​"Şimdi aynaya bakma zamanı..."
10/10
·86 syf.··
2026 33. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 15:30
İnanç Özgen’in Nazenin Kitap isimli şiir kitabı, insanın kendi içine, ruhuna ve kalbine doğru yaptığı sessiz bir yolculuk gibi. Şair o kadar içten yazmış ki, okurken insanı dünyalık telaşlardan uzaklaştırıp şükretmeye, hayatı ve kendini sorgulamaya davet ediyor. ​Kitapta beni etkileyen cümlelerden biri şuydu: ​"Her nefes alışımız bayramdır. Ve her bir oksijen molekülü şükrün edasıdır." ​İyiliğin, kötülüğün, doğanın ve inancın güzelliğini çok zarif kelimelerle anlatmış. Şiirleri okurken bazen beyaz bir çiçeğin saflığını, bazen de gökkuşağının o rengârenk kardeşliğini hissettim. Hayatın koşturmacası arasında durup biraz soluklanmak, ruhunu dinlendirmek ve derin düşüncelere dalmak isteyen herkesin kitaplığında olması gereken çok naif bir eser olmuş. İnanç Özgen Yüreğinize sağlık. Nazenin Kitap inanç özgen
1000Kitap
Nazenin Kitapİnanç Özgen · Kitap Müptelası Yayınları · 20221 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 4. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 23:42
Yılanların Öcü bende net bir “beğendim” hissi bırakmadı. Ama “keşke okumasaydım” da dedirtmedi. Fakir Baykurt ile tanışma kitabım olan Yılanların Öcü, yayımlandığı dönemde ciddi zorluklarla karşılaşmış ve yazarın ilk romanıdır. Eser, köy yaşantısını; muhtar–köylü ilişkisini ve bu ilişkiden doğan çatışmaları merkeze alır. Statü olarak güçlü görünen kesimin, her yolu deneyerek güçsüz halka üstünlük kurma çabasını okuruz. Köylünün savunmasızlığı karşısında kendi adaletini arama isteği vardır; fakat bu süreçte zarar görenlerin içinde büyüyen kin, okura da eşlik eder. Bu duygunun sembolü olan yılanlar, roman boyunca ara ara kendini hatırlatır. Kitabın başlıca karakterleri Irazca Ana, oğlu Kara Bayram, Muhtar ve Deli Haceli’dir. Kara Bayram karakteri bana göre başarılı biçimde ele alınmıştır. Muhtar tarafından nasıl sistemli şekilde ekarte edildiği, türlü oyunlara maruz kaldığı ve hakkının nasıl yendiği açık biçimde aktarılır. Muhtarın gammazlığı ve düzenbazlığı da aynı netliktedir. Ancak beni asıl düşündüren karakter Haceli oldu. Kendisi de ev sorunu yaşamasına rağmen, muhtara özellikle Kara Bayram’ın evinin önünden yer istemez. Hak yiyen muhtar, hakkı yenen Kara Bayram’dır; Haceli ise bu ikisi arasında bir köprü gibidir. Arada kaynayan, meselenin yükü üstüne yıkılan bir karakterdir. Suçsuz değildir ama asıl suçlu da değildir. Irazca Ana’yı ise masum görmüyorum. Her seferinde bile isteye yangına körükle gitmiştir. Amacının hak aramaktan çok kin gütmeye dönüştüğünü düşündüm. Bunu çaresizlikle açıklamak mümkün olsa da, Bayram ile Fatma ilişkisine ön ayak olması bana göre yanlıştır. Sonuç olarak kitap bana net bir haklı–haksız ayrımı yaptırmadı. Daha çok, karşılıklı mücadele içinde suçun parça parça herkese dağıldığı bir düzeni gösterdi.
