Yine beyaban ve çoraklık gibi görünen köyün yolundan 9 Eylül sabahı Yahya Kemal'in "Türk atlıları" gibi şen geçtik. Güneş ovanın kırmızı, yeşil renkli yamaçlarında altın ışıklarıyla oynadı ve biz iki yüz genç atların nallarını şakırdatarak Sakarya'ya doğru ilerledik
Kendi feryâdımdır ancak ses veren feryâdıma... Kimseler yok, âşinâ dan büsbütün hâlî diyâr. «Nerde yârânım?» diyorken ben bülend âvâz ile, «Nerde yârânım!» diyor vâdî, beyâbân, kûhsâr.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yine beyâbân ve çoraklık gibi görünen köyün yolundan dokuz eylül sabahı Yahya Kemal’in “Türk atlıları” gibi şen geçtik. Güneş ovanın kırmızı, yeşil renkli yamaçlarında altın ışıklarıyla oynadı ve biz iki yüz genç atların nallarını şakırdatarak Sakarya’ya doğru ilerledik.
eskiyen o ay renkli umutları yeniden beyâbân esrârınla salıyorsun içime
Sayfa 72·Kitabı okudu
Kendi feryâdımdır ancak ses veren feryâdıma... Kimseler yok, âşinâdan büsbütün hâlî diyâr. “Nerde yârânım ?” diyorken ben bülend âvâz ile, “Nerde yârânım?” diyor vâdî, beyâbân, kûhsâr *beyâbân : çöl *kûhsâr : dağ
Safahat / Nazım Parçaları - Tercümedir·Kitabı okudu
Şiir
Zeyla Melek beyaban e, rêya dûr, Nav nivişta l' ser derê şarê bi sûr. Ey kana gunehên hasil neh caran, Vegerin wê û wî , piştî baranan
Kurdî