İstanbul bambaşka bir şehirdir, insana yaşama sevinci verir.
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak... Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır içinizdeki sessizliği doldurmaz hiçbir oyun para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara, çağrışımlarla ödeşemezsiniz dışarıda hayat düşmandır size içeride odalara sığamazken siz, kendiniz Bir ayrılığın ilk günleridir daha Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta
Sayfa 62·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İstanbul'da yaşamak zor, derler ya... Ama İstanbul'u yaşanak doyumsuz bir güzelliktir,
Şu yaşadığımız hayat! Aslında hayat değil bu; ruhsuz, cansız bir bitkisel yaşantı! Şu pis evlere bak! Ve onların içindeki insanlara! Bazen sanki hepimiz birer cesetmişiz gibi geliyor bana. Çürüyüp, kokuşmakta olan...
Sayfa 70 - Kapra Yayıncılık·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"İstanbul'dan bir yâr sevdim Adamı günaha sokar."
Adam Yayınları·Kitabı okudu
İşte bir aydır bu halkın içinde, bu şehrin her tarafını gezmek şartıyla söylüyorum: İstanbul'da hayat yok. Diyebilirim ki oradaki halk yaşamıyor, gaflet ve miskinlik içinde uyuşmuş, yalnız bitkisel hayat sürüyor. İşin komik tarafı, eğer İstanbul halkı hayattan ve eğlenceden mahrum olduklarını bilseler, şikâyet etseler, insan tahammül eder. Halbuki orada herkeste "yaşıyoruz ve eğleniyoruz" fikri mevcut ki işte beni ağlatacak kadar güldüren de budur!
Sayfa 4
Alıntı
Reklam
Reklam