İnceleme
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·166 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 13:14
Merhaba kitap severler Size bir Türk Edebiyatı klasiği ile geldim. Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç 166 sayfa (Kapra Yayıncılık) 10/7 Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, kader, tesadüf ve insanın kalbine söz geçiremeyişi üzerine sakin ama derin bir hikaye. İrfan bir gökbilimcidir. Dünya ya Kuyruklu bir yıldızın çarpacağını düşündüğü için herkese haber verir. Bütün dünyası bu olur. Ta ki mektup arkadaşına aşık olana kadar. Klâsik Hüseyin Rahmi'nin alışık olduğumuz hiciv tarzına uygun değil. Biraz daha felsefik ve bilgilendirme gibiydi. Alıntılar; Gönül kimi severse güzel odur. Her ferdin ölümü kendisi için kıyamet demektir. Herkese gelen düğün bayramdır. Böyle tehlikeli zamanlarda hayat korkusuyla en aptal kimseler bile Eflatun kesilir. Nereye gidersek gidelim kahvesiz duramam başım tutar. Sabır tüketen bir sevgi bütün şiddetiyle zihnimi kamçılayip duruyor.
1000Kitap
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 202125,7bin okunma
Hayaletler Sarmış Scrooge'un Etrafını!
Puan vermedi·88 syf.··
2025 52. kitabı
Kitabın ismi ilgimi çekti, alıp okudum. Fakat fantastik bir şey okuyacağımı hayal etmemiştim. Hayatını aşırı bir cimrilik ve bencillikle sürdüren Scrooge'un akıllanması için ölen iş ortağının hayaleti, bir gece evine gelir. Noel'den önceki gece... Çünkü Scrooge aksi biri olduğu gibi Noel kutlamayan da biridir. Hani her şeyi hayatından def etmiş, sadece işiyle, parasıyla meşguldür. Noel kutlayanları, sevinenleri de aptal olarak görür. Onun bu kötü özelliklerinden vazgeçmesi için arkadaşının hayaleti, kendisine Noel Bayramı'nın ruhlarının geleceğini haber verir. Yaptığı hatalardan dolayı ağır zincirlere mahkûm olan bu hayalet, arkadaşının da kendisi gibi kötü bir sonla karşılaşmasını istememektedir. Scrooge'un hayatının 3 evresine şahitlik eden hayalet Noeller onu geçmişinde bir sefere çıkarır ve unuttuğu, çocukluğunda bıraktığı masum, iyi insanı yeniden bulmasına yardımcı olur. Bu kâbuslu yolculuktan dersini alan Scrooge artık son derece iyi, cömert, sevgi dolu ve Noel kutlayan bir adama dönüşür. Kitap, dönemi içindeki Noel kutlamalarına iyimser bir yaklaşım sunmuş ve bu bayramın daha olumlu, huzurlu bir hava içerisinde kutlanmasına vesile olmuştur. Bu noktada yıllar önce edindiğim bir bilgi hakkında da bir şeyler yazmak istiyorum: Yeni yıl ile Noel birbirinden farklı şeylerdir. Aralık ayının 25'inde başlayarak 12 günlük bir süreci kapsayan dinî bir bayramdır Noel (Christmas). Hz. İsa'nın doğumunu baz alan bu tarih, Hristiyanların dinî bayramıdır. Ağaç, Noel Baba, hindi gibi motifler bu bayramın sembolleridir. 12 günlük sürecin tam ortası yeni yıla tekabül ettiği için bayram günlerine ait olan bu figürlerle yeni yılı da kutlarlar. Dolayısıyla günümüze kadar ısrarla bu figürlerle yeni yıl kutlamasının yapılması, aslında bilinçsizce yaygınlaşmış cehaletten başka bir
1000Kitap
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 44. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:00
