“Koşulsuz seven ve affeden anne-baba değil, çocuktur”
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 00:00
Adının hakkını veren çarpıcı kitap “İyi Aile Yoktur” Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki en çok etkilendiğim ve yine en çok eleştirdiğim kitabı bu oldu, kitap ezbere yaşadığımız tüm mitleri dağıtmaya yemin etmiş gibi iddialı; öncelikle “kutsal” olan ne varsa anneden, anne-babadan başlayarak, okul, öğretmen, toplum, devlet, inançlar (dini ya da ideolojik) ile devam ederek tümünü yeryüzüne indiriyor. Her şey sorgulanabilir.Okudukça kutsalların sistemin sürmesine nasıl hizmet ettiğini anlıyoruz. Bu sorgulamalara en başta, şanslıysak kendimizden başlayabiliriz. (Şanslıysak diyorum; çünkü taaa çocukluğun ilk yılından itibaren iç sesimiz kısılmış, kendi sesimizi duyamaz olmuşsak, ebeveynin “sevgisi”ni kazanmak pahasına kendimize ihanet etmişsek nasıl duyacağız o iç sesi… otoritenin (ebeveynin, toplumun vb.) sesini kendi sesimiz sanmışsak nasıl yapacağız kendimize bakma, sorgulama işini? kendi sesini duyamayan anne-baba, çocuğunun sesini nasıl duyacak?) bununla beraber çocukluğu öyle geçti diye insanın bütün ömrünü "kurban psikolojisi”yle geçirmesini ve edilgin bir pozisyonda kalmasını kabul etmiyorum.Bu irade/öz, tıpkı yazma cesareti'nin ilhamını aldığı “Yaratma Cesareti” (rollo may)gibi insanın doğasında mevcuttur. İnsan "kemal"e, değişmeye, gelişmeye, ilerlemeye programlı bir varlıktır, kendi meşrebince buna ulaşmaya çalışır. Bana kalırsa kitabın en vurucu yerinin “Mutlak/koşulsuz sevenin ve sorgusuz affedici olanın sanılanın aksine anne-baba değil çocuk olduğunu vurguladığı kısımdı. Erken çocukluktan itibaren adeta anne-babayı tanrılaştırılma çabasını eleştiren yazar “Kutsal anne”yi yerle bir ediyor. Çoğunlukla hak verdiğim bu bakış açısında eleştirel bulduğum kısım tamamen bağların değersizleştirilme noktasına gelecek şekilde mecburi
Psikoloji
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Puan vermedi·196 syf.·
2024 9. kitabı
Öncelikle kitabın dilinin akıcı ve anlatımının akademik bir üslupla olmadığını dile getirmeliyim. Bu zaviyeden herkese hitap edebilecek ve kolaylıkla okunabilecek sohbet kıvamında bir kitap. Bununla beraber belki yüzde sekseni bildiğimiz şeylerin bir araya toplanması gibi olmuş. Bir kaynak olarak önümüze derli toplu sunulması açısından güzel olmuş. Ancak beklentim biraz daha farklıydı benim. İlk defa öğrendiğim bir kaç şeyi not etmek isterim. Hz. Hatice annemizin peygamberimiz ile evlenmeden önce anneliği tattigini, yaşayan 2 oğlu 3 kızı olduğunu, kızlarının birini peygamberimizin yetistirdigini bilmiyordum. Konu kitapta da çok vurgulanmadan geçerken biraz derin araştırma ile bu bilgileri buldum ancak bunlar hiçbir yerde vurgulanan veya alenen verilen bilgiler de değil. Neden böyle bir bilgi bu kadar sır misali saklandigina anlam veremedim. Daha önce bir nişan, iki (bazı kaynaklarda üç) evlilik geçirmiş, 5 çocuklu dul bir hanımla evlenmesini peygambere yakistiramadigimiz için mi sadece dul oluşunu aktarıp geçiyoruz? Mesela bu kitapta da Hz. Hatice validemizin peygamberimizden olan kızlarına yer verilirken diğer kızının ismi söyleyip geçilmiş. Oysa Hind binti Atik (Hz. Hatice'nin ilk evliliğinden kızı) Muhammed isminde bir evlat yetiştirmiş ve çok ahlaklı olduğu kaynaklarda yer alıyor. Hz. Aişe annemizin evlat sahibi olamama imtihanina da yer vermek suretiyle başka evlatlara annelik yapmış olmasının vurgulanması çok kıymetli. Bazılarımız evlada bazılarımız ise bir davaya anne oluruz. İslam davasına kendinden olmayan çocuklara, ümmetin çocuklarına sahip çıkarak, eğitimleri ile meşgul olarak, gerçek talebeler yetiştirerek hizmet etmiş bu anneyi de alim yetiştiren anne başlığında görmek çok güzel, zira hayatın içinde böyle imtihanları olan hanimlara tutunulacak dal
