8/10
·160 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 22:59
“Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait. Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başkaları yüzünden ölüyoruz. Bizim sandığımız hayat bizim değil,bizim sandığımız beden bizim değil…” Başkalarının Tanrısı, Mine Söğüt kaleminden okuyacağınız hayalle gerçeğin karıştığı sorgulayıcı bir metin. Yaşamlarının bilinmezliği içinde, ölümüm ve öldürmenin eşiğinde hayat süren insanlar var bu kitapta.Biri bebek olmak üzere sokaklarda yaşayan beş kişi.Görmüyoruz bu insanları,görmezlikten geliyoruz,geçmişin onları sokağa sürüklediği anılarıyla ilgilenmiyoruz ve o anlıyoruz ki insana en büyük kötülüğü yapan yine insan. Karakterlerden bahsetmeyeceğim,onları okuduğunuzda tanıyacak bu kadarı da olmaz artık diyeceksiniz ama var,var olduğunu hepimiz biliyoruz.Kitap ilk etapta ismiyle dikkat çekiyor Başkalarının Tanrısı.Karakter Efsun abladan sık sık duyuyoruz “Bizim tanrımız yok!Hala anlamadın mı!Bizim tanrımız yok!Başkalarının Tanrısı o!” cümlelerini,inanç sorgulamasından ziyade otoriteye,toplumsal baskılara hem başkaldırış hem boyun eğme (çaresizlik)olarak düşünüyorum ben.Yazardan daha öncede farklı okumalar yaptım ve seviyorum kalemini.Kitapla ve sevgiyle kalınız.
Edebiyat & Roman
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
- Problemler Silsilesi -
9/10
·167 syf.··
2026 2. kitabı
İnsanoğlu geleceğinin efendisi mi? Hawking'e göre bu konu evrenin düzenleniş ve işleyişinin bizim algılarımızda nasıl şekillendiğine bağlı. Evrenin ilk düzenlenişi tanrı tarafından mı seçildi yoksa tanrının kendisi bilim yasalarının ta kendisi mi? Her durumda evrendeki her şey bilime göre işleyecek. Uzun süredir evrendeki her şeyi belirleyen bir teori arayışı içindeyiz. Ancak ve ancak bu birleşik teori "the theory of everything" nasıl bir şey olmalı veya neye benzemeli? Toplu ve mükemmel olmalı öncelikle, ama ondan önce basit ve özel olmalı. Her şeye etki eden olmalı. Ve her şey onun doğuracağı sonuçların etkisi altında olmalı. Sinead O'Connor'un bu hafta en çok satan plaklar listesinde olması veya Madonna'nın Cosmopolitan dergisinde kapak olacağının belirlenmesini tetiklemek gibi... Buna cidden inanabilir miyiz? Eğer bu fikre cidden kendimizi adapte edebiliyorsak ve her şey, her şeyin teorisi tarafından belirleniyorsa, belirlenen her şey tutarlı bir davranış göstermek zorunda mı problemi doğuyor. Hawking bu problemde çıkmazını şöyle açıklıyor: "Belirlenen her şey neden doğru belirlenmiş olsun, yanlış olması daha olası değil mi?" Her şeyin belirlenmiş olduğu fikriyle ilgili üçüncü ortaya çıkan problem ise "özgür irademiz". İnsan davranışları ve psikolojisi dinamiktir. Bu da özgür irademizin doğasından gelir ya da oradan geldiğini düşünürüz. Peki birleşik teoriyi ezip geçecek kadar mı dinamik ve değişken? Bir şeyi yapma veya yapmamayı seçme özgürlüğümüzün olduğunu hissediyoruz. Bir şeyi seçebilme yetisine eğilimli oluşumuz evrimleşen bilincimizde atalarımızdan bize kalan bir miras. Fakat -yine parantez açmakta fayda görüyorum- eğer her şey bilim yasaları tarafından belirlenmişse ve deterministik bir evrenin çıktısı olduğumuzdan şüphe yoksa, o zaman özgür irademiz bir
İnceleme & Yorum
Kara Delikler ve Bebek EvrenlerStephen W. Hawking · Alfa Yayıncılık · 2023919 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yalanlarla yaşamak mı yoksa Gerçeklerle ölmek mi?
8/10
·558 syf.··
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 23:39
Silo son yılların en çok okunan bilimkurgu üçlemesinin ilk kitabı. Hugh Howey Distopya türünde yazdığı romanında Silo adını verdiği bu yer insanların saklanmak için kullandıkları bir sığınaktır. Oysaki önceden insanlar silolarda zor zamanlar için tohum saklıyorlarmış. Fakat dünya zehirli gazlardan dolayı yaşanmaz bir hale gelince insanlar yer altına yüzlerce kat derinliğe inşa ettikleri bu siloları şimdi yaşamak ve hayatta kalmak için kullanmaya başlıyorlar. Her yerde olduğu gibi Siloda da Üst-alt ilişkisi var. Ama her şey düşünülerek kurulmuş bir düzen. En-Tepede yetkililer bulunuyor ve burası haricinde dünyayı görebilecekleri hiç bir yer yok. En altta ise en zekiler yer alıyor o da herhangi bir sorun karşısında müdahale edebilmek için. İnsanların uymak zorunda oldukları belirli kurallar hakim ve anlaşmaya uymayanlar 'temizliğe' gönderiliyor. Tabi insanların koyduğu kurallar yasaklardan ibarettir. Dışarıdaki dünya ile ilgili hiçbir fikirleri de yoktur. Çünkü Distopik bir toplum düzeninde her zaman baskıcı bir sistem anlayışı vardır. Zamanında tohum saklamak için kullanılan silolara şimdi insanları koymuş olmaları tohum gibi insanlarında zamanla çürümesi ve yok olması amaçlanmıştır ve bu kaçınılmaz bir sonuçtur. Fakat her zaman daha iyi bir dünyanın var olabileceğine olan inanç ve umut insanları otoriter düzene karşı isyana teşvik ediyor. Yasaklarında bunda etkisi büyük çünkü İnsan psikolojisinde yasaklanan ve erişimi kısıtlanan şeyler daha fazla merak uyandırır. "Bazı kurallar çiğnenmek için vardır ama bazıları hayatta kalmak için." İnsan ruhu ötesinde olan şeye özlem ve istek duyar. Merak duygusu insanın derinliklerine kadar işler özgürlük ise doğasında vardır. İşte bu kitap da Distopik türünde kurgulanmış otoriter düzeni sorgulayan ve boyun eğmeyen insanların
1000Kitap
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020870 okunma
Sıfır Noktasındaki Kadın
Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
Mısırlı feminist yazar Neval El Saddavi’nin kaleme aldığı Firdevs‘in sarsıcı iç burkan yaşamını okurken sizin de içiniz bir tuhaf olacak, boğazınız düğümlenecek ve karnınıza bir yumruk yemiş gibi hissedeceksiniz . Orta Doğu’da kadın olmak sorunsalı birazcık daha kesikinleşecek .Yazarın giriş bölümünde söylediği’’ Firdevs, umarsızca en karanlık sona doğru çekilmiş bir kadının öyküsüdür .Bütün zavallılığına ve umarsızlığına karşın bu kadın ,benim gibi yaşamının son anlarına tanık olan herkese yaşama, sevme ve kendilerini gerçek özgürlük haklarından mahrum bırakan tüm güçlere karşı direnip bu güçleri yenme isteği vermiştir. Sözleri ile devam etmek istiyorum. Firdevs kanatır cezaevinde birkaç gün sonra idamı gerçekleşecek bir idam mahkû mudur. bu biyografik romanda firdevs‘in kendi tarafından aktarılan yaşamöyküsünü bir solukta okurken kitabı bitirmeden elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Orta Doğu’da insan olmanın ,kadın olmanın ,fahişe olmanın ne anlama geldiği duru bir anlatımla gözler önüne seriliyor. Firdevs ,kadının yalnızca cinsel bir obje ,para ile alınan maldan farksız olduğunun ise en acı örneğidir. Parkta tanıştığı mama Şerife‘nin sorusu ‘’önce kim başlattı baban mı amcan mı …’’ve kitabın bir yerinde Firdevs‘in ‘’ben fahişe değilim ama çocukluğumdan beri babam ,amcam hepsi bana bir fahişe olarak büyümeyi öğretti ‘’cevabı kitabın ana fikri bence. Bir fahişe değil aslında orta Doğu’daki bir kadının yaşamına tanıklık ediyoruz ‘’köle bir eş olmak yerine özgür bir fahişe olmayı sectim ‘’cümlesi firdevs‘in başkaldırış cümlesidir tanıdıgı tüm erkeklerin hayatında açtığı tedavi edilemez yaralarla yola devam etme kararlılığı gösteren bir kadın olan firdevs korkusuzca ölüme gider ve yaşamı toptan reddeder. Son cümlesi ‘’ herkes bir gün ölecek. Senin işlediğin
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Kadın ve başkaldırış
10/10
·112 syf.··
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 13:38
Toplumun ahlaksız bakışına giydirilmiş her türlü kılıfı gören bir kadın ne hisseder? İşte o, artık özgür bir kadındır. Ona dayatılan her şeyden bağımsızlığını ilan etmiş; korkudan, sevinçten, zevkten ve sevgiden özgürleşmiş bir kadının karşısında kim durabilir? Ölüme gidişi bile bir başkaldırı olan bir kadın, hangi çarpık sistemi korkutmaz ki?
Düşünce
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Puan vermedi·118 syf.··
2025 116. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 21:44
Nazilerin hüküm sürdüğü Prag’da bir mahzen de, kağıt presleyicisi olarak çalışıyor Hanta.Kendisine verilen çoğu kitabı preslemeye kıyamıyor ve eve götürmeye başlıyor. Bir süre sonra evi adım atılamayacak şekilde kitap dolunca bazı kitapları da değerini bilecek kişilere emanet ediyor.Aslında böyle anlatınca kitabın konusu çok sıradan gibi gelebilir ama kitap bir başkaldırış ve kültürel yozlaşmaya eleştiriler içeriyor. 35 yıldır yalnızlığına ortak olan kitap tutkusunu ve derin yalnızlığını öyle güzel anlatıyor ki ben çok severek okudum. Yer yer durağanlaştı ama, yazar karakterin hislerini okuyucuya geçirme konusunda çok başarılı. “ Kendi kendime kalabilirim çünkü yalnız değilim, sadece tek başımayım, düşüncelerle dolu bir yalnızlığın içinde yaşarım.” “ Okumak sonsuz bir uykuya dalmamı engellesin, korkudan tir tir titretsin beni diye okuyorum”
Gürültülü YalnızlıkBohumil Hrabal · Notos Yayıncılık · 2021681 okunma