Puan vermedi·104 syf.··
2026 21. kitabı
Berk Kuruçay bu çalışmayı üç müzisyen için yaptı; Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen. Üç kitap için de yanı şeyi söyleyebilirim; çok daha iyisi olabilirdi, çok daha edebi bir iş yapılabilirdi ama mevcut kitaplar için de kendisine minnettarım. Her şarkının hikayesini, o şarkıyı dinleyerek okumak ayin gibiydi. Tom Waits diğer iki isimden biraz farklı. Çok uzun yıllardır devam eden harika bir evliliği var. Hayatın her alanını eşi ile paylaşıyor, besteleri de beraber yapıyorlar. Viski sesli bu adama uyuşturucuyu ve alkolü bıraktırmış bir kadın Kathleen Brennan. Bir beatnik'i bir aile babasına çevirdi kadın. Bu elbette ilham verici bir şey, iyi bir şey ama diğer yandan benim en sevdiğim Waits albümlerinin Waits'in bekar dönemlerine ait olmasında da etkisi vardır diye düşünüyorum bu kusursuz evliliğin. Bir filmde şöyle muazzam bir replik vardır; "İtalya'da Borgialar döneminde otuz yıl savaş, terör, cinayet ve kan döküldü ama Michelangelo'yu, Leonardo da Vinci'yi ve Rönesans'ı yarattılar. İsviçre'de ise kardeş sevgisi vardı, 500 yıllık demokrasi ve barış yaşadılar - peki bu ne üretti? Guguklu saat."
İstanbul'dan Gelen TelefonBerk Kuruçay · Karakarga · 201714 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 19. kitabı
Berk Kuruçay, bu seride üç kitap hazırladı. Bunlar Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen içindir ki Johnny Cash de eklenebilirdi bunlar arasına bence. Bu üç kitapta bu üç büyük ismin bazı şarkılarının hikayelerini anlatıyor Berk Kuruçay. Üç kitap için de ortak eleştirim kitaplarda yer alan söylemlerin pek çoğunun kaynaksız oluşu. Yine de daha önce defalarca dinlediğim şarkıları hikayelerini okurken -ki bazılarını zaten biliyordum- tekrar tekrar viski eşliğinde dinlemek çok zevkliydi. Uzun süredir uzak kaldığım o bohem yaşam tarzını yeniden anımsadım ve çok iyi hissettirdi bu. Bob Dylan için çok fazla bir şey demeye gerek yok. Bu dünyada hem Nobel hem de Oscar'ı olan iki insandan biri kendisi. Hem Nobel hem Oscar hem Grammy hem Pulitzer'i olan tek insan ayrıca. Bir tür tanrı o, uyumsuz bir tanrı.
Cennetin KapısındaBerk Kuruçay · Karakarga · 20165 okunma
Reklam
Puan vermedi·32 syf.··
2026 126. kitabı
Kitapta Bob Dylan'ın Nobel konuşması bulunmaktadır. Bob Dylan ilk başta bir şarkıcı olarak Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığına şaşırır ancak bunu üç kitap ile anlatır. Moby Dick, Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ve Odysseia. Kitap oldukça küçük ve kısaydı.
