Ben günebakan tarlasında güneşin failim olmasına izin verirdim de, gelincik tarlasında bir adamın gurursuzu olmazdım.
Sakın, diye iç geçirdim. Sakın o yeşil gözlerde yine kendini harcama.
Kalbimin bir nehir kadar büyük olduğunu, onun kalbimin içinde yüzerken çıkış bulamadığı için benim kalp nehirimde boğulduğunu hissettim.
Onu hissettim.
Bu beni kahretti.
Onu hissettim.
Kalbimin nehrine hapsettiğim adamın boğulmadığını, ölmediğini hâlâ o nehrin içinde yüzüyor olduğunu fark ettim.