“Her yeni insanla kendi öykümüzü yeni baştan yaşarız. Kimse bize yeni bir öykü getirmez. İnsan, insanın öyküsüne katılır sadece. Alaşağı da etse, o eski öyküdür alaşağı ettiği. Bu yüzden her yeni insan yeni baştan kendimizle yüzleştirir bizi. Öykümüzün renk değiştirme vaktinin geldiğini söyler bize gelişiyle. Bu belki de hep hazırlıksız yakalandığımız vakitler bir müjde midir bir uyarı mı, bilinmez. Her değişim, bizden alır bize verir. Mutlaka sonradan özleyeceğimiz şeylerdir bizden alacağı ve mutlaka sonradan özleriz bize vereceklerini.”
Sayfa 358·Kitabı okudu
"Her yeni insanla kendi öykümüzü yeni baştan yaşarız. Kimse bize yeni bir öykü getirmez. İnsan, insanın öyküsüne katılır sadece. Alaşağı da etse, o eski öyküdür alaşağı ettiği. Bu yüzden her yeni insan yeni baştan kendimizle yüzleştirir bizi. Öykümüzün renk değiştirme vaktinin geldiğini söyler bize gelişiyle. Bu belki de hep hazırlıksız yakalandığımız vakitler bir müjde midir bir uyarı mı, bilinmez. Her değişim, bizden alır bize verir. Mutlaka sonradan özleyeceğimiz şeylerdir bizden alacağı ve mutlaka sonradan özleriz bize vereceklerini."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sunuş ve başlangıç
Bir şair, kendisini doğuran adamdır derler. Kendi bünyesinden yepyeni bir varlık hasılatı deren kişiye biz şair diyoruz. Bu hasılat ferdî değil de millî olursa, kendi şahsına değil de milletin nam u hesabına toplanmışsa işte o zaman kahramanımız büyük şair katına yükselecektir. Millet şairi olacaktır. Çünkü o artık milletin sesi soluğu olmuş, o derinlerdeki sesi sonsuz hassasiyete sahip pençeleriyle nefsinde toplayıp ruh hançeresinin süzgecinden geçirdikten sonra yine milletine bir feryad veya bir müjde halinde armağan etmiştir.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Son Davet …
Emanetin kutsiyetidir insan. Söze gelmeden. Söz daha başlamadan. Yazdık. Söz olmadan. Yazı. Söz değildir. Söze gelmeyendir. Öyle okuyun yazdıklarımızı. Sözsüz. Söz uçar gider. Yazı kalır. Emanetin kutsiyeti yazıdadır. Kur'ân'ın içinde. Ne var ne yoksa hepsi. Müteşabih mânâda. Kur'ân'ın içindedir. Peygamber Efendimizin hayatındadır. İnsan da. Kur'ân'ın içindedir. Kur'ân'sız... Tevhidi 'bir' hakikat anlayışı olmaz. Kur'ân'dır başlangıç ve son. Kur'ân'a hizmet aşktır. Gelin hadi. Sizler de aşka hizmet edin. Kitap. Bu kitap. Kelimelerin o ilk nefesiyle. İlk ve son mânâlarıyla. Peygamber Efendimize yazılmıştır. Evet, belki de bir vedadır. Hayati Sır'ın İstanbul'a vedasıdır. Vazifemiz tamamlanmıştır. Gelecek 'bir' müjde vardır.
Sayfa 19
Alıntı
İkinci Kelime: وَحْدَهُ Şu kelimede şifâlı ve saâdetli bir müjde vardır. Şöyle ki: Kâinâtın ekser envâıyla alâkadâr ve o alâkadârlık yüzünden perişan ve keşmekeşlik içinde boğulmak derecesine gelen rûh-u beşer ve kalb-i insan , وَحْدَهُ kelimesi’nde bir melce’ ve bir halâskâr bulur ki, onu bütün o keşmekeşlikten, o perişaniyetten kurtarır. Yani وَحْدَهُ ma‘nen der: Allâh birdir. Başka şeylere mürâcaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temelluk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünki Sultân-ı Kâinât , birdir. Her şeyin anahtarı onun yanında, her şeyin dizgini onun elindedir. Her şey , onun emriyle halledilir . Onu bulsan, her matlûbunu buldun, hadsiz minnetlerden ve korkulardan kurtuldun.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Risale-i Nur
- BAŞLANGIÇ VE MÜJDE
Umumî kapışma başlayacak... Saflar tertibe girerken Allah Resûlü iki rekât namaz kıldılar ve yine dua ettiler: — “Allah’ım; beni mahzun etme! Bana vâdini lütfet!” * Bir ân uykuya dalar gibi oldular ve hemen gözlerini açtılar: — “Yâ Ebubekir, müjde!” Ve bir âyet okuyarak karargâhlarından çıktılar... Meâli: — “Yakında kâfirlerin askerleri siner ve arkalarını dönerler!” Cebrail’i görmüşler ve müjdeyi almışlardı. * Müjde, hiç kimse ölmeyecek ve yaralanmayacak diye değil, galib gelineceği hususundaydı. İslâm mücadelesine dair her şeyde, fedakârlıklarla kazanılacak olanın ahiret olduğunu unutmamak gerek!
Temmuz 2012, “HİPNOZ DAVASI”, BEDR MUHAREBESİ - ŞANLI BEDR, İbda Yay.·Kitabı okudu
Bedir Savaşı