Yeşilçam, Türkiye gibi
9/10
·608 syf.··
2026 53. kitabı
Vedat Türkali'yi severek okuyorum. Ülkemizin yakın tarihinden kesitleri içinde insan ilişkileri, kaygılar, umutlar, sevgisizlikler, arzular, daha neler neler... Bu usta yazarımız, bir yandan geleneksel toplumcu gerçekçi romanlardaki gibi yazıyor ama öbür yandan ve asıl önemlisi, modern romancılarımız gibi bireyin iç dünyasına, içses, çoğul anlatım gibi tekniklerle eğiliyor. Ayrıca, ironik bir anlatımı var. Bu romanında üç anakarakter her bölümde sırayla başrolü alıyor, hepsini izlerken gülüyoruz, özellikle de Zühtü Bey'i. Romandaki Gündüz karakteri bir bakıma yazarın görüşlerini yansıtıyor gibi. Yeşilçam'ın yozlaşmasının hem ekonomik hem de politik olduğunu görüyoruz. Yerli sinema bir ara Batı taklidi oluyor, ama yeterince popüler olup iyi para kazanabilmek için alaturka melodrama başvuruyor. Politik baskı ise pornografiye kayılmasına neden oluyor. Öykünün son ana bölümündeyse, yerli-yabancı ilaç tekeline karşı mücadele etmenin çok çetin şartlar yarattığı ve yerli film sektörünün özgün ve toplumsal eleştirel içerikli üretim yapmasının önünün vahşice kesilmesi anlatılıyor.
Yeşilçam Dedikleri TürkiyeVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 2015251 okunma
İnsan Ruhunun Karanlığı ve Çelişkileri Üzerine
8/10
·222 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin bu kitabını okurken gerçekten çok büyük bir keyif aldım. İçinde hem birbirinden vurucu öyküler hem de sarsıcı bir tiyatro oyunu barındırması, metinler arasında gezinirken bambaşka duygulara geçiş yapmamı sağladı. Kitaba adını veren “Kağnı” başlığı altındaki ilk öykülerde okuma tempomun ister istemez yavaşladığını fark ettim; sanki yazarın dili burada çok daha ağır, çok daha sindirilerek okunmayı talep ediyordu bizden. Ama buna rağmen o boğucu, o sert genel atmosfer beni daha ilk sayfalardan tamamen içine çekmeyi başardı. Kitapta beni en çok etkileyen, tabiri caizse can evimden vuran kısım ise hiç şüphesiz “Esirler” oyunu oldu. Orada kurulan o devasa dramatik yapı ve karakterlerin o kor gibi yanan iç dünyası beni diğer öykülere kıyasla çok daha derinden, çok daha başka bir yerden yakaladı. KAĞNI Bu öykü, bir köyde güpegündüz cinayete kurban giden bir delikanlının ardından, yaşlı annesinin yaşadığı o kapkara ve katmanlı trajediyi acayip sarsıcı bir biçimde önümüze koyuyor. O yaşlı kadının, biricik oğlunun ölümünü bile birilerine dile getirmekten, hakkını aramaktan korkup çekinmesi; o adalet arayışının, kırsal yaşamın o vahşi gerçekleriyle ve bitmek bilmeyen geçim kaygısıyla anında bastırılması, aslında yalnızca bireysel bir anne acısını anlatmıyor bize. Dönemin o çürümüş sosyo-psikolojik atmosferini de tamamen görünür kılıyor. Devlet mekanizmasının o insanı tüketen yavaşlığı ve köy hayatının bu sistemden ne kadar kopuk olduğu, kadının iç dünyasında bir süre sonra buz gibi bir çaresizlik ve amansız bir kabulleniş duygusu yaratıyor; sanki o yoksulluğun içinde adalet aramak bile kadın için ulaşılmaz bir lüks haline geliyor. Ancak öykünün asıl çarpıcı, insanın boğazını düğümleyen yanı o finaldeki kırılma anında saklı. Köyden birinin ihbarı üzerine
Edebiyat
Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20197,8bin okunma
Reklam
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552,9bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:07
Muhteşem bir kurgu ve üslup ile elimden düşmedi resmen. Harika bir yazar. Polisiye kurgunun hakkını veriyor. İlk kitabı Haçlı Katil’in baskı sıkıntısı var. Sipariş verdim ama hâlâ gelmedi. Diğerleri bugün elime ulaştı. Fakat tadını çıkara çıkara okuyacağım. Ara verip fikir kitabıyla devam edeceğim.. Robert Hunter serisinin ikinci kitabında korkulardan beslenen bir seri katil var. Hunter ve ortağı onun peşinde… Ancak konunun ilerleyişi çok güzel. İlmek ilmek dokunan bir kurguyu soluksuz okudum..
Korku AvcısıChris Carter · Pegasus Yayınları · 2019452 okunma
7/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:51
Kitabın ümumi məğzi xoşuma gəldi. İç dünyayla hesablaşmalı olduğumuz məqamlar, vicdanımızın səsi, empatiya duyğumuz, İQ ilə yanaşı EQmüzün də inkişaf etməli olduğu məqamlara toxunulur. Sadəcə xarakterlər dünyagörüşsüz idi. Orxan necə olur ki, insanları anlamadan "Satış mütəxəssisi" olur? Ya da heçmi bəzi şeylərdən xəbəri yoxdur? Bəzən elə yerdə elə suallar verirdi ki, məəttəl qalırdım necə bilmir deyə. Hələ Aytəkin. İqtisadiyyat oxuyur(ki bilirik iqtisadiyyat 2ci qrupdadır və coğrafiya fənni var) ancaq coğrafi bilik sıfır. Dan ulduzunun adını belə bilmir. Belə absürd yerlər bir düşündürdü əslində məni. Məğzi bəyənib xarakterlərə isinə bilmədim. Tək sevdiyim Zahir bəy obrazı oldu. Sonu isə düşündürdü.
Dan UlduzuElçin Əzimli · Teas Press Nəşriyyat · 2019153 okunma
8/10
·64 syf.··
2026 165. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:52
Kitabı okuduktan sonra satrançtan çok insan zihni üzerine yazılmış etkileyici bir psikolojik inceleme olduğunu düşündüm. İlk bakışta bir satranç hikâyesi gibi görünse de, ilerleyen sayfalarda asıl konunun yalnızlık, baskı, özgürlük ve insanın zihinsel dayanıklılığı olduğu anlaşılıyor. Özellikle Dr. B.'nin yaşadığı tecrit süreci ve bu süreçte akıl sağlığını korumak için satranca sığınması oldukça çarpıcı bir şekilde aktarılmış. Kitap boyunca satranç, yalnızca bir oyun değil; insanın kendi iç dünyasıyla yaptığı mücadeleyi temsil eden güçlü bir sembol olarak kullanılmış. Dr. B.'nin zihninde oynadığı satranç oyunları, bir yandan hayatta kalmasını sağlarken diğer yandan onu yavaş yavaş bir takıntının içine sürüklüyor. Bu durum, insanın en güçlü silahı olan zihninin aynı zamanda en büyük düşmanı olabileceğini gösteriyor. Anlatımı sade olmasına rağmen son derece akıcı roman. Karakterlerin psikolojik durumları ayrıntılı ancak yorucu olmayan bir dille aktarılmış. Özellikle izolasyonun insan üzerindeki etkilerine dair gözlemler, kitabın yazıldığı dönemin ötesine geçerek günümüzde de geçerliliğini koruyor. Romanın kısa olması da anlatımın gücünü artırıyor; gereksiz ayrıntılara yer vermeden okuyucuyu doğrudan hikâyenin merkezine taşımış ve roman içinde bunu dışarıdan bir ses gibi aktarmaya çalışılmış. Genel olarak ise yalnızca satranç sevenlerin değil, insan psikolojisine ilgi duyan herkesin okuyabileceği bir roman. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey satranç hamleleri değil, insan zihninin baskı altında ne kadar dayanıklı ama aynı zamanda ne kadar kırılgan olabileceğiydi..
SatrançStefan Zweig · Kızıl Panda Yayınları · 2021279bin okunma
Reklam
Reklam