Ah, İrem, dedim içimden kavaklara bakarken hastanenin bahçesinde... Bunca erken veda etmen... O gümüş pırpır ağaçlarına, o ilkyaz günlerine, bana gözlerinde ışıklarla anlattığın bu adama, beyaz saçlarının gölge düşüremediği o çocuk alnına... Çok ayıp oluyor.
İçimde kor ateş var, söndüremedim! Sırtımda tonlarca kederin yükü var, takat getiremedim. Hüzünden örülmüş kapkara bir hırka giydim. Toparlarım belki dedim, beceremedim. Affet beni anne, ben eski ben değilim.
“Kitlelerimizin din ve hukuku bir ve aynı olmalı,” dedi babası. “İtaatsizlik günah sayılmalı, cezası dinsel olmalı. Böylece halk hem bize daha çok inanır, hem de daha cesur olur. Anlarsın ya, bizim için önemli olan bireylerin cesaretinden çok halkın cesareti.”