Dost istersen Allah yeter. Evet, o dost ise her şey dosttur. Yârân istersen Kur'an yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet kanaat eden, iktisat eder; iktisat eden, bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet kendini beğenen, belayı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen, safayı bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddi çalışır.
Onun varlığı, sadece kendisi için değil, yeryüzündeki tüm aşçılar için de önemliydi. Pir-i Lezzet'ten yayılan kudretin dünyadaki tüm aşçıların maharetine maharet, tüm yemeklerin lezzetine lezzet katacağına inanılırdı. Önceki Pir-i Lezzetlerin dönemlerinde tüm mutfakların altın bir çağ yaşadığını anlatırdı eski kitaplar. Sadece yemeklerin değil, cümle zerzevat ve meyvenin ve baharatların ve hatta etlerin bile cana geldikleri, en tatlı mahsullerin yetiştiği, en bereketli hasatların yapıldığı söylenirdi. Pir-i Lezzet'ten yayılan ışık tarlalara, bahçelere, bostanlara, çiftliklere, ağıllara ve kümeslere, oradan mutfaklara ve aşçıların ellerine ve nihayet damaklara vuracak, bolluk, bereket, keyif ve şifa devri, yani lezzetin altın çağı yeniden başlayacaktı.
Sayfa 95 - Pir-i Lezzet·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ah şimdiki gençler ah... Ne su içerken besmele çekersiniz... Ne sofradan kalkarken 'ya Rabbi şükür' dersiniz... Bu kadar çene çalmaktan çekinmiyorsunuz da o mübarek iki kelimeyi ağzınıza almaya neden üşeniyorsunuz? Tevekkeli her șeyden bet bereket kalkmadı... Kulluğumuzu bilmediğimizden türlü belaya uğruyoruz... Hep kendi günahımız, taksîrâtımız.
Sayfa 57 - Palet Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur."
Sayfa 1·Kitabı okudu
Evlenen kimseleri tebrîk: Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) evlenen kimseleri: "Allâh bereketli kılsın, üzerinize bereketiní indirsin ve sizi hayır ile bir araya getirsin." diye tebrik ederdi. Yine Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) evlenen bir kimseye: "Hayır, bereket, ülfet, güzel baht ve rızıkta genişlik üzere olun. Allâhü Teâlâ size mübarek kılsın." buyururlardı. Çocuğu doğan kimseyi tebrîk: Hazret-i Hasan radıyallâhü anh, evlâdı olan kimseyi şöyle tebrîk edersiniz demiştir: Sana hibe olunan çocuğun mübarek olsun, hibe eden Allâh'a şükrünü edâ edesin, iyiliği ile rızıklandırılasın, olgunluğa eriştirilesin. Hasan-ı Basrî Hazretleri de bir zâta çocuğu olan kimseyi tebrik hususunda "Allâhü Teâlâ, onu sana ve Ümmet-i Muhammed'e mübarek kılsın." dersin, demiştir.
Sayfa 127·Kitabı okuyor