dil ve din yasakları, eğitim üzerindeki kısıtlamalar ve kimliksizleştirme politikaları romanın konusunu oluşturuyor. Bu dönemde Ruslar ve Bulgarlar tarafından Türklere uygulanmış insanlık dışı politikalara, baskı ve dayatmalara şahit oluyoruz. Sırf Tük oldukları için az bir maaşla köle gibi çalıştıklarına, kendi dillerini istedikleri gibi konuşup yazamadıklarına, inanç ve ibadetlerini gizleyerek yapmalarına, kendi topraklarında mal mülk sahibi olamadıklarına şahit oluyoruz. İlay milli mücadele duygusu ile büyütülmüş bir kız. Kitabı da onun ağzından okuyoruz. Milliyetçi, idealist, azimli ve baskılara karşı boyun eğmeyen biri. Mehmet Ali, İlay'ın çok sevdiği nişanlısıdır. Kendisini Bulgar olarak gören, benliğini unutan biri. Birbirlerini çocukluktan beri tanırlardı ve aşıklardı. Ama sayfalar ilerledikçe aslında İlay ile Mehmet Ali'nin hayat görüşlerinin ne kadar da farklı olduğunu göreceğiz. Biri milli duyguları uğruna her şeyi göze alırken, diğeri sırf arzuları uğruna kendi benliğinden vazgeçebiliyor. Ilay'ın hem vatan aşkından hem de gönül aşkından vazgeçmemesi için vermiş olduğu mücadele çok etkileyiciydi. Kitabın ismi, yaşadıkları tüm zulümlere rağmen Türk toplumunun her bahar yeniden yeşereceğine, yani "çiçeklerin yeniden büyüyeceğine" olan inancı simgeler. Kitapta milli duygular ön planda. Bu da benim çok hoşuma gitti. Aynı zamanda aşk, isyan, nefret her türlü duygu var. Emine Işınsu, bu eseriyle Bulgaristan Türklerinin yaşadığı dramı sadece siyasi bir belge gibi değil, bir kadının iç dünyası ve mahrem acıları üzerinden edebî bir dille anlatmıştır. "Bedenler,beyinler ve sevdalar bu toprağa
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,942 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Andromedalı/Nora Gülüm Erdinç ︎ Merhaba arkadaşlar, Bilimkurgu okumayı seven biri olarak muhteşem bie kitap önerim var sizlere... Andromedalı Andromedalı;beni sadece uzayın ve dünya dışı yaşamın gizemleriyle değil,insanlığın geleceğine dair düşündürdüğü sorularla da etkiledi.Duru'nun yaşadıkları üzerinden ilerleyen hikâye,zaman zaman bir roman olmaktan çıkıp okura "Ya gerçekten böyleyse?" dedirten bir sorgulamaya dönüşüyor.Dünya dışı varlıklar,kadim bilgiler ve insanlığın geleceği üzerine kurulan kurgu,merak duygusunu canlı tutmayı başarıyor...Özellikle ezber bozan yaklaşımı sayesinde yalnızca olayları değil,insanın evrendeki yerini de sorgulatıyor. Kitabın en sevdiğim yanı,sadece aksiyona yaslanmaması oldu.Yazar;çevre,insanlık ve bilinç gibi konuları da hikâyenin içine ustalıkla yerleştirmiş.Bazı bölümlerde anlatılan olasılıklar ürkütücü gelirken,bazı bölümlerde umut duygusu ağır basıyor.Son sayfayı kapattığımda geriye sadece bir hikâye değil,zihnimde dönüp duran birçok soru kaldı. Bilimkurgu ile spiritüel ve felsefi temaların harmanlandığı farklı bir okuma deneyimi arayanlara tavsiye ederim. 《Belki de evrende yalnız olmadığımız fikri,yalnız olduğumuzu düşünmekten daha az ürkütücüdür..." 》 ︎ ︎ ︎ #nostalcikokur #kitapönerisi #kitapcumhuriyetimileokuyoruz Nostalcik Okur #k:407397nora Nora Gülüm Erdinç
AndromedalıNora Gülüm Erdinç · Aya Yayınevi · 202371 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 28. kitabı
Son Nefes Havaya Karışmadan "Kusursuzluğa ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın asla ulaşamazsınız, ama yaklaşmak için hiç durmadan çabalayacağınız sonsuz bir hedefe pekala inanabilirsiniz." Bu kitap, otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahının ihtisasını tamamlamasına çok az kalmışken dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenmesi üzerine bu süreçte yaşadıklarını, hissettiklerini, korkularını, umutlarını anlatıyor. Hayatını insanları iyileştirmeye adamış başarılı bir beyin cerrahıyken bir anda hasta konumuna düşen, aynı zamanda hayatın anlamını bulmaya çalışan ve hayatı anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgulayan Paul Kalanithi, sizi asla bir karamsarlığa sokmuyor. Aksine hayallerinizi, yaşadığınız anın kiymetini bilmeyi, umudu ve hayatın ne kadar değerli olduğunu anlamanızı sağlıyor. Okuduktan sonra ise uzun süre düşündürüyor, etkisi altında bırakıyor ve içinize işliyor. Sorgulamadan yaşamanın bir anlamı yoksa, yaşanmamış bir hayatı sorgulamanın ne anlamı vardı ki? Hayat tecrübemizin tamamı, hayatı anlamlı kılan ayrıntılardan ibarettir. En tecrübeli olduğumuz an, içinde yaşadığımız andır. Ölüm herkesi bekleyen flu bir sonken, ansızın beliren katı bir gerçekliğe dönüşüvermişti. Aslında sorun bilimsel değildi. Ölümün kendisi zaten rahatsız edici bir gerçekti, ama ne yazık ki yaşamanın başka bir yolu da yoktu.
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,649 okunma