1000k
Alim Yetiştiren AnnelerMurat Tosun · Rehnüma Yayınları · 2019963 okunma
Reklam
Keyifle okuyup, afiyetle yemeniz dileğiyle
Puan vermedi·32 syf.··
2023 20. kitabı
Kuzulara Fokur Fokur Mutfak'tan çıkan Neşeli Makarnalar yedirmeye ne dersiniz? Hem de sebzeli Hayran kaldığım çocuk kitaplarından biri Neşeli Makarnalar Dili ve resimlemeleri harika Özellikle yemek seçen çocukların hayal gücünü destekleyip, heyecanını arttırmak için çok keyifli bir araç olabilir. Hande Ertem Ergün 'ün kaleme alırken; Kübra Teber'in de resimlerken çok eğlendiğine adım gibi eminim Yoksa nasıl beni kaldırıp; domates, bezelye ve havuçlu bir makarna pişirmek için mutfağa göndebilirlerdi Kitap sonunda anne, babalara çocukların midelerinden önce ruhlarına fayda sağlamanın inceliklerinden bahsediyor ve birlikte yapabileceğiniz neşeli makarnanın tarifini veriyor. Keyifle okuyup, afiyetle yemeniz dileğiyle
Çocuk Kitapları
Neşeli MakarnalarHande Ertem Ergün · Büyülü Fener · 201920 okunma
10/10
·320 syf.··
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 15:46
Doğan Cüceloğlu 'dan okuduğum ilk kitap.Okumak için biraz geç kaldığımı düşünüyorum. Kitabı okurken keşke sınava hazırlandığım senelerden birinde okusaydım dedim. Çünkü Doğan Cüceloğlu hayata umutla bakan bir insan ve bu umudu okurlara da çok güzel bir şekilde yansıtmış. Özellikle sınav senelerinde olan, geleceğe ve topluma karşı umudunu yitiren gençlere çok iyi geleceğini düşünüyorum. Doğan Cüceloğlu 'nun kendi hayatında yaşadığı ve şahit olduğu olumsuzluklara şefkatle yaklaşımını gördükçe sizde ister istemez olumlu bakmayı öğreniyorsunuz. Dolayısıyla etrafında sınava hazırlanan, umutsuzluğa kapılan, hayatına nasıl yön verecegini bilmeyen insanlara, özellikle gençlere mutlak bu kitabı okumasını önermeli keza sizde okumalısınız. Doğan Cüceloğlu ile ilgili konuşacak olursak kendisinin videoları sosyal medyada sık sık karşıma çıkıyor zaman zaman da YouTube üzerinden videolarını izliyordum. Bana oldukça iyi geliyordu ve motive ediyordu. Kitaplarını da seveceğimi düşünerek okumaya başladım ve çok sevdim. Diğer kitaplarını da okumak için niyetlendim. Kitap Deniz Bayramoğlu 'nun soruları ışığında sohbet havasında yazıldığı için Doğan Cüceloğlu 'nun hayatına da kıyıdan köşeden konuk oluyorusunuz. Hayatından örnekler vererek bizlere kendisi hakkında da bilgiler veriyor aslında. Bazı yerlerde Doğan Cüceloğlu 'nun böyle birşey yapmış olabileceğine şaşırdım. Özellikle çocuklarını Amerika'da bırakıp Türkiye'ye döndüğü kısımda oldukça şaşırdım ve aslında içten içe Doğan Cüceloğlu 'na yakıştıramadım. Kitaba devam ettikçe Doğan Hocanın kendi içindeki çatışmalarına şahit oldukca insanların bu tarz yanlışlara düşebileceğine, aslında önemli olanın bunu telafi etmek için çabalamak olduğunu anladım. Bu kısım özellikle bu tarz bir olaya şahit olduğum zaman nasıl bir tavır takınmam gerektiği konusunda bana kılavuz oldu. Bunun dışında Doğan hocanın
Psikoloji
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,8bin okunma
2023 (Tavşan) yılında okuduğum 9.betik [Akman ayının 4. betiği]
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 23:42
