10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:19
Bu kitapta Şarklılar(doğulular) ve Garplılar(batılılar) olarak iki kültür farkını, çatışmasını çok çok iyi anlatılıyor. Neriman garplıyı, şinasi şarklıyı temsil ediyor. Günümüzde bu kitabı okuduğumuzda çok net bir şekilde bu kavramları iyi anlayabiliyoruz, görebiliyoruz. 'Medeniyet' adı altında kitapta da eleştirildiği gibi batılı olunca medenî mi oluyor. Barış Manço'nun bir kadınla olan konuşmasında kadının batılılaşmanın doğru olduğunu savunurken Barış Manço ise şu cevabı vermişti - Biz batılılaşmak istemiyoruz bir uygar olmak istiyoruz. Ayrıca Batı'nın ne denli bir pislik olduğu gün yüzüne çıkmasına rağmen. Türkiye'nin şu batılılaşma, sözde medenileşme ve "özgürlük" adı altında yıllardan beri özenme durumu çok rahatsız edici. Kendi örf ve adetlerimizi bile yapmak köylü olarak görülüyor. Çok büyük bir toplumsal çürüme yaşadı bu ülke. Çok rahatsız edici bir şey daha var o da Türkiye içerisinde doğu ve batı ayrımı da çok net bir şekilde görülüyor. Ben doğuluyum ve batıya nazaran daha örf ve adetler var ama yavaş yavaş başladı bu çürüme ve burayı da etkiliyor. Gelecek nesillerin daha uygar olması ümidiyle.. Peyami Safa Fatih Harbiye
1000Kitap
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Klasik okumayı sevemiyorum
10 / 5 Çok sıkıcı ( bana göre) Klasik kitapların ne konusu ne kapak tasarımı ne yazım dili ilgimi çekiyor Ve ben sözde edebiyat eseri okudum zaman hayatımın 5 dk si gidiyo gibi Klasik kitapları pek sevmiyorum açıkça
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·320 syf.·
2026 43. kitabı
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş. Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse. Spoiler olucak bundan sonra. Sevdiğim kısım: Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence. Sevmediğim kısım Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var. Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Çarpık KrallıkRina Kent · Ren Kitap · 2024687 okunma
10/10
·184 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:15
Bir mısrasına kitap yazılır mı? Ahmet Arif söz konusuysa yazılır. Hatta bazen bir tek dizesi, birçok romandan daha fazla şey anlatır insana. Son günlerde Cem Karaca’nın sesinden “Ay Karanlık”ı defalarca dinledim. Hiç sıkılmadan, her seferinde başka bir yerinden etkilenerek. Sonra fark ettim ki aslında beni kendine çeken şarkı değilmiş; şarkının ardındaki şiirmiş. Meğer uzun zamandır Ahmet Arif’in dünyasına doğru yürüyormuşum. Ahmet Arif’i okurken insan zaman duygusunu kaybediyor. Bir yandan binlerce yıllık bir ağıdın içinden konuşuyor gibi geliyor, bir yandan da bugün yanımızda oturup bizimle aynı dertleri paylaşabilecek kadar yakın. Şiirlerinde hem büyük bir sevda hem de büyük bir öfke var. Özellikle kendisini “az gelişmiş değil, sömürülmek için kasıtlı olarak geride bırakılmış bir ülkenin çocuğu” olarak tanımladığı röportajını okuduktan sonra bu öfkenin kaynağını daha iyi anladım. Onun şiirlerinde yalnızca bireysel acılar değil, bir coğrafyanın yaraları da yankılanıyor. Beni en çok etkileyen yönlerinden biri ise kullandığı dil oldu. Ahmet Arif, unutulmaya yüz tutmuş sözcükleri şiirlerinin içine öyle ustalıkla yerleştiriyor ki yabancı gelen bir sözcük, anlamı öğrenildiğinde dizenin bütün yükünü omuzlarında taşıyor. Şairin de söylediği gibi, aynı şeyi daha sade anlatmak mümkün olabilir; fakat o zaman şiir, şiir olmaktan çıkar. Derinliğini, yoğunluğunu ve çarpıcılığını kaybeder. Örneğin “Bir ben bileceğim oysa / ne âfât sevdim” derken kullandığı “âfât” sözcüğü yalnızca bir güzellik anlatmaz. İçinde felaketi, çaresizliği, karşı konulamaz bir çekimi de taşır. gibi. “Seni özledim” demiyor. “Özlemden zincirler eskittim” diyor. Hasreti somutlaştırıyor, demire dönüştürüyor, sonra onu bile aşındırıyor.İşte Ahmet Arif’in şiiri tam da burada güç kazanır; bir kelimeyle sayfalarca
Şiir
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Gönlümün yetkili servisi
10/10
·64 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:52
Herkes birini bulur aşk der ben her kez aşk der seni bulurum.. ( söz hoşuma gitti ) Kalite kokuyordu her cümlesi. Okurken kendinizi bulacağınız şiir kitabı. Her satırı bir bir işlenmiş, hayattan dokunuşlar var. Düşüp kalkan yüreğin ve sonu mutlulukla biten satır tanelerin asaleti. Şairi kutluyor, şiir dünyasında kaybolmasını diliyorum.. Keyifli okumalar..
İnceleme
Gönlümün Yetkili ServisiBatuhan Kolburan · Altunpack Yayınları · 20252 okunma
Puan vermedi·
Ben bu kitabı sevemedim.Çok uzun süredir ilk kez bir kitabın içinde bu kadar oyalanıyorum sanki.300. Sayfadayım.Çok durağan bir akış bence.Olay aynı yerde geçiyor.Olaydan öte bahsedilen bir akış var.Esme’nin hayatı çocukluğundan itibaren anlatılıyor.Çok olaylı değil ya da yazarın vermek istediği bir duygu var ise de ben alamadım.İngilterede oy hakkına sahip olmak isteyen kadınların başkaldırısına,bir yan başlık olarak değinilmiş kitapta.Fazlasıyla düz ve sade bir anlatım.Edebi yanının kuvvetli olduğunu söyleyemem.Son 150 sayfayı ben bitireceğim,ama bu kitabı okuyun diye öneremem.Ancak ben bu durumu “bir kutu kitap”a bağlayamıyorum.Çünkü genel olarak tercihlerini beğeniyorum arada bir böyle uymayan kitaplar gelmesini olağan buluyorum
Kayıp Kelimeler SözlüğüPip Williams · Serenad Yayınları · 2022645 okunma