Şu içinde yanıp durduğun ateş, benim ateşim mi? diye sordum, o, Bu yakıta değdi değil mi bu ateş? dedi. Ben, Bu ateş ışık mı veriyor, ısı mı? dedim. O, Yaşamının yıllarını veriyor, dedi. Ben de, Hepsini mi? Sonsuzluğa kadar mı?
Sayfa 261·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Aşk bir suçlamadır, sonuna kadar yaşanmamışsa
biliyor musun aşk şiiri yazmaktan bıktım bir gün şöyle bir baktım yazdığım bütün şiirler öyle bir sarsılma, nedir bu bir otuz aşk şiiri daha kendimi hiç suçlamadım peki o zaman ben neden dereceler sokayım koltuğumun altına ateşim varsa zaten ey gözleri maden çünkü aşk bir suçlamadır sonuna kadar yaşanmamışsa
Sayfa 558 - Biliyor musun·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ecelle ilk tanışmam on beş yaşındayken yakalandığım sıtma yüzündendi. İki ay boyunca ateşler içinde yanarak ölüme meydan okumuştum. İkincisinde 1911 yılında Trablus'a yola çıkmak üzereyken bir huysuz atın beni tepeceği tuttu! Ölüyorum sandılar, İskenderiye'de hastaneye kaldırıldım, tedavim iki hafta sürdü. Daha beteri olamaz diyordum ki, bir yıl sonra Derne'de dişimdeki çürükler iltihaplandı. Uykudan çoktan vazgeçmiştim de ağzımdaki apseler gündüzleri de zonkluyordu ve Derne'de dişçi yoktu! Ağrıdan çıldırmak üzereyken Derne'ye Kızılay kafilesiyle benim gibi kaçak gelmiş bir hekim olan Mim Kemal verdiği ilaçlarla derdime derman olmuştu, etti mi üç! Diş meselem halloldu diye sevinirken bu sefer de bir vuruşma esnasında ufacık bir kireçtaşı şarapnelden fırlayarak sol gözüme girdi. Kan çanağına dönen gözümün üzerine mendil bağlayıp savaşmaya devam ettim ama acıdan bastığım yerde tepinip duruyordum. Hastaneye gitmek için cepheden ayrılırsam bizim tarafta bir kişi eksilmiş olacaktı ki bunu göze almam mümkün değildi. Bir saat sonra gözümün etrafı morarmaya başlamış, ateşim de çıkmıştı. Beni zorla sahra hastanesine yatmaya ikna ettiler. Hastanede bir aya yakın kaldım. Gözüm kurtuldu diye sevinirken ağrılar tekerrür etmekle kalmadı, artık ışığa da bakamaz olmuştum. Yeniden korsanlar gibi mendil bağladım sol gözüme. Silah arkadaşlarım bir göz doktoruna gitmem için israr ediyorlardı ama ben, Eritre taburuna karşı verdiğimiz bu önemli savaşta, kendi safımda silah tutan elimi asla eksiltemezdim. Gözümün dayanılmaz acısına dayanmaya çalışırken, üzerimize açılan ateşte sağ koluma bir kurşun isabet etti. Kolumu tedavi ettirmek için mecburen gittiğim hastanede gözümü de halletmişlerdi. Siz deyin varan dört, ben diyeyim beş! Ve üç yıl sonra Conk Bayırı'nda Nuri'yle omuz omuza
Sayfa 127·Kitabı okudu
Ha yürek hala atıyor diyorsun peki onu da söküp al ya da iyisi mi etinden kalanı bin bıçaklı makineyi fırlatıp kıyma yap ve ben,ben anlamıyor musunuz? Tüm ruhum,gizemim, yaşam ateşim ve yaşamımla ben bunlardan bağımsız ve uzağım.Ben can vermem.Yalnızca beden can verir ve beden ben demek değildir. 
Hiçlikten Yakarış
Ben çoban olamam; çünkü sıcak yaz günleri, koyunları kan tutup hastalandıkları zaman, bıçağımla kulaklarını ikiye bölüp hacamat edemem. Ben arabacı olamam; çünkü atım inat edip yürümeyince, karnına tekme vurup kamçımla da derisini ateş gibi yakamam. Ben mahalle bekçisi olamam; çünkü kapı kurcalayan hırsızı görünce onu yakasından tutup ite dürte cezalandırmaya götüremem. Ben şu eliyle leblebisini havaya atıp ağzı ile yakalayan mahalle çocuğu bile olamam; çünkü behresizliğim, en basit hünerlerde bile yüzümü ağartacak müsaadeyi esirgemiştir. Ben cehennem olamam; çünkü bağrıma düşen dertleri görünce ateşim söner, onları yakamam. Ben cennet de olamam; çünkü keyif ve mükâfat için kapıma sokulanları ağırlayacak güzelliklerden uzak ve boşumdur. Ben ne olurum öyleyse, Rabbim? Yalnız, yalnız senin ayağının tozu!
Sayfa 55 - Tasavvuf, Tevazu, Hiçlik, Kendini Bilmek
Tasavvuf
Ben cehennem olamam; çünkü bağrıma düşen dertleri görünce ateşim söner, onları yakamam.
Edebiyat