Olmayan Parayı Hakkı Olmayan Geleceği Harcamak Ülkenin Ekonomisini Tamamen Bitirmek Demektir Bir ülkenin ekonomisi böyle batar. Karşılıksız para basma ve tüketim aracı kredi kartları borcu ulusal geliri aştı. Geleceğin gelirlerini bugünden harcatan ve tefecilerin cebine karşılıksız para basma karşılığı kaynak aktararak tehdidi ve maliyeti yükselten bir soygun düzenin sürdürülebilir olma olanağı kalmamıştır. O zaman ekonomiyi ekonomist olarak çok iyi bildiğini iddia ederek kamu üretim ekonomisini üretim ve hizmet araçlarının kaybedilmesi sonucu batıran anlayışa sormak istiyorum tekel ürünleri üretimi, bankacılık, finans, teknoloji, enerji ve gıda gibi büyük sektörlerde ivedi kamulaştırma devrimi kararları almak yerine borç para peşinde koşarak doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı soygunu sonrası neyi daha kaybetmek istiyorsunuz? Türk ulusu yararına bir temsil iseniz dünya da kredi kartı borcu sıralamasında altıncı sırada bulunan halka neden zulüm ederek küresel ve yerli işbirlikçi kodaman sermayeyi koruyorsunuz? Üretim ve hizmet araçlarının sahipliğini Türk ulusunun genelinin yararına yeniden 1923 devrimlerinde olduğu gibi devlete geçmediği müddetçe dijital soygun kargo tüketim yöntemlerini daha da büyür ve hiç kimse bu soygunun altından kalkamaz. Amaç bu mudur? Gençler yaşam sevgisini gün geçtikçe soyguncu yönetim anlayışı dolayısıyla kaybediyor, yuva kuramıyor, meslek sahibi olsalar bile elde ettikleri gelirler ile geçim sağlayamıyor hatta ülkemizi terk ederek yabancı ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerine güç vererek maliyetini bizim ödediğimiz kaynağını beyin ve emek göçü alan batılı soyguncu ülkeler yiyor. Hala bir sonra ki seçimi küresel soygun devam etsin diye nasıl kazanır bu soygunu nasıl sürdürülebilir hale getirebiliriz gibi daha yıkıcı ve büyük
Hayata Dair
Yaşamak Doğaya karşı işlenen bir suçtu, çünkü yaşam hareket demekti ve Doğa her zaman hareketi bitirmek isterdi. Akıp denize ulaşmasın diye suyu dondurur, kalpleri donana kadar ağaçların özünü çekip alır, kendine boyun eğmeye zorlamak için en acımasız ve berbat eziyeti de insana yapardı. O insan ki yaşamın en hareketlisidir. Her türlü hareketin er ya da geç durması gerektiği hükmüne karşı hep isyan etmektedir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Biz işi bitirmek için ne gerekirse yaparız. Merak etme dostum, ruhun zarar görmedi en azından fazla değil.” “Hala kilisede biraz zaman geçirmem gerekiyor.” “Niçin? Tanrı her yerdedir, değil mi?” “Şüphesiz.” “O zaman onunla burada konuş.”
Gün içinde yapılması gereken işler şimdiye kıyasla çok daha erken saatlerde başlardı o zamanlarda. Sabahın altı buçuğu (çok sıkışıksam bu altı olurdu; 'Bunu bitirmek için altıda kalkmam lazım' cümlesi halen dilimden düşmez) kalkma vaktiydi...
Söylenemeyen "hayır"lar arasında kapana kısılmıştım Yarın daha kolay olana kadar diye çıkmıştım yola... Ancak her yeyi bitirmek gitgide kolaylaşırken diğer şeyler zorlaşmanın bir yoluna buluyordu sanki.
"şimdi bitirmek zorundayım bu garip vaveylâyı, seni bir küredaş olarak öpmek istediğimi söylüyor, hoş ve iyi olmanı diliyorum. Çok yakın zamanda görüşmek umuduyla..."
Sayfa 182
Alıntı