Her şey boş, her şey acı yeryüzünde hiçbir şey kalıcı değil. O zaman döndüm ve bilgelik, akıllılık, delilik nedir diye düşünmeye başladım. O zaman gördüm ki, bilgelik delilikten üstün, ışıkla karanlık misali. Bilge kafasıyla görürken, deliler karanlığa koşuyor. Ve anladım ki, herkes aynı. O zaman, içinmden şunlar geçti: Delinin hali benimki gibiyse, ben ne diye bilgelik peşindeyim? O zaman içimden dedim ki, bu da boş. Çünkü bilge kişiler hep hatırlanmıyor, deliler de öyle ve gelecek günler her şeyi unutuyor. Bilge nasıl ölüyorsa, deli de öyle ölüyor. Bu sebeple yaşamaktan tiksindim.