Puan vermedi·272 syf.··
2026 24. kitabı
Merhaba, kitap Oxford üniversitesinde malzeme bilimleri Profesörü tarafından yazılmış, insan hayatında önemli, uygarlık ve yaşamımıza katkıda bulunan malzemeleri (plastik, beton, çikolata vs.) gerek tarihsel, gerek bilgisel fakat daha önemlisi bilimsel olarak bilgilendiriyor. Yazarın dili gayet keyifli, kitapta hacimli değil ve gayet okunabilir, bölüm bölüm yazılmış. Çevirisi de okunabilir, dili yalın ve anlaşılabilir yazılmış. Neredeyse verilen her bilginin altı çizilebilir nitelikteydi benim için, aldığı bilim kitabı ödülünün gayet hak edildiği kanaatindeyim. Konusu itibarıyle de çok farklı olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ediyorum.
Eşyanın TabiatıMark Miodownik · Domingo Yayınevi · 2020166 okunma
İnsan İnsana eleştirel bakış
5/10
·312 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 00:00
Doğan Hocamızı severim, söyleşilerini veya kısa bilgilendirme videolarını izlerim. Görüşlerinin de büyük bir kısmına katılıyorum fakat ülkemizde ve hatta dünyada uygulanabilirliği tartışılır konular olduğunu da kabul ediyorum. Kitap; psikoloji veya PDR alanına yönelik. Elbette başkaları da okuyabilir fakat şunu söylemek gerekir ki bilgisel bir kitap. "O nedir? Bu nedir?"in cevapları içinde. Aslında çoğu belki de bildiğimiz şeyler. Bilip de uygulamadığımız yine kendi bildiğimizi okuduğumuz şeyler. Buraya kadar olan kısım 10 üzerinden 10. Fakat ben okurken aşırı sıkıldım. Çünkü ne psikoloji alanındanım ne bu alan ilgimi çekiyor ne de PDR uzmanıyım. Oku oku oku bitmek bilmedi, sonu gelemedi. Ders kitabı okur gibiydim. Uygulamaları vardı mesela ama hep arkadaş gerekiyor. Nereden bulayım şimdi arkadaşı diyorsun, uygulamalar havada kalıyor. İletişim çok kriterli, aşamalı, olayı olgusu değişen bir şey. Şöyle yapmalısınjz, böyle davranmalısınız demek pek geçerli olmuyor...
Hayata Dair
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20239,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·224 syf.··
2026 10. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 17:59
Kuyucaklı Yusuf toplumsal eşitsizlik teması üzerine kurulmuş bir eserdir. Yazar, Osmanlı’nın son yıllarında Anadolu’nun bir kasabasında yaşanan olayları anlatırken toplumda görülen aksaklıklara da ışık tutmaktadır. Halkın, dönemin bürokratları ve kasabanın ileri gelenleri tarafından ezilmesi, adaletsizlik ve yozlaşma nedeniyle toplumda oluşan eşitsizlikler gözler önüne serilir. Eserde toplumsal eşitsizliğin statü, cinsiyet ve ekonomik durum olmak üzere üç temel farktan kaynaklandığı görülmüştür. Yazarın bunu iki ayrı yolla yansıttığı söylenebilir. Bunlardan ilki romanın geneline yayılan ve yazarın söz aldığı bölümlerdir ki burada yazar toplumsal eşitsizliği oldukça ölçülü ve tematik biçimde ele alır. İkincisi yazarın kahramanları konuşturduğu bölümdür ki burada eşitsizliğin dil birimleri üzerinden somutlaştırıldığı belirlenmiştir. Bu aşamada yerel ağız özellikleri ve deyimlere sıkça rastlanmaktadır. Ayrıca dil birimlerinin bir kısmı doğrudan eşitsizliği yansıtırken bazı sözcüklerin roman özelinde dolaylı yoldan bir eşitsizlik kodlayıcısı olarak kullanıldığı görülmüştür. Romandan anlaşılan, yazarın derin bir gözlem gücüne ve bu gözlemleri yerel ağız özellikleri ile harmanladığı yalın bir anlatıma sahip olduğudur. Bu iki özellik, romanda baskın biçimde görülen toplumsal eşitsizlik kavramını tematik açıdan desteklemenin yanı sıra sözü edilen kavramı ifade etmek amacıyla pek çok dil malzemesinin kullanılması adına itici güç oluşturmuştur.Bu durum, toplumsal eşitsizliğin yansıtılması için tercih edilen sözcük ve sözcük öbeklerinin belirlenmesine katkı sağlamış; dönemin dil özellikleri ve duygu ve düşüncenin sunulma biçimi hakkında ipucu vermiştir. Dolayısıyla romana, yalnızca tematik (bu konu özelinde toplumsal eşitsizlik) değil, dil bilgisel açıdan da yaklaşmak
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
Puan vermedi
Merhaba, kitap büyük patlamadan insanın evrimini ve davranışlarını, kusurlarıyla ve bu kusurların sonuçları, bu kusurları nasıl görmemiz gerektiği ile ilgili. Çevirisi gayet akıcı ve anlaşılırdı, çevirmenin de emeğine sağlık, yazarın dili de nüktedan ve güzeldi. Kitapta kısa ve okunabilir fakat bilgisel açıdan ziyadesiyle doyurucuydu. Bazı bölümlerin hepsinin altını çizmek istercesine hem de. Tavsiye ediyor ve koç üniversitesi yayınlarına teşekkür ediyorum.
