Gençler İçin

Nutuk

Mustafa Kemal Atatürk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Atatürk’ün gençlere bıraktığı en büyük miraslardan biri Nutuk’tur. Bu kitap sadece bir dönemi anlatmaz; bir milletin yeniden doğuşunu, inancın gücünü ve bir liderin gençlere duyduğu güveni taşır. Bugün çocuklar Nutuk’un çocuklar için hazırlanmış halini okurken, bir hikâye değil, kendi tarihlerini öğreniyorlar. Gençler Nutuk’un gençlere özel uyarlamasını okudukça, sadece geçmişi değil, o geçmişin neden bugün hâlâ bize ışık tuttuğunu anlıyorlar. Atatürk, “Bütün ümidim gençliktedir.” derken, işte tam da bu bilinci kastetmişti: Okuyan, düşünen, sorgulayan, tarihini bilen bir nesil. Nutuk, bir kitabın ötesinde bir hatırlatmadır… Unutmamak, unutturmamak ve emaneti geleceğe taşımak için. Bugün 10 Kasım. Yas tutmaktan çok, mirası yaşatma günü. Çünkü Atatürk’ü anmanın en güzel yolu, onun düşüncelerini anlamaktır.
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
Nutuk ilk defa mecliste okunmuştur. 1919-1927 yılları arasında Atatürkün anlattığı eseridir. Nutuk bir kitap değildir ulusal kahramanımızın sarsılmaz cesaretinin bir kanıtıdır. Bu kitabı sesli ve anlayarak okuudm bazı yerlerinde çok duygulandım sevgim daha da katlandı diyebilirim. Bilmediklerimi öğrendim,bildiklerim de pekişti. Zorluklar ,fedakarlıklar, yaşanmışlıklar ve herşeye rağmen dik duruşu, her olaya göğüs gerisi gerçekten ona hayran kalmamak elde değil. Fedakar ,ince düşünceli, naif,zeki ve ileri görüşlü bir insandı.Bu dünya onun gibisine ilk kez rast geldi yokluğu çok büyük bir kayıp. 57 yıllık ömründe 11 savaşa katılmış.10'dan fazla kitap yazmış, 4 bine yakın kitap okumuş, bir çok yerde anıtı yapılmış ve büyük kitabı bize bu yolda ışık olmuştur. Her türkün ve türküm diyen herkesin okuması gereken bir eserdir. Biz senin çocuklarınız ve seni asla unutmayacağız.
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi
Tam da günün anlam ve önemine yakışır nitelikte bir paylaşımla geldim. Nutuk (Söylev), Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası'nın kurultayında yaptığı ve 36.5 saat süren tarihi konuşmanın yazılı hali. Bu eser, yalnızca bir siyasi hitap değil; aynı zamanda bir milletin bağımsızlık mücadelesinin, çağdaşlaşma yolculuğunun ve liderlik vizyonunun eşsiz bir belgesi. Nutuk, 1919’da Samsun’a çıkılmasıyla başlıyor ve 1927’ye kadar olan süreci, olayların iç yüzüyle birlikte anlatıyor. Kitap üç temel bölüme ayrılıyor aslında. 1.Milli Mücadele Dönemi 2.Cumhuriyetin Kuruluşu 3.Devrimler ve İç Politik Gelişmeler Nutuk, yalnızca askeri ve siyasi gelişmeleri anlatmakla kalmıyor. Aynı zamanda Atatürk’ün iç dünyasını, karar alma sürecini, halkla ve silah arkadaşlarıyla ilişkilerini de aslında gözler önüne seriyor. Özellikle Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Kazım Karabekir gibi isimlere yönelik eleştirileri, Nutuk’un bir “hatıra defteri” değil; bilinçli bir siyasi değerlendirme metni olduğunu da gösteriyor. En dikkat çeken yanlardan biri de Atatürk’ün olayları sadece dışarıdan değil, içeriden biri olarak; hatta lideri olduğu hareketin sorumluluğuyla aktarması. Bu durum, Nutuk’u tarihi bir kaynak olmanın ötesine taşıyarak, sanki ileriye dönük bir hesap verme ve tarihi yazımdır. Ne ileri görüşlü büyük adam! Nutuk, sadece geçmişi anlatmakla kalmıyor, geleceğe de ışık tutuyor. Ve kesinlikle bence her Türk gencinin en az bir kez okuması gereken bir eser! Atatürk’ün ülkesine ve halkına olan sevgisinin, inancının ve öngörüsünün eşsiz bir yansımasıdır.
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi
Her kitaplıkta olması gereken ve her gencin okuması gerek önemli bir eser okuyun, okutturun.Ben kitaplığımda en güzel yeri ayırdım.Ne mutlu Türküm diyene
1000Kitap
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2025 72. kitabı
Şüphesiz her vatandaşın en kitabı olmalı diye düşündüğüm bir eser. Hatta şaheser bir ömre bir Cumhuriyet,sınırsız hürriyet ve Türkiye’yi sığdıran bir eser. Her okuduğumda ATA’mın gözlerine bakıyormuş gibi hissettirdiğim bir eser. Birçok basımdan istifade ettim edin de derim. Özellikle bugüne sakladım içlerinden birini büyük bir çoşku ile 29 Ekim’de paylaşmıştım. Bugün buruk bir havada paylaşıyorum evet ama bir günde değil her günde Mustafa Kemal Atatürk izinden gitmek gurur verici… İçerik olarak eklemek isterim ki Çocuklar İçin Nutuk gerçekten çok başarılı buldum. İçeriği resimleri baskısı tam olarak #thekitap kalitesinde… Üçlü set olarak satışa sunulması da ayrı bir başarı üçü de insanın içine işliyor kalbine dokunuyor… Unutmayalım bedenler ebediyete göç eder ruhlar ve fikirler ölesi değil
