Spoiler konusunda söz veremem
6/10
·312 syf.··
2024 19. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 17:09
Merhabalar, Bugün kitablarının 8 de 11 ini okuduğum yazarın 9. Kitabıyla karşınızdayım. Tarık tufan çok severim, daha çok ablam sever ben de evde olduğu için okurum sjshsh ama yazım dili yalın ve akıcıdır. E adamın hayat tarzı da bana uyuyor yani aynı dili konuşuyoruz. Benim için böylesini bulmak zor. Yazarın ince kitaplarını çok önce okudum ve bazılarını okuduğuma dair şüphelerim de olduğu için o konuda bir şey diyemem. Ama bu kitabını beğenemedim. Diğer kitapları benim için 8 9 puanlıktı hep. Bu kitapta bir karmaşa var. Ben ilk görüşte aşka olam inancımı yitirdim ama bu kitapta bas bas ilk görüşte aşk anlatılmakta. Orhan bir konferansta Firdevsi görür ve ona bayılır. Peşinden koşar ama ulaşamaz ve tüm HAYIR lara rağmen pes etmek bilmez. Öte yandan Firdevs'in de toksik bir ilişkisi vardır o da ondan kurtulamaz. Kitabı bitirdiğimde Firdevs'i ablayabiliyordum (sanırım kalbi kırık kızların olmayacak adamlara tutunması mantıklı geliyor) ama orhan ı anlayabilmiş değilim. Asla bir ilişkiniz olmuyor. Kız asla sana gelmiyo ama sen hala peşindesin. BU KİTABIN TEMEL SORUNU NE BİLİYOR MUSUN? ANLATMASI GEREKEN ASIL AŞK HİKAYESİNİ ANLATMIYOR. Orhanın hayatını bile bile mahvetmesine neden olan aşk hikayesi nedir? Asla anlatılmıyor. Bi boş gelsi bana Orhan'ın aşkı. Neyini sevdin ya. Şey gibi anlatılmış aslında kız bğ geliyo bi gidiyo o gelişler de orhanın vazgeçmemesine neden oluyor. Ama kız hiçbir zaman gelmedi ki. Akılli bir insan o 3 aydan çok önce vazgeçmişti. Kitabın sonunda gerçeklik unsuru olarak konular şeyler kafamı çok karıştırdı. Yazarımız bi @bidunyakitapgrubu1 ın söyleşisinde olay tamamen kurgu dedi diye hatırlıyorum ama gidip söyleşiyi tekrar izleyeceğim şimdi.(eh söyleşiye kitabını yetiştiremezsen böyle olur) REKLAMIMIZI DA YAPAYIM: SÖYLEŞİ KAYITLARIMIZ YOUTUBE
Bidünyakitapgrubu
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,550 okunma
"Zorlaştırmayın, kolaylaştırın."
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 48. kitabı
Ayet saklanır mı dediğinizi duyar gibiyim. Bunu okuduktan sonra yanıtınız evet olacak. Çünkü Allah'ın dini ile uydurulmuş din arasında bir güç yarışı, savaşı var. Olan da halka oluyor. Allah'ın sözü sizi düşündürmeye yöneltirken uydurma din sizi uyuşuk, düşünemeyen köleler yapmak ister. . Özenli uzun araştırmalar sonucu ortaya çıktığı belli olan betikte, ayetlere 3 açılı yaklaşım ele alınıyor: 1) Anlamı değiştirilen sözcük yöntemi ile âyetin gizlenmesi, 2) Âyetlerin cımbızlanması, kesilmesi, 3) Duyulması hiç istenmeyen âyetler. Hepsi çıkar için yapılıyor. . Allah; bölünmeyin, ayrılmayın derken bugün gelinen noktada birbirine yağı olan birçok tarikat, mezhep bg. topluluklar var. Avladıkları insanlarla da dini eğreti temeller üzerine kuruyorlar. Kur'an'ı, halkın kendi dilinde okutmayıp hadisleri ise halkın dilinde anlatmaları en büyük çelişkilerden. . Birçok uydurma hadisi burada yeni gördüm, ağzım açık kaldı. Kur'an okuyan birinin kesinlikle reddedeceği sözler. Ama dinde de korkutma yoluyla bunu engellemeye çalışıyorlar. Yine Rahman'ın dediği gibi "Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız." sözüne karşı dini olabildiğince zorlaştırmışlar. Dolayısıyla ateist, agnostik, inançsız gibi pek çok insan çıkıyor. Neden? Çünkü dini Allah'tan değil, hacı hocadan öğreniyorlar. . İnanın ya da inanmayın ancak bunu okuyun. Doğrular değişmedi, çarpıtıldı. Hadislerin büyük çoğunluğunun uydurma olduğunu, pek azının da Kur'an'la uyumlu olduğu için söylenmiş olabilir ancak yine de kesinliğinin olmadığını, Allah'ın dini için yalnızca Allah'ın kitabından konuşulması gerektiğini, helam-haram koyma, şefaat etme yetkisinin yalnızca Allah'ta olduğunu anladığınızda işler çok kolaylaşıyor, iman tazeleniyor, güçlü bir bilgi kalkanı oluşuyor. Doğuştan değil, okuyarak, sorgulayarak bilinçli inanlardan
Din
Saklanan Ayetler - Cübbesiz MahmutMahmut Elgörmüş · Ortak Akıl Yayınları · 202043 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 16:13
Cıs Hakan Sarıpolat’ın namı diğer Hakan Sülün ’nin ilk kitabı. 3-4 yıldır bu platformdaysanız illa ki Hakan’ın bir öyküsüne rast gelmiş, yaratıcılığına ve diline hayran kalmışsınızdır. Ben, ama, İshak Edebiyat grubu/sitesi sayesinde öykülerini yazım tarzına, çalışma şekline, yeteneğine, işte bir çok şeye tanık oldum. İşte yazımına tanıklık ettiğim bir kitapla ilgili bir inceleme yazmak da bayağı zor olacak. O yüzden – elimden geldiğince tarafsız bir şekilde- kitap hakkında bilgi verip bitirmek istiyorum bu yazıyı. Zaten birçok şeyi kitabı okurken fark edeceksiniz. Cıs Hakan Sarıpolat’ın ilk kitabı olsa da basılan ilk eseri değil. Şu ana kadar birçok dergide öyküleri basıldı. Bu kitaba ismini veren öyküyle Altkitap 2020 öykü seçkisine girdi. Hatta kendisi yakınlarda yine bu kitapta bulunan “Satılık Melek Tüyü” öyküsüyle Giovanni Scognamillio adına verilen GIO Öykü Başarı Ödülünü bile aldı. Ama ilk kitabın yeri ayrı oluyor tabii. (İthaki gibi köklü bir yayınevindense apayrı) Cıs 8 öyküden oluşan ince bir kitap. Kapağını açtıktan sonra yazarın biyografisinden sonra Gabriel Garcia Marquez’in bir sözüyle karşılaşıyorsunuz ve kafanıza çanlar çalmaya başlıyor. Evet, yazar öykülerinde (çoğu öyküsünde) Marquez gibi büyülü gerçekliği (BG) kullanıyor ve bu zor işi de çok güzel bir şekilde kotarıyor. Ve öyküler. 8 hikaye dedim ama ilki (9 kısma tekmil ) “Zincir” kitabın yarısına yakınını kaplıyor. Bir kenar mahalle öyküsü Zincir, kitabın da en dikkat çekici parçası. Kendinizi bu pis zincir mahallesinde hissedeceğiniz öykünün detaylı bir incelemesini (yapısöküm) Metin Nart burada (t.co/4qn4t1d6R1?amp=1) yapmış, üzerine konuşmam abes olur. Baba oğul Ali İmran’ların hikâyesindeki siyah leke kolay kolay çıkmayacak aklınızdan demem yeterlidir
CısHakan Sarıpolat · İthaki Yayınları · 2021439 okunma
İnanılmaz bilgiler
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2019 22:14
