10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Kryon, Yuvaya Yolculuk Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 296 Kitap türü: Kişisel Gelişim, Parapsikoloji, Gizem Kitaba çok değer verdiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım, bitince tek dediğim şey "waooow" oldu. İnanılmaz muazzam bir kitap PDF formatında olmuş olsada, okunmaya değerdi. Yazar harika bir kitap yazmış, farklı bir kitaba başlamama rağmen, ona ara verip bu kitaba devam etmemi sağlayan değişik kurgulu bu kitabı, çok başarılı buldum. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap Kitapta Mike Thomasın kendi arayışını ve ona yol gösteren 7 gizemli ve değişik renkli meleklerin hikayesine konuk oluyorsunuz. Mike Yuvaya dönüş yolculuğunda 7, farklı evi ziyaret eder, kiminde yol haritasına, kiminde yolculuk için gerekli bilgilere, kiminde ise biyolojik tecrübeleri, kiminde saf sevgiyi, kiminde ise yol için gerekli malzeme ve aletleri, kiminde ise sorumluluk neydi, kiminde ise ilişkilere dair yüzleşmeleri ve son olarak kendi değerinin anlamını deneyimliyor Mike. Tüm yol boyunca onu takip eden gizemli ve korkutucu bir varlık onu huzursuz ediyor ve bu varlık aslında onun kendi içindeki karanlık tarafını simgeliyor Her şeyin iyi olduğunu düşünmeyin öyle anlar var ki kitapta insanın kendi hakkında ve hayatı boyunca öğrendiği ezberleri ve taşıdığı yüklerin kimseye iyi gelmediğini fark ediyorsunuz Yazar o kadar güzel yazmış ki, her bir cümlede kendi hayatınız ve yaşadığınız her bir an gelebiliyor aklınıza. Kitaptan bir kaç alıntı: - Sonra onlar kendi evlerine, ailelerinin, köpeklerinin, sevgi dolu çocuklarının yanına giderlerdi. Michael ise onun için neyin nerede yanlış gittiğini düşünürdü. - Bir ruya sizin realitinize benzemeyebilir ama aslında Tanrı'nın realitesine düzenli olarak deneyimlediğimiz her
Yuvaya YolculukLee Carroll · Akaşa Yayın · 20141,013 okunma
Bir kitap ,iki kız çocuğu
Puan vermedi·20 syf.·
2026 171. kitabı
Ayşegül serisini tamamlamak kolay olmadı. Yaklaşık 60 kitaptan oluşan bu seriyi toplarken bazen “Acaba bunları çocukken gerçekten okudum mu, yoksa aynı kitabı tekrar tekrar mı okuyordum?” diye düşündüm. Hâlâ bulamadığım, baskısı tükenmiş birkaç kitap var. Ama aslında mevzu bu değil… Esas mesele nedir biliyor musun yeğen :)) Esas mesele… Bu kitapları kızım için aldığımı söylüyorum ama kimse inanmasın; biraz da kendim için aldım. :)) Ayşegül’le yeniden tanıştık. Bu kez okuyucu olarak değil, anne olarak… Kızımla birlikte seriye Kardeşimi Çok Seviyorum kitabıyla başladık. Onun merakla dinlediği, sorular sorduğu ve hikâyeye kendinden bir şeyler kattığı her an benim için çok kıymetliydi. Sayfaları çevirirken sadece bir çocuk kitabı okumadım; kendi çocukluğumdan da güzel anılar hatırladım. Bir zamanlar severek okuduğum bu kitapları şimdi kızımla paylaşabilmek tarifsiz bir mutluluk. Bazı kitaplar yıllar geçse de değerini kaybetmiyor; nesiller arasında görünmez bir köprü kuruyor. Ayşegül de bizim için o köprülerden biri oldu. Küçüklüğümün kitaplarını şimdi küçüklüğüme okuyormuşum gibi hissediyorum. Bu kadar…
1000Kitap
Ayşegül 01- Kardeşimi Çok SeviyorumGilbert Delahaye · Yapı Kredi Yayınları · 202029 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yeşermeye çalışan bir çiçeğin soluşu
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 01:37
