10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 02:32
Bakunin Anarsist kuramin en atesli savunucusu ve bu kuramin en onemli gelen temsilcilerinden ayrica Mihail Bakunin (1814-1876), kolektivist anarşizmin kurucusu ve en önemli temsilcilerinden sayılan Rus devrimci, düşünür ve eylemciydi. Karl Marx'ın devletçi sosyalizm anlayışına karşı çıkarak otorite, devlet ve din karşıtı "özgürlükçü sosyalizm" fikrini savunan, anarşizmin babalarından biri olarak bilinen etkili bir figürdür Cunku Karl marx"in marksist doktrininde proleterya iktidarligi komunist kuramin en son asamasi ve bu gercekte eger proleterya iktidari gerceklestigi zaman kaldi ki Bakunin olumunden sadece 2 sene sonrasinda Joseph Stalin doguyor ve 1920 lerden 1953 lere Stalin Sovyetler Birligini yonettigi donemde Proleterya iktidarina mensup kisiler isci sinifina karsi baskici rejim uyguluyordu. Bakunin stalin dogduktan sonra mezarindan cikip "Ben size demistim aslinda devletci sosyalizm eninde sonunda baskici bir dikta rejimine donusecekti ve oldu " deseydi belki de proleterya diktatorlugu elestiriye maruz kalabilecekti zaten kaldi ki bu kuram karmasasi sovyetler birliginin ve devletci sosyalizmin yikilmasina sebeb oldu. Bakunin Anarsizm kuramin efendi ve kole diyalektiginde,efendi mutlak otorite yerde ve goktedir. Biri yerde olan "Devlet" digeri ise gokte olan " Tanri"dir. Ikisinin de mutlak otoritesi asla sarsilamaz ve sorgulamaz niteliktedir. ve yerdeki mutlak otorite olan "Devlet" mutlak otoritesinin gucunu Yukardan " Tanri´dan" alir. Devlet Tanri ve din olgusu ile halklarin uzerinde mutlak otorite kurararak onlari kolelestirir. Koleler ise efendilerinin asla sozunden cikamayacaklari ve onlara sonsuz biat ve itaat edeceklerinden dolayi Devletin gucu asla sorgulanamaz ve degistirilemez. Bu anlamda Sozde demokrasi ile halk yiginlarina verilecek olan secme
Bakunin
Tanrı ve DevletMihail Bakunin · Öteki Yayınevi · 2016573 okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
Anarşizm Üzerine Değerlendirme Mihail Bakunin’in Anarşizm başlığı altında bir araya getirilen metinleri, klasik anarşist düşüncenin kurucu taşlarından birini oluşturur. Bu eser, yalnızca devlet karşıtı bir tutumun teorik ifadesi değildir; aynı zamanda birey ile toplum arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan, özgürlüğü kolektif düzeyde kavramsallaştıran kapsamlı bir düşünsel çerçevedir. Kitap, Bakunin’in politik olgunluk dönemine denk gelen fikirlerini içermesi nedeniyle, anarşist kuramın politika, toplum ve iktidar anlayışına dair en derli toplu metinlerinden biri olarak görülür. Bakunin’in temel iddiası, iktidarın hangi sınıfın elinde olursa olsun yozlaştırıcı olduğudur. Ona göre devlet, kendi mantığı gereği merkeziyetçiliğe ve tahakküme dayanır; bu nedenle “iyi niyetli” bir devlet ya da “özgürlükçü” bir iktidar mümkün değildir. Anarşizm, bu yaklaşımı merkeze alarak devletin ortaya çıkışı, sürekliliği ve toplumsal hayata olan etkilerini analitik bir biçimde sorgular. Bakunin’in güçlü yönü, eleştirilerinde yalnızca soyut kavramlarla yetinmeyip, devletin pratik işleyişini bürokratik aygıtları, uzmanlaşmış elitlerin etkisini, merkezi