Sadece Burger King'in vegan burge-rindeki östrojen miktarı cinsiyet değişikliği yapan birinin günlük alacağı östrojen miktarından kat kat fazla olduğunu varsayarsak?
Ve tablet, televizyon, netflix, kore dizileri, eşcinsel fenomenlerin özendiren hayat tarzlarını da sos edersek üze-rine... Ve daha değinemediğim birçok sentetik/kimyasalı da serpiştirirsek;
BU ŞARTLAR ALTINDA BÜYÜYEN BİR BEBE-ĞİN, İLERİDE EŞCİNSEL "OLMAMASI" ALLAHIN BİR MUCİZESİ OLURDU HERHALDE!
„Şimdi anladık mı? Gökten zembille inmiyor bu kadar
LGBT üyesi. Bizim kucağımızda büyüyor.
Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir
gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
billy ağlanmayı hak eden şeyler gördüğü halde pek az ağladı ve o bakımdan, hiç değilse, şarkıdaki isa'ya benzer oldu:
''inekler möö der,
bebek uyanır.
ama minik isa efendimiz
ağlamaya tenezzül etmez.''
''dert değil,'' dedi billy. ''hiçbir şey mesele olmadı, herkes yapması gerekeni yapıyor. bunu tralfamadore'da öğrendim.''
"Ne varmış bunda? Ne? Çok mu genç buluyorsun? On dördünde. Artık çocuk sayılmaz. Sen on beştin, unuttun mu?"
“O çok genç, sen çok yaşlısın. Saçmalıyorsun.”