İçimde, bir yolculukta tanışıp alıştığım fakat pek çabuk ayrılmaya mecbur olduğum bir insana veda eder gibi bir his vardı. Artık bu sergiye ayak basamayacağımı biliyordum. İnsanlar, birbirlerinden hiçbir şey anlamayan insanlar, beni buradan da kaçırıyorlardı...
Bu dünyayı terk etmek beni korkutmuyor; bize dert üstüne dert veren, artık kaldıramayacağımız kadar yüklenen bu yaşamı. Hayır, vakti geldiğinde büyük bir keyifle çekip gideceğim, eminim...
Kalbim çok şey öğrendi ve yaşadı. Ve bu sayede bilgeliği, deliliği, akıllılığı öğrendim. Ama anladım ki, bu da zor bir iş. Çünkü bilgeliğin olduğu yerde fazlaca üzüntü var. Çok öğrenmek isteyen kişinin çok acı çekmesi gerek...
Oğlum, okumalısın, oku oğlum. Bu kitapları yazan insanlar, bizden önce çeşitli felaketlerden geçmiş insanlardır. Herkesin bizi yalnız bıraktığı anlarda onlar bizim yardımımıza koşarlar. Bizi kendi aralarına çağırırlar. İyi bir kitap, iyi bir arkadaş olur...