Puan vermedi·
Dün dışarıda daha ılık bir hava vardı. Ağaçların hışırtısı, toprağın kokusu ve börtü böcek arasında bir günü daha geride bırakırken düşündüm. "Sözcükler olmasaydı yaşamım eksik olurdu." Belki de yüreğim zamanın içinde gezinmeyi seviyor. Çünkü yaşam yalnızca bugün yaşananlardan ibaret değil, geçmişle şimdiyi aynı kalpte buluşturan uzun bir yolculuk... Öner Yağcı'nın Kir kitabını büyük bir zevk ve merakla okudum. Yazar, Alevi-Bektaşi kültürünü öyle canlı ve etkileyici anlatılıyor ki, okurken yalnızca bir roman okumuyor, nerdeyse başka bir zamanın içine giriyorum. Örneğin, çiğdem şenliğini ilk kez bu kitap aracılığıyla öğreniyorum. Hıdırellez kutlamalarını anlattığı sırada bir an kendimi o yüzyılda yaşamış gibi duyumsuyorum. Özellikle cem sırasında söylenen deyişler, aşıkların bağlama eşliğinde söyledikleri sözler beni çok etkiliyor. İnsan kimi kez bir ezgiyle ya da sözle yüzyıllar öncesine yolculuk edebiliyor. Kitaptaki cem betimlemeleri yalnızca bir ibadeti değil, aynı zamanda ortak yaşamı, dayanışmayı ve kültürel belleği de anlatıyor. Alevi geleneğinde insanların önce birbirinden rıza alması, ardından kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı olmaksızın herkesin “can” kabul edilmesi bana oldukça anlamlı geliyor. Herkesin eşit görülmesi, birlikte ibadet edilmesi ve 12 hizmetin belirli sorumluluklarla yürütülmesi, güçlü bir toplumsal düzen ve dayanışma duygusu taşıyor. Araplar, Türklerin anayurdu olan Orta Asya’yı işgali sırasında cami ve namazın dışındaki ibadetleri yasakladığı için cem gizli yapılıyor. Kadın erkek bir arada ibadetin Arap kültüründe olmamasından, yaşamın her alanında olduğu gibi ibadette de erkeğin yanında bulunan Türk kadınını kendi değerlerine göre yargılayan, kadını sadece zina aracı olarak düşünen Araplar bu olayı farklı yorumluyor. "Mum söndü" iftirası,
Edebiyat
KirÖner Yağcı · Cumhuriyet Kitapları · 20094 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2026 93. kitabı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Doğu ile Batı, geleneksel ile modern değerler arasında sıkışıp kalmış Türk toplumunun trajikomik bocalamasını, ironik bir kurumlaşma hikayesi üzerinden anlatır. Ahmet Hamdi Tanpınar, hayatı boyunca dikiş tutturamamış, saf ve edilgen bir karakter olan Hayri İrdal ile modernitenin, paranın ve bürokrasinin sembolü olan pragmatist Halit Ayarcı'nın yollarını kesiştirir. Kurdukları absürt ve işlevsiz enstitü üzerinden zaman bilincini, toplumsal hafızayı, modernleşme adı altında yapılan şekilcilikleri ve bireyin toplum içindeki yabancılaşmasını muazzam bir mizah ve derin bir felsefeyle gözler önüne serer.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2026 84. kitabı
Fatih-Harbiye, Doğu ile Batı kültürü arasında sıkışıp kalmış Türk toplumunun yaşadığı kimlik krizini ve ahlaki çatışmaları bir aşk üçgeni üzerinden anlatır. Peyami Safa, geleneksel değerleri temsil eden Fatih ile modern ve batılı yaşam tarzını simgeleyen Harbiye semtleri arasındaki tezatlığı işlerken; kahramanı Neriman'ın içsel gelgitleri üzerinden, köklerinden kopmanın yarattığı yabancılaşmayı ve toplumsal yozlaşmayı eleştirel bir dille gözler önüne serer.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,1bin okunma
Puan vermedi·524 syf.··
2026 80. kitabı
Masumiyet Müzesi, 1975 yılında İstanbul'da başlayan, varlıklı bir ailenin oğlu olan Kemal ile onun uzak akrabası yoksul Füsun arasındaki saplantılı ve ölümsüz aşkı anlatır. Orhan Pamuk, sevgilisinin yokluğunda onun dokunduğu, kullandığı tüm eşyaları toplayarak biriktiren bir adamın tutkusu üzerinden, toplumsal tabuları, sınıfsal farklılıkları, doğu-batı çatışmasını ve eşyaların taşıdığı derin hafızayı büyüleyici bir dille bir müzeye dönüştürür.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·211 syf.··
2026 77. kitabı
Kırmızı Saçlı Kadın, 1980'lerin ortasında İstanbul yakınlarındaki bir kasabada kuyu kazarak su arayan bir çırak ile onu eğiten ustanın bağını ve çırağın kasabadaki gizemli bir tiyatro oyuncusuna duyduğu tutkuyu anlatır. Orhan Pamuk, bu ilk aşk ve büyüme hikayesi üzerinden Doğu ile Batı'nın köklü mitlerini, baba-oğul çatışmasını, kaderi ve suçluluk duygusunu sarsıcı bir dille modern bir efsaneye dönüştürür.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 61. kitabı
Semerkant, 11. yüzyıl Pers coğrafyasında Ömer Hayyam'ın elinden çıkan ölümsüz *Rubaiyat* elyazmasının, yüzyıllar sonra Titanik'in batışına kadar uzanan maceralı yolculuğunu anlatır. Amin Maalouf; Doğu'nun büyüleyici atmosferinde bilginlerin, haşhaşilerin ve siyasi entrikaların izini sürerken, tarih ile kurguyu muazzam bir doğu-batı senteziyle bir araya getirir.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma