Zihnin gerçek doğasının sonsuz ve sınırsız olduğunu, gökyüzü gibi olduğunu biraz evvel konuşmuştuk. Düşünceler, gökyüzünde beliren bulut kümeleri gibidir. Bulutlar gelip geçerler, ama gökyüzü onların geçişlerinden hiç etkilenmez, bozulmaz, lekelenmez, eksilmez veya çoğalmaz. Daima aynı kalır. İri bulutlar, ufak bulutlar, beyaz bulutlar, gri bulutlar ve kara bulutlar... Kimi zaman pırıl pırıl bir günes görünür, kimi zaman ise bulutlar güneşi örter. Bazen korkunç bir fırtına patlak verir, şimşekler ve gök gürültüleri yüzünden gökyüzü ürkütücü bir hale bürünür. Fakat ne gelmiş olursa olsun ve ne kadar sürerse sürsün, eninde sonunda bitecektir. Bulutlar geçip giderler, fırtına diner ve tüm bu olup bitenler gökyüzünde hiçbir iz bırakamaz. Zihnin gerçek doğası saf, bozulmamıs ve sonsuz halini daima korur.
Alıntı
Öyle güzel ki ölürüm artık Beyaz uykusuz uzakta Kars çocukların da Kars' ı Ölüleri yağan karda Donmuş gözlerimin arası
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...elim titriyorsa, daha önce hiç sizinki kadar zarif bir el tutmamış olmamdandır.
Her nasılsa sabahlar, geçmişte kalan şeyleri, mazideki insanları, feci derecede tanıdık beyaz turp turşusu kokusu gibi tatsız bir şekilde anımsatıyor.
Böyle insanlara denk gelme dileğiyle..
Kim bilir belki de beni kendimle barıştırdınız, kuşkularımı giderdiniz ...
Alıntı
 Çünkü beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin “para“ adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kağıttan başka bir şey değildir. Onun sevgisi paradır, tanrısı paradır. Onlar, yani beyazların tümü uykularında bile bunu düşünürler. Öyleleri vardır ki, habire yuvarlak metal ve ağır kağıt tutmaktan elleri kanca gibi olmuş, duruşları orman karıncası bacakları gibi yamulmuştur.
Sayfa 35