10/10
·384 syf.··
2026 37. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 21:23
“İğrenilen ve reddedilen bir varlık olarak doğdum. Berbat bir hayat sürdüm, küfür ve hakaretlere maruz kalarak büyüdüm. Bu sefalet benim de İsa gibi yücelmemi sağladı. Kendimi aşmamı ve gelişmemi sağlayan da, çektiğim bu büyük acılar oldu. Ben bütünüm. Ben ateşim ve huzurum. Ölüm ve esenliğim...” Grange yine yapmış yapacağını… Kitabı elime almamla bitirmem bir oldu. Gerçekten elimden bırakamadım ve son sayfayı kapattığımda bir süre duvarı izleyip “Grange sen ne yaptın?” diye düşündüm. Nasıl bir zihin bu böyle? Her kitabında insanın sinir uçlarıyla oynuyor resmen. Daha çok kitabını okumak istiyorum ama aynı zamanda Grange’ın bende ciddi şekilde anksiyete tetiklediğini fark ettiğim için biraz ara vermeyi de düşünüyorum. Çünkü kitabın sonlarına doğru kalbim resmen kulaklarımda atıyordu; nefesimi tutarak okudum desem abartmış olmam. Bu defa bizi Paris’te karşılayıp Japonya’ya götürüyor Grange. Daha ilk sayfalarda “Doğumcu” isimli bir katille karşı karşıya kalıyoruz. Hamile kadınları kaçırıp öldüren, fetüsleri alıp yakan bir katil… Bunu okumak bile insanın içini daraltıyor. Kitap boyunca aklımda sürekli şu soru vardı: İnsan canavar olarak mı doğar, yoksa sonradan mı canavara dönüşür? Ve kitabın bir kısmına kadar ben “canavar olunur, doğulmaz” diye düşündüm. Olivier Passan ise kesinlikle en sevdiğim Grange polislerinden biri oldu. Hem takıntılı, sert ve karanlık biri hem de içten içe fazlasıyla kırılmış. Bir yandan Doğumcu’nun peşinden koşarken diğer yandan boşanma sürecindeki karısı ve çocuklarıyla uğraşıyor. Karısı Naoko’nun Japon kültürüne olan bağlılığı, Olivier’nin ona duyduğu aşk, fakat zamanla sevginin yerini yalanların ve güvensizliğin alması… Açıkçası polisiye kısmı kadar ilişkilerde sadakat ve sevginin sorgulanışı da çok etkileyiciydi. Her şeyin çatırdamasını
KaikenJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20136,2bin okunma
#okudum bitti
Puan vermedi·179 syf.··
2026 3. kitabı
; Yazar; Hikmet Anıl Öztekin Eser; Elif Gibi Sevmek Sayfa Sayısı; 190 Sen yoktun o zamanlar, çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben... Ne zaman bir dert gelse bana, yağmur yağar; dinler, dokunur, ve topraktan kalkan o kokuyu korkardım... Ateşim sönerdi... Sonra büyüdüm... Gözlerini gördüm..., yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim... Ben yağmurdan daha fazla bir seni sevebildim... HİKMET ANIL ÖZTEKİN #okudumbi̇tti̇ #helya #arsılalaz #savas
Kitap İncelemeleri
Elif Gibi SevmekHikmet Anıl Öztekin · Sufi Dükkan · 015,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Smaug'un Ateşi Adına!
Puan vermedi·368 syf.·
2025 3. kitabı
Mükemmel ötesi bir kitap, sürükleyici aksiyon dolu. Filimi de var o da harika bir film. Fantastik seven herkesin okumasını tavsiye ederim. Bu kitabı benim gibi seven birini Smaug'un sözleri ile çağırıyorum. -"Ben ateşim, ben ölümüm." AyIşığıveGeceKitaplığı
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 83. kitabı
Romanın isimsiz anlatıcısı bir gün ateşlenir; geçmişte hasta düştüğü zamanı ve kendisine bakan kişiyi anımsar. O ilişkiden söz eder bize. Sonra bellek devreye girer, çenesi açılır; farklı dönemlerden üç kişiyi daha dahil eder bu anma törenine. Böylece anlatıcı, hayatından geçip giden dört insanı anarken, paylaşılanların değerini teslim eder, ilişkilerini onurlandırır. Onları kendi kimliğini besleyen damarlar olarak görür. Çünkü bellek yalnızca geçmişe dönük bir kayıt defteri değil, bugünü kuran bağların da taşıyıcısıdır. “Hayatlarımızın içinde pek çok hayat yaşıyoruz; insanların gelip gittiği, arkadaşların kaybolduğu, çocukların büyüdüğü parça parça hayatlar ve ben hangi hayatımın diğerlerini çerçevelediğini asla bilemiyorum. Fakat ne zaman ateşim çıksa ya da âşık olsam, hiçbir karışıklık kalmıyor, ‘benliğim’ geri çekilip yerini isimsiz bir mutluluğa bırakıyor; detaylar korunup birbirinden ayrılmadan, yan yana sıralanan net bir bütüne dönüşüyor. Sonrasında ise bu durumu hep bir lütuf olarak hatırlıyorum. Belki de her şey bu şekilde anlatılabilir; yüzümün önünden rasgele geçip giden insanlarla. ‘Başlangıç’ ve ‘son’ yok, kronoloji yok, sadece anlar ve o anların içinde olup bitenler var.” 104 sayfada, incelikli bir seçicilikle kurulmuş parçalı bir bütünlük ve yoğun duyguları taşıyan sade bir dil var bu romanda. Karakterler canlı, dönemin ruhu ve atmosferi özenle işlenmiş, detaylar metne derinlik katıyor. Detaylar her zaman derinlik katar zaten! Anma törenlerini de detayları da ne çok severim, bilirsin Can! Bu belki benden sana miras kalırEzcümle bu kısa romanı da çok sevdim!
