Locaların cinsiyet politikası hakkındaki en yaygın bahane kadınların dedikoducu olduğu ve kardeşliğin sırlarının onlara emanet edilerneyeceği bahanesiydi.Bu fıkri daha da ileri götüren masonlar kadınların kardeşliği ölesiye merak ettiğini sanıyordu.
Bir de kendince bahane bulmuşsun gevezeliğine ‘Ben sesli düşünüyorum, kafamdan geçenleri içimde tutamıyorum,’ diye. Tut! İçinde-kıçında nerende tutarsan tut, ama tut. Beyin ishali olmuş gibi vır vır vır…
"Cehennemi andıran bir yere mi gidiyoruz?"
"Kötü düşünme belki de tam aksine cennetine gidiyorsundur. Sana söyledim mesele insanla ilgili. Neye, nereye, kime bağlanıyorsan oraya varmaya çalışıyorsun. Cennet cehennem bahane."
Cennet insanın "hak edişiyle" kazandığı bir karşılık değil, dunyadaki iyi davranışlarını bahane ederek Cenâb-ı Hakk'ın kuluna verdiği sonsuz bir ikramdır.
“Ne var, Zezé?”
“Hiç, Godóia… Neden kimse beni sevmiyor?”
“Çok budalasın.”
“Bugün üç kez dayak yedim, Godóia.”
“Hak etmemiş miydin üçünü de?”
“Onu demek istemedim. Kimse beni sevmediği için, dövmek istediklerinde herhangi bir şeyi bahane ediyorlar.”