Bu kitabı 28 saatte bitirdim. Bitirdim diyorum ama tam olarak doğru değil. Çünkü bazı kitaplar son sayfada bitmiyor. Kapağını kapatıyorsun, sonra gelip kafanın içinde yaşamaya devam ediyorlar. Vejetaryen’i okurken sürekli huzursuzdum. Kötü anlamda değil. Bir rüyadaymışım da bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyormuşum gibi. Ama neyin yanlış olduğunu bir türlü bulamıyordum. Bu kitap bana bir insanın değişmesini anlatmadı. Daha çok, bir insanın kendisinden beklenen şeyleri yavaş yavaş üzerinden çıkarışını anlattı. Okurken birkaç kez durup tavana baktım. Birkaç kez de kitabı kapatıp “Bu neden bu kadar etkiledi beni?” diye düşündüm. Hala tam bir cevabım yok. Belki de beni en çok etkileyen şey, kitapta kimsenin tam olarak anlaşılmıyor oluşuydu. Herkes konuşuyor ama sanki kimse birbirine ulaşamıyor. Aynı evde yaşayan insanlar bile birbirlerine kilometrelerce uzak gibi. Vejetaryen’i okurken sık sık şunu düşündüm: Bir insan gerçekten kimdir? Kendisi hakkında anlattıkları mı? Başkalarının onda gördüğü şey mi? Yoksa sessizce içinde taşıdığı ve kimseye gösteremediği tarafı mı? Bu kitap bana cevap vermedi. Tam tersine, daha fazla soru bıraktı. Bazı kitaplar seni rahatlatır. Bazıları seni eğlendirir. Ve bazıları da zihninin bir köşesine oturup uzun süre hiçbir yere gitmez. Vejetaryen benim için üçüncü türden bir kitap oldu.
1000Kitap
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Puan vermedi
Yıllar önce okuduğum kitabı bugün yine elime aldım. O kadar güzel bir kitap ki , bir martının hikayesi normal bir hikaye gibi gelebilir, ama onun hikayesi sadece içindeki uçma tutkusunun peşinden gitmesi, tam bir ders niteliğindeydi. 30 yıl sonra aynı kitabı tekrar okumak aynı duygu yaşamaktı, benim için bir martıdan alınacak en güzel dersti.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Günde 60 paragraf sorusu çözerken uzun soluklu roman okumak hiç akıl işi değildi ama iyi geldi. Kitap okumayı tutku haline getirdiğim süreç cinayet/polisiye romanlarına başlamamla oldu. Hangi yaşta olursanız olun cinayet/polisiye romanlarının akışı sizi alıp götürüyor. Aslında cinayet romanı okumanın da ne yaşı ne de zamanı olmadığını anlamış oldum diyebilirim. Claps’e içim parçalandı, öncelikle bunu belirtmek istiyorum. Ayrıca kitabın türü ne olursa olsun bana mutlaka bir şeyler öğretmesi hoşuma gidiyor. Claps sayesinde artık “afazi” diye bir rahatsızlığı ve bu rahatsızlığın ne olduğunu da öğrenmiş bulunmaktayım. Beyinde yaşanan bir hasar nedeniyle konuşma/anlama bozukluğu diyebiliriz kısacası. Greta’nın yaşadıklarını da sanki bizzat ben yaşadım. Bazen heyecan o kadar doruktaydı ki resmen o anda Greta bendim. İşte tam da bu yüzden özlemişim cinayet romanı okumayı. Karakteri iliklerime kadar hissetmek bana çok haz veriyor. Bu ünlü gazeteci/sunucunun da yaşadığı gerilim dolu dakikalar bana çok iyi geldi. Sensi ise o gudubetliğiyle resmen benim huysuz ve sevimsiz tarafımdı. Her ne kadar çoğu kişinin soğuk nevale olarak adlandırabileceği bir karakter olsa da Sensi gibi insanlar olmasa toplum olarak dağılır giderdik. Biraz da o despot karakterlerin ağırlığına ihtiyacımız var. Uzun zamandır sürükleyici bir roman okumamış ve sürüklemek için can atanlara keyifli okumalar dilerim.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma