• 161 syf.
    ·2 günde·10/10
    Mutlu hafta sonları
    Her ay olduğu gibi yine muhteşem bir Sabahattin Ali kitabı okudum :)

    1. baskısı 1999 yılında yapılan Sabahattin Ali'nin bütün şiirlerinin bir araya getirilmesinde Asım Bezirci'nin büyük emeği geçmiş. Hazırlayan ise Atilla Özkırımlı.

    İlk hapis cezasını bir şiiri yüzünden alan Sabahattin Ali'nin şiirlerinde aşk, yalnızlık, umutsuzluk ve karamsarlık gibi konular ele alınmış. Duygularını dile getirebilmek için bir araç olarak kullanmış şiiri.

    Volkan Konak'ın söylemiş olduğu "Göklerde Kartal Gibiydim" şarkısı, Edip Akbayram'ın "Aldırma Gönül" şarkısı, Sezen Aksu'nun "Çocuklar Gibi" ve "Benim Meskenim Dağlardır" şarkısı ve Ahmet Kaya'nın "Kara Yazı" şarkısı gibi neredeyse ezbere bildiğimiz şarkıların sözleri Sabahattin Ali'ye aitmiş ve bunu kitabı okuduğumda öğrendim.

    Sabahattin Ali denilince benim aklıma ilk olarak öykü ve roman kitapları geliyordu. Şiirlerini okuduktan sonra roman ve öykü kitaplarındaki tadı şiirlerinde de aldım.

    Sabahattin Ali'nin sanırım tüm kitaplarını okudum ve okuyacak kitabı kalmadığı için bir dahaki ay, yaklaşık 5 yıl önce okumuş olduğum meşhur kitabı "Kürk Mantolu Madonna" kitabını tekrar okumak istiyorum :) Bütün Şiirleri Sabahattin Ali
  • 408 syf.
    ·16 günde·Puan vermedi
    #okudumbitti
    İlk biyografiyle tanışmam, her kitabında mutlaka beni etkileyen Sabahattin Ali'nin roman tadında trajik hikayesini kaleme alan Osman Balcıgil'in sayesinde oldu ve son olmayacak.Bu güzel eseri hediye eden Melekovnama ayrıca teşekkür ediyorum @angelcat


    Kürk Mantolu Madonna adlı müthiş eseri okumayan yoktur(en azından bu civarda)diye düşünüyorum.Çok satılan ve çok ses getiren bir eser olması dikkatimi çekmiş ve bir günde soluksuz okumuştum.Genelde beklentimiz yüksek olan kitapların o beklentiyi karşılamaması gibi huyları vardır.Ama Kürk Mantolu Madonna öyle olmadı benim için.Ve okuduktan sonra beni bu kadar etkileyen kalemi merak etmiş;insanın zihnini bu kadar parlatan,insani hislerimizin bu kadar güzel kaleme alan bu kıymetli yazarın hayatını hep merak etmişimdir.


    Bence insan denilen canlıyı diri tutan,güçlendiren,güzelleştiren unsurların başında yaşadığı acı geliyor.Bu kitap tekrar sağlamasını yaptırdı bana bu fikrimin.Yazdığı onca güzel roman ve şarkıları sığ bir beyin yazmış olamazdı.Ölüm yıldönümüne tesadüf denk geldi üstadı böyle derinlemesine tanımam.Saygı,rahmet ve minnetle anıyorum.

    #kitaptanalıntı:
    "Din,dil,ırk,cinsiyet ayrımı yapılmayan,kavgasız gürültüsüz,barış ve huzur içinde yaşayan bir dünyanın vatandaşı olmak istiyordu.
    Gönlünde yatan aslan,tam olarak buydu!
    Diktatörlerden arınmış,kimsenin kimseye üstünlük taslamadığı,eşit çalışmanın karşılığında eşit gelir elde edilen bir dünyada nefes almaktı genç yazarın hayali..."

    Ama malesef yaşadığı talihsizlikler silsilesi sebebiyle önce kutsal mesleğini kaybetmiş,yaşamının büyük bir kısmını hapishanelerde geçirmiş ve kurmaya çalıştığı yuvasındada başarılı olamamış ne yazık ki.Kocaman bir yüreği olan bu adamın yaşadığı o sıkıntıları okurken bile boğazım düğümlendi.
    Ne yaşarsa yaşasın fikrinden caymayan ve bunu dile getirmekten asla çekinmeyen kocaman bir yürekten söz ediyorum.

    Kitabın bir bölümünde;Düğüne gider zurnaya,hamama gider kurnaya aşık olan bir adam gibi gösterilsede bence aşka aşık bir adammış Sabahattin.Bunu eşine olan aşkı ve ona karşı sergiledigi tutumdanda anlayabiliyoruz.

    Yaşadığı coğrafyada,(güya)Atatürk'e hakaret etmesinden tutun,komünistliğine ve hatta SSCB ile bağlantısı olduğuna hüküm verilmiş.Tüm bu düşüncelere karşı yorgun düşen Sabahattin çareyi Bulgaristan'a kaçmakta buluyor ama ne yazık ki yeşil mürekkebiyle attığı imzasını noktalayamıyor ve hikayesi acı bir şekilde sona eriyor.

    1993 yılında Kırklareli'ne giden kızı Filiz Ali,hâlâ bir mezarı olmayan babasına dağlarda bir işaret bıraktı:Öldürüldüğü çatağa yakın bir kaya parçasına,babasının ;
    "Başım dağ/Saçlarım kardır/Benim meskenim dağlardır"dizelerinin yer aldığı bir mermer yerleştirdi.


    Ayrıca yolu Sinop'a düşen kitap dostlarının şu anda müze olarak sergilenen Sinop cezaevini ziyaret edip,Sabahattin Ali koğuşuna giden avluda bu güzel eserleri Sezen Aksu'nun güzel yorumuyla dinlemesini tavsiye ederim.
  • Başım dağ saçlarım kardır,
    Deli rügarlarım vardır,
    Ovalar bana çok dardır,
    Benim meskenim dağlardır.
  • Tekrar tekrar okudu, özenerek olgunlaştırdı "Dağlar" ismini verdiği şiiri. Temize çekti. Son bir kez okudu:

    "Başım dağ saçlarım kardır
    Deli rüzgârlarım vardır
    Ovalar bana çok dardır
    Benim meskenim dağlardır . . . "

    Son hali iyi geldi kulağına.
    -----------------------------------------
    Ali Kocatepe tarafından bestelendi , Sezen Aksu tarafından seslendirildi .
    https://www.youtube.com/watch?v=wN6b8zQwNls
    Osman Balcıgil
    Sayfa 88 - Destek Yayınları