Genel olarak insan ruhunu çok iyi betimlemiş yazar bence. Kendi türünde çok başarılı buldum. 24 saatlik bir yol boyunca yol metaforu üzerinden bir insanın tüm hayatını ve yaşadığı git gelleri çok iyi tanımlıyor. Ruh geçişleri, tanımlamalar, betimlemeler çok iyi. Ama galiba tam da bu yüzden pek bana göre değil kitap. Ben daha çok olay insanıyım, çok fazla ruhsal anlatımlar ve betimlemelerden hoşlanmıyorum. O nedenle özellikle belirli bir noktaya kadar kitap beni biraz sıktı. Ancak yol kısaldıkça bende de heyecan artmaya başladı. Dediğim gibi kitap gerçekten güzel bir kitap ancak bana göre değil. Konuya gelince; İlyas Salman’ın oynadığı, benim de yıllar önce seyrettiğim Sarı Mercedes filminin uyarlandığı roman. Bayram daha çocukken bir araba almayı kafaya koymuş, bu istekle önce köyünden kaçmış, tüm sevdiklerini geride bırakmış, hayattaki tek takıntısı ve önem verdiği şey bir araba almak olmuştur. Bu yolda neredeyse her şeyi mübah görmüş ama bir yandan da içinde kendini hep haklı çıkarmaya çalışmış ve hep haklı görmüştür. Bir araba uğruna her şeyi geride bırakıp Almanya’ya gitmiş, 3 yıl yemeden içmeden çalışmış, para biriktirmiş ve sonunda bir Mercedes almıştır. Artık bu gözünden sakındığı Mercedes ile köyüne gitmeli ve tüm köye artık Bayram Bey olduğunu göstermelidir. Yol boyunca gözünden sakındığı arabanın başına gelmeyen kalmaz. Bayram ise yol boyunca kendi iç hesaplaşmasını yaşar ve yol biter, köye varılır; ama artık ne Mercedes Mercedes’tir, ne Bayram Bayram’dır ne de gittiği köy kendi köyüdür.
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20252,533 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2025 189. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 01:34
"GENÇLER İÇİN NUTUK" 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı: Bir Ulusun Uyanışı ve Gençliğe Armağan Her milletin tarihinde dönüm noktaları vardır. Türkiye Cumhuriyeti için bu dönüm noktalarından biri, hiç şüphesiz 19 Mayıs 1919’dur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Mücadelesi’ni başlattığı bu tarih, yalnızca bir savaşın değil, aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun başlangıcı. Bu anlamlı gün, Atatürk tarafından Türk gençliğine ithaf edilerek “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilan edilmiştir. 19 Mayıs, tarihî bir olayın anılması değil, aynı zamanda gençliğin dinamizmini, sporun birleştirici gücünü ve milli birlik ruhunu yansıtan bir bayramdır. Her yıl 19 Mayıs geldiğinde içimde bir heyecan, bir kıpırtı olur. Belki de bu, tarih kitaplarından öğrendiğimiz bir zaferin ötesinde, bize emanet edilen bir ruhun yıl dönümüdür. Çünkü 19 Mayıs, sadece bir gün değil; bir milletin ayağa kalktığı, umudunu yeniden yeşerttiği gündür. Ve biz gençlere bırakılmış en anlamlı hediyelerden biridir. Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında yanında ne ordular vardı ne de büyük imkanlar. Ama güçlü bir inancı vardı: halkın gücüne ve özellikle gençliğin enerjisine olan inancı. Bu yüzden 19 Mayıs’ı bizlere, yani gençliğe emanet etti. Çünkü biliyordu ki; yarının Türkiye’sini bizler şekillendireceğiz. Mondros Mütarekesi sonrasında işgale uğrayan Anadolu’da halk, umutsuzluk içindeydi. Bu karanlık tabloyu değiştiren ilk adım, 19 Mayıs 1919 sabahı Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkması oldu. Bu, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı andı. Samsun’dan başlayarak tüm yurda yayılan direniş, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturdu. Atatürk, Cumhuriyetin teminatı olarak gençleri görmüş ve “Ey Türk gençliği!” diyerek başlayan
Edebiyat
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,4bin okunma