10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 08:13
Bu kitap görünüşte bir palyaçonun hikâyesi olsa da aslında insanın "neden yaşıyorum?" sorusuna verdiği cevapları sorgulayan felsefi bir masaldır. Henry Miller burada başarıdan çok iç huzurun, alkıştan çok samimi bir gülümsemenin değerini anlatır. Benim en etkileyici bulduğum bölüm şurası: "Kahkaha ve alkış yerine gülümseyişler alacaksın. Hoşnut, ufak gülümseyişler... Hepsi bu. Ama bu her şey demek işte." Çünkü kitabın bütün mesajını tek cümlede topluyor: büyük başarılar ve alkışlardan çok, insanların hayatına sessizce dokunabilmek daha değerlidir. "Gerçek Auguste'u hiç kimse tanımazdı, dostları bile; çünkü ünlenince yalnız kalmıştı." Bu cümle kitabın merkezindeki trajediyi anlatıyor: İnsan bazen o kadar tanınır ki, artık kimse onun gerçek yüzünü göremez. "Bir palyaço ancak başka biri olduğu zaman mutludur. Bense kendimden başka biri olmak istemiyorum." Bu kitabın en vurucu tarafı, şöhret ve alkış yerine insanın kendi benliğini bulmasını ve küçük gülümsemelerin değerini anlatmasıdır.
Edebiyat
Merdivenin Dibindeki GülümseyişHenry Miller · Nisan Yayınları · 2008161 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 166. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
"ÖZGÜRLEŞEN GÖKYÜZÜ" "Adı Zahra'ydı. Sandık açıldığında ilk gördüğüm şey sadece onun gözleriydi; yaşayan tüm canlılarınkinden daha büyük, devasa altın küreler, bir yırtıcının öldürücü bakışıyla üzerime dikilmişti. O yuvasından koparılmış, bir yaşında bir yavru kuştu; şimdiden ölümcül ve devasaydı. Bense on sekiz yaşında, minyon, yaralı, aşırı kaygılı bir kadındım. Ter ellerimi, ağır deri iş eldivenleri ve kararmış bir pullu yelek içindeki vücudumu kaplamıştı. Daha ilk günden ölen rokh terbiyecileri olurdu. Başıma gelse, yerimi başka bir çırak alırdı." Rokh kuşları avlarını uzaklara taşımazdı ama annem bunu bilmiyordu. Çocuk yaşta bir mantikor saldırısında annesini ve kardeşini kaybeden Ester'in hikâyesi, klasik bir intikam destanı gibi başlasada yazar, bu tanıdık motifin üzerine öyle derin duygusal katmanlar ekliyor ki, kitap bitip de gökyüzüne baktığımızda kanat seslerini duyuyoruz âdeta. Bir mantikorun annesini ve küçük kardeşini öldürmesiyle Ester'in ailesi parçalanır. Geriye babasının acı dolu sessizliği ve ailesini elinden alan canavarları öldürmeye yönelik güçlü bir arzudan başka bir şey kalmaz. Saldırıdan sağ kurtulan Ester, yıllar sonra mantikorlarla mücadele eden seçkin Rokh terbiyecileri arasına katılınca Zahra adlı güçlü bir Rokh kuşuyla eşleşmesi, hayatının dönüm noktası olur. Başlangıçta eğitim zorlu. Çünkü bu sadece bir kuşu terbiye etme meselesi değil; Ester kendi içindeki vahşi yaratıkla da yüzleşiyor. Öfkesi, korkusu, acısı, içinde yeşeren bitmek bilmeyen intikamıı... Tüm bunları Zahra'ya aktarmadan, onunla gerçek bir bağ kurmayı öğrenmesi ise zaman alıyor. Etkileyici olan şey ise: Ester, Zahra'yı kontrol etmeyi değil, onunla dans etmeyi öğreniyor. İmparatorluğun büyük mantikor avına seçildiğinde, Ester artık farklı biridir. Arkadaşları Darius ve
Edebiyat
Özgürleşen GökyüzüFonda Lee · Eksik Parça Yayınları · 20266 okunma
Reklam
Puan vermedi·102 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 10:52
Bitirince bir üşüme geldi öyle bir kitap bu, YASAR KEMAL baba ben senin yazdıgın bi seyi inceleyemem de elestiremem de sen bu isin ilahısın bense sıradan bi okuyucu olarak okudum ve cok begendim haberin olsun yani
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Halil Cibran'ın üç kısa öyküden oluşan bu eseri, kısa öykülerle çok şey anlatan, oldukça etkili mesajlar içeren bir kitap. Okuduğum diğer eserlerine kıyasla belirli bir olay örgüsüne sahip olması kitabı daha da sürükleyici hale getirmiş. Yazar, “Vadinin Perileri” öyküsünde bir kadının hayatı üzerinden toplumun ahlaki yargılarını sorgularken, “Çağların Külü ve Sonsuz Ateş” öyküsünde aşkın zamana karşı ölümsüzlüğünü etkileyici betimlemelerle kaleme almış. Kitapta en çok beğendiğim öykü olan “Deli Yahya” da ise; din adamlarının inancı nasıl bir güç ve çıkar aracı olarak kullandıklarını, kendileri her türlü imkâna sahipken yoksulları din maskesi altında nasıl sömürdüklerini ve verdikleri vaazlarla toplumu nasıl manipüle ederek etki altında tuttuklarını görüyoruz. “Siz kalabalıksınız, bense tek başımayım. Bana dilediğinizi yapabilirsiniz. Kuzu gece karanlığında kurda yem olabilir, ama kanı şafak söküp güneş doğana kadar vadinin taşlarını boyar.” Kitabın son cümlesi olarak Yahya'nın dile getirdiği bu sözler, düzene ve ikiyüzlü din anlayışlarına karşı tek başına verdiği mücadelenin önemini ve bu mücadeleyle toplumun uyanışına nasıl ışık tutacağını açıklıyor. Bir fincan kahve veya çay eşliğinde bir solukta okunabilecek, okuru bazı şeyleri sorgulamaya iten, kısa ama etkili bir kitap okumak isteyenlerin tercih edebileceği anlamlı bir eser... Keyifli okumalar:))
Edebiyat
Vadinin PerileriHalil Cibran · Martı Yayınları · 20211,330 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:55
Bu kitap Hz.Mevlâna'nın "Attâr yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hâlâ bir küçük sokağın başındayız" diyerek övdüğü #feridüddinattar ın kitabı #simurg un öyküsü. Ben bir yorum yapmaktan hicap duyarım. Tasavvuf meraklıları mutlaka okusun deyip fikrimi ayan etmiş olayım. İşte kitaptan bir kaç alıntı #ilkemiroku #kitapsızasla #kitapokusanböyleolmazdı "Can tende gizli, Sen canda gizlisin. Ey gizlide gizlenen. Ey canların Canı. Ey her şeyden önce olan ve her şeyden üstün olan. Ey her şey kendisine ait olan ve hepsini ait olan." "Sana gelince, yok et sen kendini. Budur işte Kemal! Kaldır ortadan kendini. Budur Vuslat! " Kullar senden çekiniyor, bense kendimden korkuyorum! Çünkü senden İyilik, kendindense kötülük gördüm." "O'nun dışında her ne ararsan bir benzerini bulursun!" "Sen mumun parıldayışını götüyorsun ve memnunsun, fakat onun başındaki ateşi görmüyorsun. Bedene dışarıdan bakan kimse, gönülde neler olup bittiğini hiç bilebilir mi?" "Kim vardır benim gibi böyle tek başına, yapayalnız? Kim var deryaya daldığı hâlde dudakları kupkuru kalmış? Sırdaşım, dertdaşım olacak kimsem yok! Ne acılarımı paylaşacak biri var,ne mahremim olacak bir dost! Derdimi kime açacak, kime anlatacağım? Kim var benim halimden anlayan?" "Bir sûfî şöyle diyordu: Eğer Allah beni hesaba çekip -Ey yorgun, bitkin görünen! Yoldan (dünyadan) ne getirdin? Diye sorarsa, cevabım şu olur: Yarabbi zindandan ne getirilir?" "Ben bu dünyada kendime bir sırdaş bulamadım,o yüzden içimi hep mısralara döktüm." "..sen hayatında bir zaman cefalarla cebelleşmedikçe, huzur ve sükûnu nasıl tadabileceksin?" "Sultanım! Mademki beni böyle kolayca öldürebilecektin, bu yiğit ve kahraman orduyu getitmene ne gerek vardı?" "Sen ben misin? Yoksa ben sen miyim? Ben sende yok oldum. Yok artık ikilik!" "Hep hiç olduğuna,hiç de bu hep
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,4bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 7. kitabı
Körlüğün yayıldığı bir şehir düşünün, içinde korkunun, çaresizliğin, yaşamda kalma içgüdüsünün yayıldığı bir yaşam. Peki yaşamda kalmak için ruhsal aklını da kaybetmek gerekiyor muydu? En zor en savunmasız koşullarda insanın ahlaki değerlerini kaybetmesi gerekiyor muydu? Saramago, bu eseriyle bizlere körlüğün yıkıcı eğilimlerini sunuyor, beyaz felaket olarak anılan körlük salgınının toplumu nasıl bir vahşete sürüklediğinin hikayesini okuyoruz. Ve kitapta bir kadın karekter var ki tüm yıkıcı eğilimleri tersine çevirmek için, dayanışma için mücadele veren, gruplar arası çatışmaları, ilişkileri, beklenti ve davranışları tüm çıplaklığı ile gören tek kişi. Saramago da bizlere gözlerimizdeki perdeyi kaldırarak bir çift gören gözden bakmamızı mı istedi ? Şimdi paylaşacağım alıntı da bu karekterimizin yansıması. “… ben bir kraliçe değilim, hayır, yalnızca dehşeti görsün diye dünyaya gelmiş bir kadınım, siz o dehşeti hissediyorsunuz, bense hem hissediyorum hem görüyorum.” Körlük, okurken ne kadar gücümü yorsa da unutamayacağım kitaplar arasında yerini aldı.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Reklam
Reklam