otoritenin toplum üzerindeki denetim mekanizmalarını somut biçimde irdelemesidir. Kitabın en dikkat çekici yanı, anarşizmi sadece bireysel özgürlük üzerinden tanımlamaması, aksine kolektif bir özgürlük anlayışını savunmasıdır. Bakunin, bireyin gerçek anlamda özgürleşmesinin ancak toplumsal eşitlik ve ekonomik ortaklaşalık içinde mümkün olacağını öne sürer. Bu yönüyle anarşizmi bireyci bir etik olarak değil, toplumsal bir program olarak kurar. Özgür komünlerin yatay federasyonuna dayalı toplum modeli, bugün hâlâ anarşist hareketlerin ve özgürlükçü solun temel başvuru noktalarından biridir. Öte yandan Anarşizm, Bakunin’in Marx ile
AnarşizmMihail Bakunin · Dorlion Yayınevi · 202175 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·344 syf.··
2025 14. kitabı
Bakunin hem teoride hemde pratikte var olan büyük bir devrimcidir. Bakunin'de en çok sevdiğim şey anlattığı şeyler be güncelliğini yitirmiş ne de terminoloji ile insanı sıkmıyor boğmuyor. Bu kitap da ise Bakunin' nin geleceği ne kadar iyi yorumlayabilen bir dahi olduğunu görebiliyoruz. Hem iki dünya savaşlarını doğru biçimde tahmin edebilmiş. Yani savaşların olacağını direk söylemiyor ama kutupları çok iyi tahlil edebilmiş. Ayrıca sosyalizm'in nasıl çökeceğini sosyalist ülkeler var olmadan sadece fikir aşamasında iken tahmin edebilmiş. Bu kitap sadece bir fikrin ya da ütopyanın kitabı değil aynı zamanda 19. Y. Y. Avrupa daki Uluslar İlişkileri anlamak için de iyi bir araç. Çevir iyi ve anlaşılır. Dipnotlar yerinde. Konuya ilgi duyan herkes sıkılmadan bir çırpıda okuyabilir.
Siyaset
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Öteki Yayınları · 1998207 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 108. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 09:07
Anarşizm deyince akla gelen felsefecileri -Pierre-Joseph Proudhon, Mikhail Bakunin ve Peter Kropotkin- anarşizmi hem toplumsal dönüşüm hem de felsefi tutarlılık açısından oldukça derinlikli biçime getirme gibi bir hedef belirlemişlerdi ve kendi içerisinde bir mantığı ve ciddiyeti barındırıyordu. Onların düşünceleri, hem Marksizm'le diyalog hem de çatışma hâlindeydi (meraklıları için Bakunin ve Marx tartışmaları). Ve kendi içerisinde bir sistematik duruş göstermeye çalışıyordu (benim yanlış okumam da olabilir). Buraya kadar anlaşılabilir olan konu, "post modern anarşizm"lere doğru büyük bir hızla yol almaya başlıyor, ki buradan sonra kendimi Şamanizm kitabını okur gibi hissetmeye başladım. Şamanizm: Doğadaki her varlığı canlı ve ruhsal olarak kabul eder; hatta Timur Davletov Şaman adlı kitabında bir adım ileri giderek, Şamanizm'in her şeyi kapsadığını savunur. Anarşizm sonuçta bir "eylem"dir ve bu eylemin aktivist ya da pasifist (Gandi örneği) olmasının bir önemi yoktur. Post modern anarşizm (anladığım kadarıyla): Yaşam tarzı, estetik duruş ve söylem biçimi haline getirilmiş; yani, "Queer misin" gel, "ekolojist misin" gel, vegan ya da vejetaryen mısın hiç durma, hemen gel diyerek, dağınık, kapsayıcı olacağım derken mistizm'e dev adımlarla yaklaşan ve bağlamından hızla uzaklaşan bir tavra dönmüş, dönüştürülmüş. Diyeceğim o ki, okurken ben yandım, siz yanmayın!
