Bir elmadır insan, yeni bitmiş bir ot, başak verecek bir buğday, dalından koparılmayı bekleyen bir alıç. İnsanın kemale ermesidir pişmiş bir ekmek, olgun bir elma, lezzetli bir alıç. Toprağa atılmış ve sulanmayı bekleyen bir buğdaydır insan.
Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.
Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz
Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.
….
Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu.
Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her başağında yüz taneye sahip yedi başak bitiren bir tane örneği gibidir. Allah dilediğine kat kat fazla verir. Allah'ın lütfu bol, ilmi sonsuzdur.
Çocuğun kalbi bir uçurtma gibi şahlandı. "Sarısın sen" dedi kız mağrur bir edayla. "Saçların başak tarlası gibi... Gözlerinde babamın bizi götürdüğü denize benziyor."