Aldol Dieckman Knoevengal Michael Robinson Mannich * Claisen Cope Enamin Wittig Reformatsky Cannizzaro Benzoin Diels Alder Perkin Heck Friedel_Crafts * Beckmann Hofmann Schmidt Curtius Lossen Baeyer Villeger Pinakol Wagner_Meerwein Finkelstein Gabriel Sandmeyer
Edebiyat
İyi geceler yaşamak...
- Bırak rüyayı, Beckmann, sen yaşamalısın. - Yaşamak mı? Ne münasebet :)) Adamım Wolfgang Borchert
Duygu ve Düşünce
Reklam
Kapıların Dışında ( BECKMANN )
İlk kez sinema ve tiyatro kitabı okuyorum. Çok iyi di. Öncelikle gerçek bir yaşamdan uyarlanmış olması beni çok etkiledi. Ülkesi için uğruna savaşa giden bir bireyin Savaştan döndükten sonra ülkesinin ve her şeyin yok olduğunu ve aynı zamanda bu yok oluşun içinde insanlarında yok olduğunu anlatan bir hikaye Kitaptan Sonra Bu Acıları Çeşmesindense keşke savaşta ölse idi dedim kendi kendime Herkese iyi okumlar ....
Martin Eden bazı duygularıma saldırdı Selim Işık bıçağı daha da ittirip derinlere soktu Beckmann ise son darbeyi yapıp acımadan yaşamlarına son verdi.
Bu kalp, sesi kısılana kadar bağırdı da çığlığını hiç kimse duymadı...
Beckmann (ruhuma kazındı bu isim hikaye) Eskiden sokaklarda sigara izmaritleri, portakal kabukları, kağıt parçaları olurdu; bugünse insanlar var, yerlere serilmiş, kimin umrunda! Kapıların Dışında En beğendiğim inceleme oldu.Alıntılamak istedim. bora
Tiyatro Piyes

bora

@bodobora
·
"Uyuyabiliyor musunuz, Binbaşım? Geceleri iki bin hayaletle? Uyumayı bırakın, yaşayabiliyor musunuz, haykırmadan bir dakika yaşayabiliyor musunuz?" (s. 62) Kapıların Dışında; yazarın da ifade ettiği gibi "hiçbir tiyatronun oynamak istemeyeceği", savaş konulu bir oyun. Baş karakterimiz Beckmann, 2. Dünya Savaşı'nda Rusya'ya gönderilen ve üç sene sonunda yurduna dönebilen bir adam. Tabii, buna dönmek denebilirse; "Adam, onlardan biri; onlar yurtlarına dönerler, ama evleri barkları kalmamış ki yurtlarına kavuşsunlar. Artık onların yerleri kapıların dışıdır. Onların Almanya'sı dışarısıdır, gece vakti yağmurda sokak. Budur onların Almanya'sı." (s. 26) Borchert'in girişte aktardığı gibi; yıkıcı savaşın ve bitmeyen yılların ardından ne dönen askerlerde, ne de hayatlarını adadıkları yurtlarında geçmişe dair bir iz kalmıyor. Kimisi diz kapağını, kimisi bacağını, kimisi kolunu kaybedip geliyor. Döndüklerinde ise anne babaları kayıp, çocukları bombalara kurban gitmiş, hayatlarında kalan son parça olan eşlerini de cepheden dönmüş başka 'hayalet' adamlarla birlikte olmuş hâlde buluyorlar. Daima kapıların dışındalar. Beckmann kitabın başında Elbe nehrine atlayıp boğulmayı deniyor ama bir an sonra sadece bir rüya olduğunu fark ediyor. Bundan sonra her evde, her kapıda şansını deneyen karakterimiz; insanlardan reddedişler ve alaya almalar dışında bir tepki göremiyor. Tanrı'nın bile yüz çevirdiği dehşet dolu dünyasında, her an insanlardan medet umuyor ama karşılığını bulamıyor. Kendisi nihilist olarak tanımlanıyor, oysa her adımında hayata tutunma çabasını yoğun bir şekilde görebiliyoruz. Her şeye rağmen insanların iyi olabileceğine bile bir an inanıyor, umudunu kaybetmiyor. Okuduğum en etkileyici karakterlerden birisiydi, uzunca bir süre hatırlayıp cümlelerine tekrar tekrar
Edebiyat
Wolfgang Borchert
Ama Fareler Uyurlar Geceleyin kitabında Çavuş Bill Brook öykü karakteri adeta Kapıların Dışında Çavuş Beckmann'nın provası gibi.. Her iki karakterde kendi içinde yaratıkları ötekinin sayesinde tutunabiliyorlar hayata. Hoş Beckmann bir yere kadar sürdürüyor bu yaşantıyı ama yinede bir insanın içinde büyüyen boşluk ne kadar fazlaysa o boş yeri dolduracak geçerli ve gerçekçi bir anlam bulamadığında kişilik bölünerek yeni bir anlam yaratacak bir öteki kişiyi oluşturabiliyor demek ki🤷🏻‍♂️ Wolfgang Borchert Nazi Almanyasında savaşan bir asker ama aldığı bir ceza ile hücre cezasına çarptırılır. Sonrasında cezası affedilip tekrar savaş bölgesine gönderilir. Orada Hitler'in özelikle basın ve medya alanında halkı manipüle etmekle gorevli yardımcısı Josef Gobbels'in taklidini yaptığı için tekrar hapse atılır. 9 ay kadar cezasını çektikten sonra artık savaşta sona ermiştir. Ancak Wolfgang Borchert'te hayatının sonlarını yaşamaktadır. 26 yıllık ömrüne bugün adına "Enkaz" ya da "Yıkıntı" Edebiyatı adını verdiğimiz öyküleri ve tek tiyatro oyunu olan Kapıların Dışında eserlerini bırakır. Borchert öykülerinde ve Kapıların Dışında oyununda acıyı şiirsel bir üslupla yazıyor. Zaten yazmış olduğu şiirleri de var. İnsan bir yere gittiğinde bazen geri döndüğü vakit (tabi geri dönebilirse) ne geride bıraktıkları ne de geriye döneni tanıyamayabilir. Giderken içinden çıktığı ev, köy, kasaba ya da şehir, bazen geriye döneni tekrar kabul etmeyebilir. Kapıların dışında kalana belki de Beckmann gibi yardım edecek tek yer gürül gürül akan bir nehirdir kimbilir...
Reklam