AnarşizmlerSüreyyya Evren · İletişim Yayınevi · 20138 okunma
Luigi Fabbri - İnceleme
Puan vermedi
Lenin'in devrimden sonra yazdığı bir eser, kısa bir süre önce Avanti! tarafından yayınlandı ve başlığı devrim ile devlet arası ilişkiler sorununun kapsamlı bir şekilde ele alınacağını vaat ediyordu. Ancak güçlü bir hayal kırıklığı yaşadığımızı itiraf etmek isteriz. Lenin'in kişiliği tarihe ateşli harflerle kazınmış olarak kalacaktır. O ve partisinin üç yüz milyon nüfuslu bir ulus üzerinde iktidara yerleşmesinden bu yana geçen üç yıl bile, bir gün en ünlü tarihsel isimlerle yan yana anılacak olan bu adamın maddi ve manevi enerjisine tanıklık etmek için yeterli olacaktır. Ancak bize öyle geliyor ki, onun savunucuları, efendilerini yüceltme hususunda, onu "büyük bir sosyalizm teorisyeni" olarak sunarken şu ana kadar hataya düşmüşlerdir. Sadece Rusça olarak yayınlanan ve henüz İtalyanca ya da Fransızcaya çevrilmemiş önceki eserlerine bir atıfta bulunulmadığı sürece, şimdiye kadar [İtalyanca ya da Fransızca olarak] yayınlanan her şey Lenin'in güçlü bir polemikçi olduğunu, Marksizmin metinlerini nasıl kullanacağını bilen ve onlara istediğini söyleten biri olduğunu, lafını esirgemeyen, tartışmada olduğu kadar hakarette de yetenekli bir yazar olduğunu göstermektedir; ancak kendi fikirlerinden, parlak bir genel vizyondan ve kurak, Marx, Mazzini ve Bakunin'in yazılarını her zaman canlı kılan o iç ateşten mahrumdur. Ayrıca tarihsel ve sosyolojik kültürü (en azından şu ana kadar okuduklarımızda) geniş ve derin görünüyor, elbette, ama sadece Marksizmle ilgili olanlar açısından. Başka hiçbir şey onun için var değil gibi görünüyor. Bazıları onu Marx'ın bir devamı olarak görmek istemiştir. Ne büyük bir hata! Marx'ın sadece daha az hoş yönlerine, vahşi dışlamacılığına, kendisi gibi düşünmeyen herkese duyduğu kızgınlığa, dilinin kabalığına, rakibini ironi ve alaycılıkla alt etme
Kitap
Devlet ve DevrimVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 20151,039 okunma
Puan vermedi
Bu yazımın konusu anarşizm olup, anarşizmi olabildiğince size anlatmaya çalışacağım. Anarşizmin kendi içinde bir çok kolu olduğu için üzerinde uzlaşılmış bir anarşizm yaklaşımı bulunmamaktadır. Marksizm gibi sistematik bir dünya görüşü değildir, Anarşizm. Daha çok iç bütünlükten yoksun olup birbirinin karşıtı olan fikirleri de kendi içinde barındırabilir. Bazılarına göre sistematik olmamak onun güçlü yanıdır aynı zamanda. Anarşizmin içinde bir tarafta Anarko komünizm varken diğer tarafında anarko kapitalizm bulunabilir. Buna karşın epistemolojik olarak anarşizm kelimesi olumsuzluk eki bildiren Yunanca “an” ön ekiyle yönetici yada hükümdar anlamına gelen “arkhos” sözcüklerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Bu durumda bu kelimenin manası yöneticisiz yada hükümdarsızdır. Anarşizm kelimesi genel egemen anlayışa paralel olarak; kitleler nezdinde kaos, şiddet ve başıboşlukla özdeşleştirilmiştir. Egemenlerin düzenini tehdit eden her görüş gibi anarşizm düşüncesi de çarpıtılmış ve gerçek düşüncesi anlaşılmaz hala gelmiştir. Anarşizm, her tür otoriteye, tahakküme ve hiyararşiye karşı olmaktır. İnsanın doğasını zehirleyen devletin ortadan kaldırılması istemek ve bu doğrultuda harekete geçmektir. Kropotkine göre ise: “Hükümetsiz bir toplumun olduğu yaşam ve davranış ilkesine veya teorisine verilen addır” Yani devletin ortadan kalktığında toplumun onun yerini aldığı, insanın kendi kendini dikey değil fakat yatay bir şekilde yönetmesidir. Bir tür özyönetim ve karşılıklı dayanışmadır. Anarşizme göre Hobbes'un aksine insan doğası iyi ve dayanışmacıdır. Devletin varlığı insanın bu doğası tahrip eder. Devletin ortadan kalkmasıyla insan eski doğasına geri dönerek kendini toplumsal açıdan gerçekleştirebilir. Kropotkin Karşılıklı Yardımlaşma kitabında doğada da topluluk içinde
Anarşizmin TarihiPeter Marshall · İmge Kitabevi · 200346 okunma