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2025 17. kitabı
#neokudum #novellaneokuyor #hediye #pr
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
10/10
·332 syf.··
2025 106. kitabı
Nutuk bir anlamda Atatürk’ün siyasi hayat hikayesidir. Düşman işgalinden nasıl kurtulduğumuzu, başarılarımızı,işgalleri,antlaşmaları,bağımsızlığı anlatan bir eserdir. Bence ülkemizde yaşayan gerçek anlamda Türk olan herkes bu eseri okumalı. “Türk’ün haysiyeti,gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir…” “Efendiler, tarih itiraz edilemez bir şekilde ispatlanmıştır ki, büyük dâvâlarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı şaşırtır.”
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2025 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 20:17
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk der ki: “Bütün ümidim gençliktedir.” 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan bir liderin, yorgun ama inançlı bir halkla birlikte yazdığı destan, ve o destanı gençlere emanet edişi… Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’u bir vasiyet gibi bırakırken her kelimesine bir ideal, bir umut, bir uyanış yerleştirdi. Gençler İçin Nutuk ise bu büyük mirası genç yüreklere daha anlaşılır, daha sade ve doğrudan ulaştırmak için bir köprü gibi. Okurken sadece geçmişi değil, geleceği de düşünüyorsunuz. Çünkü Atatürk’ün gençliğe seslenişi, yalnızca bir hitabe değil; bir sorumluluk, bir inanç ve bir ışık taşıyor. Bugün 19 Mayıs. Atatürk’ü sadece anmak değil, anlamak günüdür. Cumhuriyet’in temellerinde gençliğe duyulan güven, bu toprakların yarınlarını inşa edecek olanlara bırakılmış bir emanettir. Ey Türk gençliği… İşte Nutuk, işte senin yol haritan!
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi
Her Türk gencin okuması gereken kitap ve her türkün evinde olması gerekiyor okurken yaşadım Türk olduğumdan gurur duyuyorum sıkılmadan okudum şimdi eşim tekrar okuyacak
1000Kitap
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma
Puan vermedi
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen;Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin.. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 20 Ekim 1927 "1919 yılı mayısının ondokuzuncu günü Samsun'a çıktım " Atatürk'ün Nutuk'u bu çok ünlü cümleyle başlar ve kurtuluş Savaş'ının hazırlığından itibaren bütün aşamalarıyla Cumhuriyet'in kurtuluşu ve bazı ilk devrimleri Atatürk'ün ağzından anlatır. Nutuk Atatürk tarafından bir anı kitabı olarak yazıldı adından da anlaşılacağı üzere bir nutuk olarak tasarlandı ve kaleme alındı. 1927 yılında Cumhuriyet Halk partisinin kongresinde bizzat Atatürk tarafından okundu. Nutuk bir anlamda Atatürk'ün siyasi hayat hikayesidir.. Bu kitabı bu güzel günde okuma etkinliği düzenleyen arkadaşım
İLKNUR
İLKNUR
ve aynı zamanda yayınevi olarak
The Kitap Yayınları
The Kitap Yayınları
nı tebrik ediyorum
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Yayınları · 202434,3bin okunma

Yazar Hakkında

Mustafa Kemal AtatürkYazar · 129 kitap
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı. Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: 1. Siyasal Devrimler: • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) 2. Toplumsal Devrimler: • Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934) • Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) • Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) • Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934) • Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934) • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931) 3. Hukuk Devrimi: • Mecellenin kaldırılması (1924-1937) • Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937) 4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler: • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) • Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) • Güzel sanatlarda yenilikler 5. Ekonomi Alanında Devrimler: • Aşârın kaldırılması • Çiftçinin özendirilmesi • Örnek çiftliklerin kurulması • Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması • I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü. Kaynak: kultur.gov.tr/TR-96300/atatur...