Annesini kaybeden bir gencin, babası sandığı adamın üvey babası olduğunu öğrenmesi üzerine gerçek babasını arama serüveni anlatan uzun öyküyü okurken özüme dair izleri de bulmaya çalışırken de toplumdaki üvey baba ve öz baba izlenimlerine de bir kez daha tanık oldum. Önceleri üvey babası Necdet'in yanında yaşayan Orhan, üvey babasının öz babası olmadığını öğrendiğinde bu evden ayrılır. Baba mutlak otoritenin bir simgesi olduğundan, mekân olarak ev ile özdeşleşmiş durumdadır. Ev, geleneklerin muhafaza edildiği mekândır. Çocukların sahip oldukları bir evlerinin olması, o evde babanın varlığıyla mümkündür. Babanın üvey olduğunun öğrenilmesi ve Orhan'ın evi terk etmesi evin babayla olan bağıyla ilintilidir. 'Baba' onun için artık bir yabancıdır, ailenin sıcaklığının ve yuva oluşunun temsili olan ev de babanın kaybıyla yitirilen mekânlar arasındaki yerini alır. Yoksulluğun mekânı olan bir evden zenginliğin sembolü olan öz babanın mekânına, yani bir yalıya doğru yol alan Orhan nelerle karşılaşacağının farkında değildir. Romanlarındaki çocukların bu yalı yaşantıları, Küçük Bey' diye saygı görmeleri belki de Tuğcu'nun Çengelköy'deki köşkünden görünen o yalı bahçelerine doğru hayalini kurduğu hayatın bir özlemi olarak okunabilir. Orhan'ın öz babası Vedat Bey, ona bir baba sıcaklığını göstermez. Onunla tanışma gereği duymaz ve yalıdaki odasından çıkmaz. Babanın bu garip davranışları Orhan'ın dikkatini çeker. Mekân değiştirmiş ve öz babanın yuvasına gelmiş olduğu hålde yine baba sevgisinden mahrum kalır. Vedat Bey, üvey babasının zıttı özelliklere sahiptir. Vedat Bey, Orhan'ın annesinden bir yanlış anlaşılma sonucu ayrılır. Üvey baba Necdet, gençliğinde Orhan'ın annesine âşıktır. Bu yüzden annesine, Orhan'ın öz babası olan Vedat Bey'den ayrılmasını, kambur ve sakat olduğu için
Edebiyat
Benim BabamKemalettin Tuğcu · Uçan At Yayınları · 062 okunma
Kızlar pembe, oğlanlar mavi.Neden?
10/10
·279 syf.··
2022 109. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2022 20:34
Gündüz Vassaf tan önce incelemeye başlamak bence doğru olacaktır. Kendisi yazar ve psikolog. Amerika da dünyaya gelmiştir. Türkiye nin en iyi kolejlerinden Robert Koleji nden mezun olmuştur. Sonra edebiyat, tarih ve psikoloji alanında eğitimini tamamladı. Yazarı, eğitimini aldığı psikolojiden ziyade tarihe psikolojik bakış açısı ile empatik yaklaşımı sentezleyerek bakması ile tanınmaktadır. 12 Eylül darbesine kadar Türkiye de Boğaziçinde olan yazar, sonrasında Boston da akademik çalışmalarına devam etmiştir. İnternette çok güzel söyleşileri vardır. İzlemenizi öneririm. Beyhan Budak, Dw Turkiye bunlardan bazıları. Totalitarizm nedir? Totalitarizm aslında istenerek ya da istenmeyerek bi sisteme maruz kalmadır. Özgürlüğün zıttı yani. Diktatör sistemleri aklımıza gelir tabi ilk. Benzer bi sistemdir. Tüm istek ve arzularınız devlet kontrölündedir bu sistemde. Benito Mussolini den bu yana kullanılan bi kelime. Yazarımız tüm kitabı işte bu konu üzerinde ele almış. Kitap, 1980 lerde Almanya da yazılmış olmasına rağmen günümüz teknoloji ve ortamına da gayet uygun. Bayılıyorum böyle harika ileri görüşü olan insanlara. Kitap bize şunu söylüyor : Siz sadece kendinize özgür diyen ama hep birilerinin yönlendirmelerinin içerisinde hayatını yönlendiren totaliter rejimin birer unsurusunuz diyor. Bunu da tane tane ve mantıklı dolu bi biçimde anlatıyor. Bir eviniz var diyor. O evin salonu en büyük odası olur. Mutfak bellidir. Tuvalet bellidir. Banyo bellidir. Kiler bellidir. En büyük 2.oda yatak odasıdır. Vs vs diyor. Yani sistem size aslında hiçbir şeyi seçme hakkı vermiyor diyor. Siz sadece seçtik sanıyorsunuz diyor. Kitapta 20 bölüm var. Her bölüm kendi içinde harika. Benden 10 puanı almak kolay değil. Bunu bilen bilir. Ama bu kitap fazlası ile hakediyor. Geceden giriyor ilkin konuya, geceleri
Edebiyat
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Reklam
Reklam