Olağanüstü bir bilgi yağmuruna hazır olun okurlar. Çünkü öyle böyle bir betik değil bu. Elimden bırakamadım. Ana başlık olarak 5 bölümden ve bir çok alt konudan oluşuyor. 1) Sözde Bilim ve New Age Hareketleri. 2) Evrenin Gizemleri 3) Geleceğin Gizemi 4) Arkeolojik ve Tarihi Gizemler 5) Diğer En yaygın bilinen ve insanlığı saran ancak arkasında hiçbir bilimsel dayanağı olmayan New Age hareketlerine şaşıracaksınız. Şifalı taşlardan, burçlara, auradan suyun hafızasına, güneş sistemindeki gizemlerden, wow sinyalinden intihar ettiren uğultuya, Gama ışın patlamasından kuantum iletişimine, organ naklinden meteorolojik olaylara, Nazca çizgilerinden Ay'a insan gitmesine dek onlarca ilgi çekici ve güzel konu. Betiğin tasarımı çok güzel olmuş. Okuması çok rahat. "Doğru bilinen yanlışlar" ve "Bilim Tarihinden Notlar" kısmı ile de belleğe çok güzel yerleşiyor bilgi. Özellikle geçmişteki bilimadamları ve kadınlarıyla ilgili bilgiler genel kültür bakımından oldukça yararlıydı. Birçok buluşun sahibini yanlış biliyormuşuz. Ampülün, telefonun, ilk uçak denemesinin, tıpta, kimyada, astronomide bg. Çok doyurucu bir okuma oldu. @enisdoko 'nun eline ve araştırmalarına sağlık. Her bir bet bilgi yağmuru gibi. Bu arada yağmur damlaları da gözyaşı şeklinde değilmiş. Hamburger ekmeği ya da fasulye şeklindeymiş. Yok artık bu da mı? diyeceğiniz çok bilgi var. Kesinlikle okuyun derim. Pişmanlık duymayacağınız kesin.
Bilim
Bilimsel Gizemler ve YalanlarEnis Doko · Destek Yayınları · 2018107 okunma
Ölmek Kolay mı Sevmekten ?
8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2018 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2018 18:54
''Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört Ölmek sevmekten daha kolaydır, Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem Sevgilim. Louis Aragon '' Bir arkadaşım bundan bir kaç yıl evvel yerli edebiyatta kimleri okuyorsun diye sormuştu, aklımdan ilk geçen isimleri (Barış Bıçakçı, Orhan Pamuk ve Ahmet Altan) söyleyivermiştim. Sen hiç normal yazar okumaz mısın dedi? Normal derken? dedim. Yani işte insanların antipatisini toplamamış, adı alengirli işlere karışmamış dedi. Bir yazarı özel hayatıyla yargılamak ne kadar doğru dedim.Bir yazar vatanına ihanet etmemelidir dedi. Bunu da nerden çıkarıyorsun? dedim. Ahmet Altan ve Orhan Pamuk'un vatan haini olduğunu düşündüğünü söyledi. Bu yazarların herhangi bir kitabını okudun mu dedim. Gerek yok dedi. Konuşma aşağı yukarı bu minvalde sonlandı. Yaşadığım ülkede çok sık rastladığım, siyasi ya da politik duruşu, bir iki söylemi sebebiyle bir sanatçı yada yazar yaftalanıp toplumun belki de hakkında hiç bir şey bilmediği okumadığı bu kişiye 'bölücü' 'hain' gibi tabirlerle nefretini kusması beni artık şaşırtmayan bir durum. Beni tanıyanlar bilir, siyaset ve politika hiç hoşlanmadığım, yeryüzünden tamamen silinmesini dilediğim iki kavramdır. Maalesef bugün romanını büyük bir keyifle okuduğum ve muhtemelen yeni bir roman yazıp basma imkanı olmayacağını düşündüğüm Ahmet abi de bu iki kavram sebebiyle demir parmaklıklar ardında kalıyor. Keşke gazeteci kimliği hiç olmasaydı da hep bu minvalde aşk romanları kaleme alsaydı dediğim çok oluyor ama bu çok bencilce bir düşünce. Eğer gazeteci kimliği olmasaydı kendi olamazdı, benim ki züğürt tesellisi işte. Ahmet Altan, yazar kimliğinin yanında uzun süre gazetecilik yapmış benim aklımın ermediği bir sürü sebepten ötürü şu an tutuklu durumunda. Ben gazeteci Ahmet Altan ile hiç tanışmadım, ama
Edebiyat
Ölmek Kolaydır SevmektenAhmet Altan · Everest Yayınları · 20151,466 okunma