Kusurların Doğal TarihiTelmo Pievani · Koç Üniversitesi Yayınları · 20266 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 1. kitabı
Merhaba, öncelikle belirtmeliyim ki yazar Cambridge dünya tarihi serisinin (2015 yılında basılan) editörü. Alanında bu nedenle gayet yetkin ve uzman bir isim, kitapta yakın tarihte yazıldığından, güncel bulgular ve verilerden faydalanılarak yazılmış bir kitap. Dünya tarihi sürekli değişen bir alan olduğundan belirtmekte fayda gördüm. Her bölümün sonunda okuma önerileri de bulunmakta Çevirisi gayet okunabilir, anlaşılır ve akiciydi. Dünya tarihi alani birçok perspektiften yazılan bir alan. Siyasi, coğrafi vesaire. Bu kitap ise daha çok sosyal ve kültürel olarak yazılmış bir dünya tarihi anlatısı. Mesela birinci ve ikinci Dünya Savaşı'ndan neredeyse hiç bahsetmiyor. Fakat kültürel olarak bir dünya tarihi okuması yapmak isteyenler için tavsiye ederim, okuduklarim arasında bilgisel olarak beni en çok tatmin eden eserlerden birisi oldu.
Kısa Dünya TarihiMerry E. Wiesner-Hanks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020169 okunma
“Rüyalarımız bir ikinci hayattır”
Puan vermedi·460 syf.··
2026 2. kitabı
Pamuk, kitabı yazarken "edebiyattan başka bir uğraşı" olmadığını söylüyor. Bu satırları okuduktan sonra kitaba bu gözle bakıyorsunuz. Tamamen hikâyelerle, anlatılarla dünyanın bir ucundan diğer bir ucuna gittiğiniz; altını çizip "bunu bir okuyayım" dediğiniz dipnotlarla ve kaynaklarla dolu... Pamuk, Kara Kitap benzeri bir kitap yazma fikrini neredeyse 1970 yılında doğurmuş ve kitabı 1990 Mart'ında yayımlamış. Yıllarca beslenen, büyüyen bu tohumlar neredeyse Kara Kitap'ta kendini filizlendirmiş. Kitapta birçok romanına atıfta bulunmuş; hatta İstanbul'unu okuyanlar için Pamuk Apartmanı ve Pamuk ailesi hakkında benzerlikler mevcut. Kara Kitap edebi açıdan oldukça fazla, oldukça dolu, oldukça "taşmış" bir roman olmuş. Bir kere okunmakla anlaşılmaz; iki kere, üç kere, belki dört kere okumakla da tüm sırlarına vakıf olunmayacak bir gize dönüşmüş. Bu "sır" teması, kitabın basit ve görünen (evinden bir akşam ayrılan Rüya ve onu arayan Galip) konusundan tutun kitabın yardımcı fikirlerine kadar sirayet etmiş durumda. Bu "sır" temasını benim için besleyen en önemli vurgu "kendilik" oldu. Kitabın sonlarına doğru geldiğimde beynimde yankılanan şey tam olarak buydu. Galip, Rüya'yı kaybetti. Bu kayıp bir bakıma kaybettiği, belki hiç bulmadığı, belki bulduğunu zannettiği kendisini aramasına yol açtı. Bunun üzerine Galip, Rüya'yı ararken Celâl oldu. Celâl Salik'in hayatını bir süre yaşadı. Biz, Celâl olmayan biri üzerinden Celâl'i ve fikir hayatını tanıdık. Kitapta insanın kendisi olması için mutlaka başkaları olması sürecinden geçmesi gerektiği yazıyor. Bunu Galip'in bir süre de olsa Celâl olmasına bağladım. Galip kendisi olma yolculuğuna bir kayıpla başlayıp taklitle devam edip kendisini bularak(?) son verdi. Bu "kendilik" mevzusunun en çarpıcı kısımlarından biri de kitaptaki Şehzade
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma