Hasta Adam
8/10
·176 syf.··
2026 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:11
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Kireç Ocağı anlatacağım. Yaşını başını almış Konrad adındaki adam, hasta eşiyle beraber işitme üzerine bir inceleme yazmak için çocukluğundan beri bildiği, sürekli içinde vakit geçirdiği kireç ocağını kuzeninden satın alıyor ve kireç ocağında yaşamaya başlıyorlar. Kireç ocağı dış dünyadan izole, kimsenin onları rahatsız etmediği bir yer. Böylece Konrad incelemesini yazabileceğini düşünüyor fakat adam hasta tamamen. Karısının üstünde değişik bir deney yapıyor kadını her gün saçma saçma cümlelere maruz bırakıp yorumlamasını istiyor. Kadın da engelli olduğu için garibim mecbur katlanıyor bunlara. Ortada bir inceleme var mı derseniz o da yok çünkü Konrad incelemeyi yazcam yazcam diyip hiçbir şekilde başlayamıyor, acayip takıntıları var. Kadıköy Boğası gibi bi adam ne bileyim aklına bişey esiyor bütün gün onu düşünüyor falan. Hem karısının hayatını hem kendi hayatını mahvediyor, eşiyle de hastalığını bilerek evlendiğini kendine itiraf ediyor. Hasta olduğu için kendisine muhtaç olacağını düşünmüş. Böylece deneyini hayata geçirecek ve dolayısıyla incelemeyi yazabilecek gibi düşünmüş ama tabi bunlar gerçek olmuyor. En son kendi işitme, görme ve konuşma duyularını zaman zaman kaybediyor ve eşinin katili oluyor... Kitap yorucu biraz, okuması zor, cümleler çok uzun ama yazarın tarzı kendine has. Pek buna benzer kitap okumamıştım benim hoşuma gitti. Puanım 8.
Edebiyat
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025410 okunma
9/10
·148 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:40
Thomas Bernhard'ın okuduğum ilk eseri. Beklentimin üzerinde beğendim. Salt olay örgüsüne dayanmayan, ve hatta roman dinamiklerine bile uymayan, bilincin akışında yazılan bir eser. Bir deneme bile denebilir. Kitap iki bölümden oluşuyor. Yürümek; kişinin delirmesinin sadece bir an olduğu ve o anın bilincinde olabilmenin belirsizliği, o anın yaklaşması ve kişiyi o ana getiren bilincin attığı minik adımlar. Evet; kişinin delirmekten daha kısa olan yolu, delirmeden önce inisiyatif ile alınabilecek yolun sorgulamasını önümüze koyuyor ve cevabını veriyor. İnsan insanın cehennemi de olsa Sartre'ın dedigi gibi veya kurdu(Hobbes) ,yine de insan insana lazım. Çünkü insan yaşayabildiğini bile bir başka insana bakarak anlayabiliyor. Var olmal algılanmaktır. Yürümek ve Evet ile düşünmenin, durmak ile hareket etmenin, birey ile toplumun, yaşam ile ölümün, delilik ile "normalin" flulaştığı bu izlek yukarıda söylediğim gibi roman kalıplarına uymaksızın sizi başlangıç ve bitiş noktasını kestiremediğiniz bir yolculuğa çıkarıyor. Tanıdık geldi mi ? Tıpkı yaşamın kendisi gibi. Deriniz yeterince kalın ise şiddetle tavsiye ederim.
Yürümek - EvetThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2020424 okunma
Reklam
Beklenti anksiyetesi
10/10
··
Beğendi
“Beklenti anksiyetesi, gelecekte yaşanabilecek olumsuz olaylar hakkında duyulan aşırı ve sürekli endişe hâlidir” diyor Google Al” Office dizisi bittiğinde, Better Call Saul dizisinde olduğu gibi sevdiğim, alıştığım, hayatın anlam kazandığı, kendimi odaklayabildiğim bu güzelim dizilerin sonunda boşluk yaşadım. Tekrar bu zevki alabildiğim diziler, filmler olacak mıydı? Başka hangi filmlerden , dizilerden bu zevki alacaktım. Beklenti anksiyetesi şimdi Thomas Bernhard kitapları için çalışmaya başladı. Bu samimiyette, kendi içini açabilen kitaplarla buluşabilecek miyim? Yoksunluk yaşama beklentisi ile zevk aldığım bu dakikalarda kaygı birbiri içine girdi. Yaşarken de böyle oluyor, hayatın zevklerine çok alışmamış olacağım ki, zevk aldığım bu zamanların nerede biteceğini, tekrar olacak mı düşüncesi içine çekiyor. Neyse ki bu tatlı zamanları Bu lezzetli kitapların arasına Bukowski kitapları sokuşturuyorum. Bu samimi kendi içini açan Bernhard ile temas ettiğim günleri uzatıyorum. Kimbilir Better Call Saul ve Office dizilerini 5-6 defa izlediğim gibi bu güzelim kitapları da defalarca okuyacağım.
BetonThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 20251,410 okunma
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Altı çizilecek çok söz, ilham alınacak çok görüş olan kısa ama dolu dolu bir kitaptı. Yormadan, sıkmadan olay örgüsü ile fikirlerin harmanlandığı akıcı bir kitaptı. İncelemede olaylar ile ilgili detaya girip kitabın heyecanını kaçırmanızı istemem. Kitabı okuduktan sonra yazarın hayatını okuyunca eserde yazarın kendi hayatındaki arayışı aktardığını gördüm. Kitabı okumadan yazarın hayatını okumayın heyecanınızı ve kitabın gizemini canlı tutun İyi okumalar...
SoğukThomas Bernhard · Sel Yayıncılık · 2016645 okunma
Empati kavramını sorgulayan bir kitap.
Puan vermedi
Dünyadaki en büyük kötülükler, her zaman canavarca hislerle yanıp tutuşan sadistler tarafından yapılmaz. Bazen sadece düşünmeyi reddeden, sorgulamayan, sadece "işini yapan" ve toplumsal kurallara körü körüne uyan "sıradan" insanlar, en büyük trajedilerin sessiz ve verimli yürütücüleri haline gelirler. Hanna, kötülüğün ne kadar sıradan, ne kadar cahil ve ne kadar insani bir yerden filizlenebileceğinin edebi bir anıtıdır.
Alıntı
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,605 okunma
10/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
Hayatımda okuduğum en çarpıcı romanlardan biriydi. Okurken yazarın değilde, yazarın anlattığı adamı iliklerime kadar anlamıştım. Neler düşündüğünü, hissettiğini tahmin etmek hiç zor olmamıştı. Ama şöyle bir uyarıyı vermeden geçmeyelim. Kitap sürekli "...diye düşündüm, ...dedi" gibi ifadelerle bittiği için dili yorucu ve anlaşılması güç. Türkçesi yorucu gelirse Almancasını da okuyabilirsiniz. Ben öyle yapmıştım ve dil öğrenmek için muhteşem etkili. Kısa bir kitap ama etkisinden çıkmak benim için kolay olmamıştı.
Bitik AdamThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 20261,929 okunma
Reklam
Reklam