Yüzyıllık Yalnızlık Eser İncelemesi
Puan vermedi
Yüzyıllık yalnızlık sadece bir hikaye değil, insanlık durumunu ve toplumsal hafızamızı yansıtan ilginç bir yapıttır. Yazar, kendi çocukluk anılarından esinlenerek hayali bir kasaba kurgulamıştır. Hiçbir yere çıkmayan, hayali yolculuğumuzda bile kasabadan, başka yere doğru yürüdükçe gerçek dünyadan uzaklaştığımız, kaybolduğumuz düşsel bir mekan yaratılmış. Yazar mekanı öyle kurgulamış ki, okuru özgür bırakmak yerine sadece onun istediği yerlere gidilmesine olanak tanımış, onun yaratmadığı yerlerde ise boşluğa düşüyoruz, hayali coğrafyayı kendi fiziksel coğrafya imgelemimizle devam ettiremiyoruz. Jose Arcadio Buendia ve karısı Ursula böyle bir coğrafyaya gelip yeni bir hayat kurmak amacıyla Macondo kasabasını inşa ederler. Her şey saf, doğal, temiz ve el değmemiştir. Zamanla kasaba genişliyor, ailenin çocukları oluyor ve kasabaya farklı yerlerden çingeneler geliyorlar, yanlarında daha önce görmedikleri eşyalar, araç gereçler, gösteriler, ritüeller ile birlikte. Ve tabiki Melquiades. Bu yenilikler Arcadio'nun ilgisini çekiyor ve merak duygusunu tetikleyerek atölyesinde günlerce, haftalarca sadece onunla ilgilendiği icatlar, keşifler üzerinde çalışmaya başlıyor. Bu hikâyenin o kadar büyüleyici, o kadar acayip bir akışı var ki; zaman bu kitapta bildiğimiz gibi düz bir çizgi hâlinde ilerlemiyor. Adeta kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi sürekli bir sarmal çizip duruyor. İsimler bile hep aynı: José Arcadio'lar, Aureliano'lar, Amaranta'lar nesilden nesile aktarılıyor. Sanki her yeni doğan çocuk, bir önceki kuşağın kaderini, hatalarını, suçluluk duygusunu ve en önemlisi de yalnızlığını miras alıyor. Mesela ikinci kuşağın en çarpıcı karakteri Albay Aureliano Buendía'yı düşün. Adam tam yirmi yedi kere isyan bayrağı çekip iç savaşa katılıyor ama hiçbirini kazanamıyor. Çünkü
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2019 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğine bir @ithakiyayinlari daha sığdırmanın mutluluğunu yaşıyorum. Kendisi aynı zamanda artık hepinizin bildiği üzere @okumacemberiolusturalim grubumuzun biten dördüncü kitabı. Henry James'i @ithakiyayinlari nın #karanlıkkitaplık basımından okudum. Sıralamaya göre 7. kitap. @isbankasikulturyayinlari basımı da mevcut. Yazarımız romanları, oyunları ve eleştiri yazılarıyla ünlü. #yürekburgusu da en önemli eserlerinden biri. Henüz izlemesem de beyaz perdeye uyarlandığını da öğrendim araştırmam esnasında. Konumuz bir korku hikayesi anlatımıyla başlıyor. Anlatıcı, olayı yaşayan mürebbiye tarafından kaleme alındığı söylenen olaylar zincirini okuyor aslında. Ama giriş kısmını geçip hikaye başladıktan sonra bizimle muhattap olan anlatıcı aradan çıkıyor. Mürebbiye ile baş başa kalıyoruz, onun ağzından dinliyoruz. Gördükleri gerçek mi? Yoksa kendi sanrıları mı? Sorup duruyoruz kitap sonuna kadar. Anlatımını sevdim, bazı yerlerde sürekli olan diyolaglar biraz kafa karıştırıcı olsa da hikayenin içine güzel yedirilmiş. Miles ve Flora iki çocuk karakterimiz. Amcalarının bakımına muhtaçlar ve onun tarafından tutulan söz konusu olan mürebbiye tarafından büyütülüyorlar. İyilik ve kötülük aynı beden üzerinden anlatılmış. Önce Flora üzerinden diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Sonlara doğru Miles üzerinden olduğunu anladım. King "son yüz senede yazılmış en iyi doğaüstü korku romanlarından biri" demiş. Sizi yerden yere vuracak olan korkudan bahsetmiyor tabi öyle bir beklentiye girmeyin. Ama psikolojik gerilimi olabildiğince hissedeceksiniz. Şahsen ben kitabı gece 2'de bitirdim. Daha doğrusu bitiremedim, son iki sayfa kala nefesimi tutmuş okuyordum ki elektrikler kesildi. Gözlerim karanlığa alışana kadar beklemek zorunda kaldım fakat hiç
Yürek BurgusuHenry James · İthaki Yayınları · 20182,371 okunma
Reklam
Kadının Adı Yok
2/10
·182 syf.··
2026 8. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:43
