İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
9/10
·192 syf.··
2026 71. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:58
*Kendi yorumumu kattığım inceleme olacak* Kitabi alıp almakla kararsız kalmıştım, gelgitler yaşıyordum. Çünkü tabiri caizse son metelik vardı üstümde, o yüzden, ikircikle durağan tikel çevresinde sıkışıp kalmıştım. En sonunda ikircik muhakeme devreye soktuğum zaman almaya karar verdim. İyi ki almışım diyorum, şimdi kütüphanem de duruyor, biricik olan Duras külliyatı kütüphanemde yerli yerinde. Sinema denince ben de akan sular durur, onun için aldım zaten. Keşke bitmesin dedim... fotoğraflar, gazete küpürü sayfalar, kalem kalem yazılmış ağdalı dil... okumaktan sahiden keyif aldım. Sanki Duras, benim için yazmış gibi, okuyucuya muştulamış hissetsin diye, karalamış dedim kendi kendime. Ezberimde iyidir Edebiyat benim için dönüm noktası idi. Lise yıllarında peyda oluştu vakit, yazarlara merak saldım. Kâğıta aklımda kalanları yazıyordum, çok keyif alıyordum. Lise bittikten sonra sinema merakı başladı ben de. Heyecanla siyah-beyaz filmere nüksettim. Lilian Gish,John Gilbert, Gösta Ekman, Charles Laughton, Hedy Lamar... daha niceleri, sonsuz. Hâlâ evimde karalarım aklımda kalanları keyif alıyorum sahiden. Hiçbir şeyden yüksünmüyorum, hoşuma gidiyor "bir gülü koklar gibi" hayatıma renk, püri-pak, tahir gibi alevlendiriyorum. Sözgelimi kitaba geri dönersek olağanüstü bir kitap. Ben beğendim, sinema severler için okumaya gerek duyuyorum açıkcası. Bayağı takdir ettim Duras'ı. Kütüphaneme yeni kitaplar koymak dileğiyle.
Yeşil GözlerMarguerite Duras · Metis Yayınları · 200857 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·320 syf.··
2026 21. kitabı
Aynı Yıldızın Altında Aynı Yıldızın Altında (The Fault in Our Stars), ilk bakışta iki kanser hastası gencin hüzünlü aşk hikayesi gibi görünse de, aslında arka planda çok daha derin varoluşsal soruları tartışan bir modern klasik. ​John Green, trajik bir konuyu ajitasyon yapmadan, mizah ve felsefeyle harmanlayarak anlatmayı başarıyor. John Green, Shakespeare'in Julius Caesar oyunundaki "Kusur yıldızlarımızda değil sevgilim, bizde" sözüne nazire yaparak romana bu ismi vermiştir. Kitap bize kaderin (yıldızların) bazen adil olmadığını, kusurlu olduğunu ancak bu adaletsizliğin içinde bile sevginin, dostluğun ve dürüstlüğün yaşamı seçmeye değer kıldığını anlatır. Kitap 315 sayfa ve ben bu romanı sadece dört saatte bitirdim. Kitap öyle alıp götürüyor, öyle içine çekiyor ki insanı kitaptaki karakter oluveriyorsunuz. Kitabın sonlarına doğru kan çanağına dönene kadar gözlerim yaş döktüler. Kitap ben de büyük bir yer edindi. ''Seni anlatan kitap hangisi?,, diye sorsalar hiç düsünmeden bu romanın adını vereceğim. Böyle hissettiğim için mutluyum, kitabımı bulduğum için mutluyum Yüreğimden gelerek tavsiyemdir. Keyifle Okumalar !