DetaylarIa Genberg · İthaki Yayınları · 20251,347 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2025 5. kitabı
İSTANBUL HATIRASI / AHMET ÜMİT “Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul. Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görünen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir.” Sarayburnu'nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde boğazı kesilmiş bir ceset. Cesedin avuçlarında antik bir para. Roma dönemine, ta Kral Byzas'a uzanan bir para üstelik. Başkomiser Nevzat, yardımcıları Ali ve Zeynep ile bu gizemli cinayeti aydınlatmak için çok çabuk olay yerine ulaşır. Gizemi çözecekleri en önemli delilin bu antik para olduğunu düşünen ekibimiz zaman kaybetmeden araştırmaya girişir. Fakat bilmedikleri bir şey vardır, bu ceset ne son kurban ne de cesedin avuçlarında buldukları bu antik para son sikkedir. Her olay yeri, bu kadim şehrin gizemli tarihine doğru bir yolculuğa çıkarır kahramanlarımızı. Bundan tam 15 yıl önce okuduğum bir kitaptı ve güzel ekibimizle yeniden okumak keyif verdi bana. Tahmin edeceğiniz gibi bazı ayrıntılarla hikâyenin bir kısmını unutmuştum. Sadece bir polisiye olarak bakmamak lazım bu esere. En başta İstanbul'un geçmişine doğru hep birlikte bir yolculuğa çıktık. Byzantion, Konstantinopolis ve nihayet İstanbul adını alan bu muhteşem şehirde hüküm sürmüş uygarlıklar, krallar, hükümdarlar, padişahlar. Bazıları yok olmuş bazıları yok olmaya yüz tutmuş bazıları da hâlen dimdik ayakta duran tarihi eserler. Birçok medeniyetin bıraktığı izler, efsaneler, gizemler, sırlar… Bu kadim şehrin binlerce yıllık geçmişi ile harmanlanmış kitapta tarih var, aşk var, dostluk var, adalet arayışı var ve olmazsa olmaz polisiye var. Güzel bir rastlantıdır ki kitap bittikten hemen sonra yolum düştü İstanbul'a ve bu kez bir başka göründü gözüme her şey. Ara ara gözlerim dolarak (Nevzat'ın
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
9/10
·566 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
İSTANBUL HATIRASI AHMET ÜMİT 566 SAYFA #AhmetÜmitokuyoruz #BaşkomserNevzat #Ortakokuma #Okudukbitti Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul. Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görünen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Sarayburnu'nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde boğazı kesilmiş bir ceset. Cesedin avuçlarında antik bir para. Roma dönemine taaa Kral Byzas'a uzanan bir para üstelik. Başkomser Nevzat, yardımcıları Ali ve Zeynep ile bu gizemli cinayeti aydınlatmak için ilk anda olay yerine ulaşır. Gizemi çözecekleri en önemli delilin bu antik para olduğunu düşünen ekibimiz zaman kaybetmeden araştırmaya girişir. Fakat bilmedikleri bir şey vardır, bu ceset ne son kurban, ne de cesedin avuçlarında buldukları bu antik para son sikkedir. Her olay yeri bu kadim şehrin gizemli tarihine bir yolculuğa çıkarır kahramanlarımızı. Bundan tam 15 yıl önce okuduğum bir kitaptı ve güzel ekibimizle yeniden okumak keyif verdi bana. Tahmin edeceğiniz gibi bazı ayrıntıları, hikayenin bir kısmını unutmuştum. Sadece bir polisiye olarak bakmamak lazım bu esere. En başta İstanbul'un geçmişine bir yolculuğa çıktık hep birlikte. Byzantion, Konstantinopolis ve nihayet İstanbul adını alan bu muhteşem şehirde hüküm sürmüş uygarlıklar, krallar, hükümdarlar, padişahlar. Bazıları yok olmuş, bazıları yok olmaya yüz tutmuş, bazıları da halen dimdik ayakta tarihi eserler. Bir çok medeniyetin bıraktığı izler, efsaneler, gizemler, sırlar. Bu kadim şehrin binlerce yıllık geçmişi ile harmanlanmış kitapta tarih var, aşk var, dostluk var, adalet arayışı var ve olmazsa olmaz polisiye var. Güzel bir rastlantıdır ki kitap bittikten hemen sonra yolum düştü İstanbul'a ve bu kez bir başka göründü
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma