Schopenhauer'ın bilgikuramı ve varlık felsefesi, "dünya benim tasarımımdır" ve "öznesiz nesne yoktur" sözlerinde dile getirilmiş ve özetlenmiştir. Tek tek varlıkların, varolanların, duyumlar aracılığıyla bilinen fenomenlerden (görünüşlerden) başka şey olmadığını ileri süren bu görüş, Yeniçağ filozofları arasında yaygındır ve en kesin biçimiyle Berkeley tarafından dile getirilmiştir. Schopenhauer da, Berkeley'e çok şey borçlu olduğunu açıkça söyler. Ama idealist filozofların çok önemli bir noktada yanıldığını da belirtir. Ona göre idealistler, dünyanın, yani tek tek varlıkların fenomen (görünüş) olmaklığını öznellikle özdeşleştirdikleri için yanılmışlardı. Tasarım, onların sandığı gibi tamıtamına öznel değildir. Tasarım, nesnel olarak varolan bir şeyin zihnimizdeki bir simgesi yani öznel bir simgesi de değildir. Oznede ortaya çıkan ve nesnel karşılığı olmayan bir değişim, bir etkilenim de değildir. Tam tersine, özne ile nesnenin bağıntısı yalnızca tasarımda bulunur. Ozne ve nesne, karşılıklı bağıntı (bağlantı) içinde bulunan iki parçadır ve tasarım onların birliğidir. Bundan ötürü, "öznesiz nesne yoktur" sözü ne kadar doğruysa, "nesnesiz özne yoktur" sözü de o kadar doğrudur.
Ruhçular ve Ruhsuzlar
Locke’e göre kişisel kimliğimiz,yalnızca pratik olarak tanımlanabilir ayrıntılardan ibarettir.Bu doğrulanabilir gerçeklerin dışında manevi bir ilkeye sahip olup olmadığımız ise sadece merak uyandıran bir spekülasyondan ibarettir.Uzlaşmacı bir kişiliğe sahip Locke bilincimizin ardında somut bir ruh olduğuna dair inancı pasif bir şekilde gördü.Ancak halefi Hume ve sonraki çoğu Ampirist düşünceye sahip olanlar iç yaşamımızdaki doğrulanabilir tutarlıkların dışında ruhu reddettiler.Onlar deneyimin akışına daldılar ve onu çok fazla şeye dönüştürdüler.Berkeley meselesinde söylediğim gibi ruh sadece belli bir ölçüde iyidir ve doğrudur(sınırlıdır)daha fazlası için değil. (Bugün bile madde,ruh,töz,nefis gibi kavramlar ispat edilemeyen tartışmalar konusudur.)
Sayfa 72·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rasyonalist Ampirist Felsefe’yi benimseme önerisi
Rasyonalizm her zaman monistliktir.Rasyonalizm bütünlerden evrensellerden başlar ve şeylerin birliğine büyük önem verir. Ampirizm parçalardan başlar ve bütünü bir koleksiyon haline getirir ve bu nedenle kendini çoğulcu olarak adlandırır. Dünya bir açıdan bakıldığında şüphesiz birdir,ancak başka açıdan bakıldığında da şüphesiz çoktur.Hem birdir,hemde çoktur,bu tür içinde çokluğu barındaran çoğulcu monizmi(teklik) benimseyelim.İnsan doğaya kanun koyan değil onu emendir. (Rasyonalizm felsefecileri;Sokrates,Plato,Descartes,Spinoza,Leibniz vs.) (Ampirizm Felsefecileri;John Locke,Berkeley,David Home,Francis Bacon vs.) Emmanuel Kant her iki grup felsefe akımı yolunda kusurlar bulduğunu söylemiştir.Radikal Ampirizm ise William James tarafından ortaya atılan felsefi bir doktrindir. A
Sayfa 15·Kitabı okudu
Prof. Whitehead'a göre doğa, hareketsiz bir boşlukta bulunan durağan bir gerçeklik değil, aksine sürekli yaratıcı bir niteliğe sahip olaylar akışıdır. Ancak insan düşüncesi onu, ayrı, durağan parçalara böler ve bu parçalar arasındaki karşılıklı ilişkiden zaman, mekan kavramı ortaya çıkar. Görüyoruz ki bir zamanlar bilimin temellerine saldırı olarak görülen Berkeley'in eleştirilerini, modern bilim artık doğru olarak kabul etmektedir. Doğayı sırf madde olarak tanımlayan bilimsel görüş aslında Newton'un içinde nesnelerin bulunduğu mutlak bir boşluk olarak kabul ettiği uzay teorisiyle ilgilidir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Felsefe
Descartes!
Antik Çağ’da Platon ve Aristotales gibi büyük sistem kurucusu filozoflar çıkmıştı ortaya.Orta Çağ’da Aristotales felsefesi ile Hristiyan tanrıbilimi arasında bir köprü kurmak isteyen Aquino’lu Thomas yaşadı.Sonra eski ve yeni düşüncelerin birbirine karıştığı Rönesans dönemi geldi.Felsefe ancak 17.yüzyılda yeni düşünceleri felsefi bir sistem haline getirmeye girişti.Bunu ilk deneyen de Descartes’tı.Daha sonraki filozof kuşakları için en önemli felsefi projeyi oluşturacak şeyin başlatıcısı Descartes oldu.Onu Spinoza ve Leibniz, Locke ve Berkeley,Hume ve Kant izledi.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Empirizmin üç kolundan Kant'a gelen sorunları ve çözüm zeminini şöyle özetleyebiliriz: Locke'un bilinç kavramıyla, transendental benlik ya da bilinç, eleştirel felsefenin çözmek zorunda olduğu bir sorun ve Alman İdealizminin çözümünü üzerinde kuracağı zemin haline gelir. Berkeley'le, deneyimin görünüşler dünyası ile sınırlı olduğunun farkına varılır ve Kant, deneyim ile onun bilgisinin temellendirilmesi bağlamında, Berkeley'deki Tanrı güvencesinden vazgeçtiğinden, sadece fenomenlerin deneyimlendiği, ama kendinde şeye erişimin olanaksız hale geldiği bir açıklama getirmek zorunda kalır. Hume'un nedensellik eleştirisiyle artık güvenilmez hale gelen zihin-dünya ilişkisi de deneyimin zihinde bulunan transendental yapılarca koşullandığı bir düzlemde çözüme kavuşturulur: Kategori, zihin ile dünyanın birliğinin güvencesi olur.
Sayfa 34 - Ayrıntı Yayınları, 1.Baskı, 2022, İstanbul.