Edebiyat
Aynı Yıldızın AltındaJohn Green · Pegasus Yayınları · 201726bin okunma
10/10
·248 syf.·
2026 28. kitabı
Bazı kitaplar olay anlatmaz; insanın içinde yıllardır susan bir yeri konuşturur. Bu kitap da benim için tam olarak böyle bir yerde durdu. Lara’nın hikâyesi, yalnızlığın sadece bir odada tek başına kalmak olmadığını; bazen kalabalığın içinde, aile içinde, hatta insanın kendi içinde bile kaybolabileceğini gösteriyor. Sessizlik, boşluk, duvarlar, çizimler, deniz ve fırça darbeleri roman boyunca yalnızca birer ayrıntı değil; karakterin iç dünyasına açılan kapılar gibi işlenmiş. Kitabın en sevdiğim tarafı, acıyı büyük cümlelerle bağırmak yerine çoğu zaman küçük nesnelerin içine saklamasıydı. Bir fincan, bir duvar, bir çizgi, bir kuş, bir boşluk… Hepsi Lara’nın içindeki kırılmayı ve sonra yavaş yavaş kendini onarma çabasını taşıyor. Özellikle Lara’nın çizerek kendini bulmaya başlaması etkileyiciydi. Çünkü burada sanat, süslü bir uğraş değil; insanın kendi varlığına dokunma biçimi olarak karşımıza çıkıyor. “Ben buradayım” diyemeyen birinin, bunu renklerle ve izlerle söylemesi kitabın en güçlü yanlarından biri. Yer yer melankolik, yer yer iç burkan ama sonunda insana küçük de olsa bir ışık bırakan bir metin. Sessizliği, yalnızlığı, aile baskısını, ait olamamayı ve iyileşmenin sancılı yolunu seven okurlar için oldukça dokunaklı bir kitap.
Yaşamak Hiç ÖğretilmediOğuzhan Kuş · Cinius Yayıncılık · 202575 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:40
Her anlamda zor bir kitaptı. Hem konu olarak ağır hem de yazarın seçmiş olduğu anlatım tarzından dolayı bayağı zorlanmalar yaşadım. Şahsen hangi cümlenin kime ait olduğunu anlamak için birden fazla kez okuduğum diyaloglar oldu. Eğer yoğun anlatımları, uzun cümleleri ve kapalı yazım tarzlarını seviyorsanız bu kitap sizi etkileyebilir. Ama benim gibi daha akıcı ve diyalog ağırlıklı romanları tercih ediyorsanız sabır isteyen bir okuma deneyimi yaşayacaksınız, şimdiden uyarayım. Roman, sıradan bir ailenin otoriterleşen bir ülkede özgürlüğünü adım adım kaybedişini konu ediyor. Bir kadının yaşadığı zorlukları ve ikilemleri görüyoruz. Ve bu baskının insan hayatını nasıl zorlaştırdığını aslında çok da yadırgamadan okuyoruz, çünkü biz bu durumlara çok aşinayız. Kitabı sevmedim diyemeyeceğim ama yazarın üslubuyla ben barışamadım. Geri kalan her şey güzeldi.
2026 Okuma Raporları
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,940 okunma
8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:36
Orhan Pamuk'un en çok okunan kitabı Kırmızı Saçlı Kadın ile nihayet tanıştım ben de. Çok uzun olmamasına rağmen kalın bir kitap okumuşum hissi verdi bana. Gayet keyifle okudum. Kitap, eczane işleten solcu babasının gidişinden sonra para biriktirmek amacıyla çalışma hayatına atılan Cem'in hikâyesi. 17 yaşındaki lise öğrencisi Cem, eski usulle kazı yaparak su bulmaya çalışan Mahmut ustanın yanında çırak olarak yetişiyor. Bu bir aylık çalışma sırasında bir tiyatrocu kadında aşkı keşfediyor. Kendinden yaşça büyük Kırmızı saçlı kadın ise eski efsaneleri tiyatrosunda oynayan biri. Cem'in bu kadınla ilişkisi onun hayatında oldukça derin izler bırakıyor. İlk aşk onun hayatına neler getiriyor bunu okuyoruz. Öte yandan Cem Mahmut ustanın yanında ise özgürlüğün ne demek olduğunu, birey olarak var olabilmenin koşulunu sarsıcı bir gerçekle öğreniyor. Kitapta aşka, özgürlüğe, tarihe, efsanelere, siyasete, baba oğul ilişkisine, otoriteye değinilmesini ve bunu kader etrafında şekillendirmesini çok sevdim. Bizim başımıza gelenler kader mi yoksa kendi seçimimiz mi? Eskinin gücü yeniyi etkiler mi? Hayatta acı tesadüfler, saklanmış sırların bir gün açığa çıkmasıyla mı gerçekleşir? Cem'in başına gelenleri onun ağzından okurken son kısımda devreye kırmızı saçlı kadının girmesi kitabı daha da keyifli hale getirmişti. Farklı bakış açılarından bir kitabı okumayı her zaman çok seviyorum. Zaten oldukça fazla okunan bu kitabı okumayanlar var ise bir şans versin. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma