“Bana kalan azıcık yaşamdan verirdim
gözümü kırpmadan en güzel yılları,
bilmek için neler dediğini başkalarına benim için.
Ve bu ölümlüsünden ve sonsuz öte dünyadan / bana düşeni, varsa eğer böyle bir payım / bilmek için neler düşündüğünü / kendi kendine benim için..”
“Ey sen, bilgeliğin taşı! Kendini yükseğe fırlatıyorsun, ama her fırlatılan taş - düşmek zorundadır!”
Ey Zerdüşt, ey bilgeliğin taşı, ey sapan taşı, ey yıldazları parçalayan! Kendini o kadar yükseğe attın,- fakat her atılan taş - düşmek zorundadır.
Kendine mahkum olmuşsun ve kendini taşlamaya: ey Zerdüşt çok da uzağa attın taşı, - fakat o geri düşecektir, senin üzerine!”
Böyle Dedi Zerdüşt