Galileo ve Kepler’in önerdiği yeni evren modelinin temelleri zaten Müslüman astronomi âlimleri tarafından atılmıştı. Dahası, Müslüman astronomlar ve coğrafyacılar, dünyanın yuvarlak kabul edildiği modeller üzerinde çalışmış ve alternatif hesaplamalar yapmışlardı. Asıl önemlisi, Müslüman bilim adamları bunu yalın bir bilimsel veri olarak ortaya koymuş ve farklı evren modellerine dinî-kelamî anlam yükleme ihtiyacı hissetmemişlerdi. Bu yüzden dünya-merkezli evren modelinden güneş-merkezli evren modeline geçiş Batı’da büyük bir teolojik krize sebep olurken, İslâm dünyasında bilimsel-kozmolojik bir mesele olarak ele alınmış ve dinî-teolojik tartışmalara neden olmamıştır.
Bu sözü duyan bir kozalak, uçurum kenarındaki bir çam ağacının en tepesinden kopup yuvarlanmaya başlıyor; yitirilen şeylerin istenilen şeylerden çoğu kez daha değerli olduğunu keşfetmek için.
Bir şahin ya da bir atmaca çevikliğiyle kozalağı kurtarmak niye? Bırakalım gidebileceği en son noktaya ulaşsın. Bir kaya dibinin, bir ağaç dalından ya da gölgesinden daha güzel olmadığını başka nasıl anlayacak?