Yukarıdaki başlığa bakıp da, herhalde dalgınlıkla olarak yazılmış, doğrusu Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya olması lazımdı diyenlere, benim doğrusunun bu şekilde olduğunu ve kasten böyle yazdığımı ifade ederek başlayayım.
Miraç hadisesi anlatılırken Hz. Peygamberin “Mine’l-Mescid-i Haram ile’l-Mescid-i Aksâ” tabirinde geçtiği şekilde yazdığı ilahî ve manevî gelişmeleri ben de turistik, ama manevî duygular ve heyecan dolu bir şekilde yaşama imkânına sahip oldum. Son bir ay içinde hem Mekke’de Mescid-i Haram’da, hem Kudüs’te Mescid-i Aksâ’da, hem de Hollanda’daki Mescid-i Aksâ’da namaz kılabildim.
Tabii herkes Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’yı zaten bilir. “Peki ‘diyar-ı küfür’deki Mescid-i Aksâ nereden çıktı?” diyeceksiniz.
Efendim, Hollanda’da Avrupa politik hayatının önemli şehirlerinden Adalet Divanı’nın bulunduğu Lahey’de (Den Haag) çok sayıda Müslüman yaşıyor. Değişik milletlere mensup bu Müslümanlar, kendi yaşadıkları mahallelerde çeşitli ibadethaneler, camiler açmışlar. Lahey’de bulunan Türkler de şehrin Yahudi mahallesinde mevcut olan sinagogun artık cemaati kalmadığından dolayı Belediye’ye devredildiğini öğrenmişler. Bu devir sırasında Yahudiler, mabedin dinî açıdan kullanılmasında mahzurlu olacak işler için verilmemesini şart koşmuşlar. 1979 yılında Lahey'li Türkler bu durumu öğrenip büyük bir gizlilik içinde hazırladıkları planı başarıyla uygulayarak bu sinagogu işgal etmişler. 40 gün süren işgal sonucunda Belediyeyle anlaşıp bir milyon Gulden devir parası ödeyerek satın almışlar. Önce caminin adını Fatih Camii koymuşlar, sonra bulunduğu yerin Yahudilerin yoğun olduğu bir merkez olması ve eski sinagog hüviyeti dolayısıyla, 1983 yılında isminin Mescid-i Aksâ olarak değiştirilmesine karar vermişler.
Sonuçta Hollanda’da Lahey’de, tıpkı Kudüs’teki Mescid-i Aksâ
Yüzü gülüyor delilerin bile
Hani lafın gelişi dedim.
Zemin, zaman,
Devir bir kötü devir.
Düşünceler, duyuşlar cılız
Anlayışlar kıt.
Kimse kimseyi takmıyor efendim,
Elâlemin umurunda değil
Herkeste bir acele, bir acele..
Kucak kucağa sevgi, aşk, ölüm
Herkes bir tarafından hasta
Göklerde kartal gibiydim,
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.
Yâr olmadı bana devir,
Her günüm bir başka zehir;
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.
Coşkundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgârlar gibi;
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.
Ekmeğim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü;
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.
Kimseye soramadığım,
Doyunca saramadığım,
Görmesem duramadığım
Nazlı yârimden ayrıldım.
Göklerde kartal gibiydim,
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.
Yâr olmadı buna devir,
Her günüm bir başka zehir;
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.
Coşkundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgârlar gibi;
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.
Ekmeğim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü;
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.
Kimseye soramadığım,
Duyunca saramadığım,
Görmesem duramadığım
Nazlı yârimden ayrıldım.
"İşte ben bugünlere yetiştim Battal ağam.Ne yapalım, işte bugünlerede kaldık.Devir döndü Battal Ağam insan azgınlaştı. İnsan insanlıktan çıkıştı.Bundan sonra biz iflah olur muyuz ola? Bundan sonra herkes kendini düşünüyor.Eskiden bir tek insanın tırnağına taş değse, bir oymağın, bir aşiretin, bütün şu dünyadaki insanların yüreğine değmiş gibi olur, herkesin yüreği sızlardı.Şimdi ya şimdi herkes biribirisinin ölüsüne basıp geçiyor, basıp geçiyor, basıp geçiyor."