Adaletli olabilmenin önündeki en ciddi engel duygusallıktır. … ; ilkelere göre değil, duygulara göre davranmak insanı hakkaniyetten ve adaletten uzak tutan bir zaaftır. Maide Suresi 5’te bir topluluğa duyduğumuz kinin bizi haksızlık yapmaya sevk etmesinden sakındırırken, Nisa Suresi 135’te ana-babamız ve sevdiğimiz yakınlarımız aleyhine bile olsa haklının yanında adaletle şahitlik etme konusunda ikaz ediliririz.
Kısaca Rabbimiz sevgi ve kin gibi baskın duyguların adalete engel olmaması gerektiği konusunda bizi uyarır.
… adil olmak biyolojik olarak genç ya da yaşlı olmaktan çok, kafa ve ruh olarak yetişkin olabilmekle ilgilidir.
(...) Salih Mirzabeyoğlu‘nun 1986 yılında yayınlanan romanı…Hemen söyleyeyim, Tilki Günlüğü‘ne benzemiyor; onun gibi “ilmî yönü baskın”, “zor anlaşılır” veya “karışık” nitelemelerine mevzu değil… Son derece basit, günlük insan ilişkileri ve karakterleri üzerinde, heyecanla okunacak bir hikâye havası taşıyor. Şunu da ilâve edeyim: Bugüne kadar Batı klâsiklerinin bir çoğunu elden geçirmiş, yerli roman alanında da bir hayli dolaşmış, daha lise yıllarında ruhu Genç Werther’le, Pavel ile, Langais Düşesi ile alevlenmiş, yâni roman âleminde epey bir fenni olan biri sıfatıyla belirtecek olursam,Gölgeler, çok farklı bir lezzet bırakıyor damakta, pek öyle kimselere benzemeyen çok hoş bir koku veriyor insanın kalbine…
GÖLGELER -Yaşadığımız Günler-II-, 28 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Zaman zaman yaptığımız sohbetlerde, zamanında sosyoloji ve felsefe yüzünden karışmış kavramları kafamda sadeleştirdi. Mesela, modernitenin vazgeçilmez ve zamanüstü bir yenilik ideolojisi olmadığını, benzer asırların tarihte çokça yaşandığını, bugün modern denilen şeylerin de öncekilerden baskın hiçbir özelliği olmadığını anlatmıştır. Bu büyük bir sadeleşme, çünkü biz hep modern zamanlarda olmaktan dolayı karamsarlık duyuyoruz. Bu karamsarlık da pek çok şeyden kaytarmamıza vesile oluyor; umutsuzluk veriyor. Zaman o kadar kötü ki biz mazuruz falan gibi…
İtaatkâr davranışlar olumsuz çağrışımlara (örneğin insanların tepenize çıkması) sebep olabilir ama itaatkâr davranışların yelpazesi bundan daha geniştir.Modern toplumda itaatkâr davranışlar sıklıkla yüksek sosyal statünün belirtisidir.Nezaket kurallarına olan katı bağlılığı, toplumsal geleneklere olan odağı ve konuşurken başkalarına hürmet etmeyi düşünün.Bunların hepsi "elit" davranışların birer parçasıdır." Aksine, baskın davranışlar, kibarlığın zıttı olan davranışlar, kişisel özgüvensizlikten veya tamamlanmamış eğitimden kaynaklanabilir.