Duygu Asena’nın 1987 yapımı "Kadının Adı Yok" eseri, edebi bir şaheser olmaktan ziyade, Türkiye’de kadın hareketinin fitilini ateşleyen sosyolojik bir manifesto ve dönemsel bir belgedir. Romanın başkahramanının bir isminin olmaması, onun kişisel hikayesini aşarak erkek egemen toplumda baskı gören, kimliği "birinin kızı" ya da "birinin eşi" olmakla sınırlandırılmış tüm kadınların ortak sesi haline gelmesini sağlar. Yazıldığı dönemin toplumsal tabularını korkusuzca yıkan eser; cinsellik, evlilik içi mutsuzluklar ve kadının bedensel özgürlüğü gibi konuları ilk kez bu kadar açık yüreklilikle masaya yatırmıştır. ​Edebi açıdan incelendiğinde ise kitap, sanatsal derinlik ve karakter tahlilleri bakımından zayıf ve didaktik bulunabilir. Duygu Asena, karmaşık metaforlar yerine bir gazeteci yalınlığıyla, konuşma diline yakın ve adeta bir günlük hafifliğinde bir üslup tercih etmiştir. Bu durum, romandaki kadın ve erkek karakterlerin bazen çok keskin ve tek boyutlu (stereotipik) kalmasına yol açsa da, kitabın her sosyo-ekonomik düzeyden okuyucuya hızla ulaşmasını ve geniş kitleler tarafından tüketilmesini kolaylaştırmıştır. ​Sonuç olarak kitap, estetik ve kurgusal derinlik arayan okurları tamamen tatmin etmeyebilir; ancak kadının var olma mücadelesini ekonomik bağımsızlık ve eğitim eksenine oturtarak yapıcı bir çözüm sunması bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Bugün okunduğunda içerdiği bazı isyanlar günümüz kuşağına basit veya tanıdık gelse de, bu durum eserin güncelliğini yitirdiğini değil, açtığı yol sayesinde bugün bu tabuların çok daha rahat konuşulabildiğini kanıtlamaktadır.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
Puan vermedi·116 syf.·
2026 17. kitabı
Çiçeklenmeler”, dışarıdan sakin ve sıradan görünen bir hayatın içinde bir kadının kendi iç dünyasına doğru yaptığı derin bir yolculuğu anlatıyor. Romanın merkezinde, hayatını çoğunlukla başkalarının yanında “yer kaparak” yaşamış bir kadın var. Eşinin ölümüyle birlikte ise bu sessiz düzen kırılıyor ve karakter ilk kez kendi hayatını yeniden kurmak zorunda kalıyor. Kitap aslında büyük olaylardan çok içsel kırılmalar, fark edişler ve duygusal uyanışlar üzerine kurulu. Ana karakter Türkan, geçmişte bastırdığı isteklerini, ertelediği hayallerini ve “ben ne istiyorum?” sorusunu yeniden keşfetmeye başlıyor. Bu yönüyle roman, daha çok bir yeniden doğuş hikâyesi gibi ilerliyor. Melisa Kesmez’in dili oldukça sade ama duygusu güçlü. Cümleler gösterişli değil, ama içten ve çarpıcı. Özellikle yalnızlık, kadınlık, kayıp ve kendini bulma temaları çok doğal bir şekilde işleniyor. Okur, büyük olaylardan çok küçük anların içinde karakterle bağ kuruyor. Kitabın güçlü yanı, okuyucuyu hızlı olaylarla değil duygu atmosferiyle içine çekmesi. Sakin bir ritmi var; bu yüzden aksiyon bekleyen bir okur için yavaş gelebilir ama duygusal derinlik arayan biri için etkileyici bir metin. Genel olarak “Çiçeklenmeler”, kayıptan sonra yeniden başlamayı, kendini hatırlamayı ve hayatın içinde yeniden “filizlenmeyi” anlatan kısa ama yoğun bir roman.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
8/10
·104 syf.··
2026 42. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:27
İs(t)rail eskiden günümüze hiç değişmemiş hala gaddar hala şerefsiz … Yazar da , edebiyatın gücünü kullanarak unutturulmak istenen bir hafızayı canlı tutmaya çalışmış zaten . Çünkü egemen güçler tarihi kendi işine geldiği gibi yazsa da, geride kalan küçük bir ayrıntı tüm o büyük yalanları yerle bir etmeye yetiyor. Unutmayacağız , unutturmayacağız . Elbet birgün belasını bulacak .
Küçük Bir Ayrıntı Adania Shibli · Can Yayınları · 2021832 okunma
Louis, Rachel, Gage, Eillen, Jud....
Puan vermedi·375 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:28
Hayvan Mezarlığı, ölümün nihai son olması gerektiğine dair yazılmış en güçlü ve en ürpertici uyarılardan biridir. Sevilen birinin kaybıyla yüzleşmek yerine doğanın kurallarını çiğnemeyi seçen insanın, aslında kendi cehennemini nasıl inşa ettiğini kusursuz bir kurguyla anlatır. Kitap kapandığında üzerinizde bıraktığı o ağır melankoli ve ürperti, korkunun sadece canavarlardan değil, insanın kendi içindeki o karanlık, bencil sevgi potansiyelinden kaynaklandığını fısıldayan, unutulmaz ve derin bir edebi deneyimdir.
Gerilim
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Reklam
Reklam