2016 Nobel KonuşmasıBob Dylan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201836 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 22:42
"ANNEMİ GÖRDÜĞÜNÜZDE ONU DANSA KALDIRIN" "Sahne arkasında, sarıldık. Yüzümü ellerimin arasına gömdüm ve hiç yapamadığımız konuşma patır patır döküldü. "Uzun bir yoldu" dedin. "Hiçbir zaman yanında olmadığım için beni affet" dedim. Yüzümü ellerimin arasına gömdüm; sen oğlunu toprağa gömdün." Bir efsaneyi geride bıraktığımızda geriye ne kalır? Plaklar, konser kayıtları, sararmış gazete kupürleri, siyah-beyaz fotoğraflar... Hepsi orada durur, bir zamanlar yaşanmış bir hayatın sessiz tanıkları olarak. Ama ya o efsane kendi sesiyle, kendi kelimeleriyle çıkıp gelirse karşımıza? Üstelik bildiğimiz tüm imgelerin, ezberlediğimiz tüm hikâyelerin ardındaki gerçek benliğiyle? Folk müziğin kraliçesi, aktivizmin yılmaz sesi, üç oktavlık soprano sesiyle bir döneme damgasını vuran eşsiz bir sanatçı... Joan Baez, 20. yüzyılın en çalkantılı dönemlerinde vicdanın ve barışın simgesi olmuş bir ikon. Onun hikayesi, bir sesin nasıl olup da dünyayı değiştirebileceğinin en güçlü kanıtlarından biridir. Joan Baez dendiğinde zihnimizde canlanan görüntüler nettir: Uzun siyah saçları, yalın ayak sahnede duruşu, titreşimsiz berrak sesi, pankartların önünde dimdik bir figür. O, 60'ların ruhunun vücut bulmuş halidir. Savaş karşıtı hareketin marşlarını söyleyen, Martin Luther King'le birlikte yürüyen, Bob Dylan'ı dünyaya tanıtan kadın. Ama işte asıl mesele de burada başlıyor: Bir imgeye dönüşmek, bir simge haline gelmek... Bunun bedeli nedir? İnsan olmanın kırılganlığını, şüphelerini, korkularını ve yenilgilerini nereye saklarsın? Kitabı okurken en çarpıcı olan şey, bu iki Joan arasındaki uçurum. Bir yanda binlerce kişilik konser salonlarını dolduran, sesiyle kitleleri peşinden sürükleyen o güçlü kadın. Diğer yanda, gece yarısı uykusuzlukla boğuşan, annesinin sevgisini tam olarak hissedememiş
Edebiyat
Annemi Gördüğünüzde Onu Dansa KaldırınJoan Baez · İnkılâp Kitabevi · 202610 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 19. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 11:36
Bazı şeyler bir tek bana mı acayip geliyor?” (s.14) Yönetmen olma hayaliyle yola çıkıp, kendini sansürcü olarak bulan bir kurgu operatörünün hayatının kontrolünü kaybetmesiyle, mesleğinin yan etkisi olduğunu düşündüğü tuhaflıklara dair başkarakterin sadece kendine değil, aslında yazarın direkt okura da sorduğu bir sorudur bu, kitabı bitirdiğinizde cevaplamanız gereken… Hem Gabriel Garcia Marquez’in de ifade ettiği gibi, “Kitaplar inanılmak için değil, sorgulamalara konu olmak içindir.” Silinmiş Sahneler güvensiz bir anlatıcının gözünden aktarılan, başı sonu belli olmayan, başkarakterin kafası gibi karışık bir kurguyla tekinsiz bir atmosferde ilerleyen ve tuhaflıklarla dolu bir roman… Bu esere dair analize geçmeden önce, ekseriyetle yazar odaklı* okuma yapan biri olarak, (*Hilmi Yavuz‘un Okuma Biçimleri’nde belirttiği üzere “üç farklı okuma biçimi” vardır: Yazar merkezli okuma [intentio auctoris], metin merkezli okuma [intentio operis] ve okur merkezli okuma [intentio lectoris]. Kısaca okuma, yorumlama ve anlamlandırma uğraşı, ya o metnin yazarının metne verdiği anlamın ne olduğunu (yazarın niyetini) bularak, ya yazarından bağımsız olarak metnin kendi anlamını (metnin niyetini) ortaya koyarak, ya da okurun o metni nasıl yorumladığına (okurun niyetine) bakılarak gerçekleştirilebilir.) kitaplarını okuduğum yazarların öncelikle nasıl yazmaya başladığını, en çok nelerden ve kimlerden etkilendiklerini, eserlerine yansıttıklarının kendi hayatlarında karşılığının olup olmadığını hep merak ettiğimden ötürü, bu hususla ilgili bazı bilgileri paylaşmak
Kitap Simyacıları
Silinmiş SahnelerHakan Bıçakcı · İletişim Yayınları · 0360 okunma
8/10
·564 syf.·
2025 17. kitabı
Selamlar Haruki Murakami ‘nin Kumandanı Öldürmek ve Zemberekkuşu'nun Güncesi den sonra okunduğum 3. kitabı; Haruki Murakami biri fantastik biri bilim kurgu olmak üzere iki farklı dünyayı insan psikolojisi ve metaforlarla süsleyerek sunuyor kitabında. Yaşamı ve hayatı sorgularken bir bakıyorsunuz Bob Dylan dinliyorsunuz yada bu Charles Bronson’un hangi filmiydi diyorsunuz tam bunları düşünürken karşınıza Dostoyewski’den alıntılar çıkıyor ve tam bunların arasında argo betimlemelere yeri geliyor şaşırıyor yeri geliyor gülüyorsunuz kısacası Haruki Murakami sizi ordan oraya savuruyor. Beğendim mi tabi ki beğendim aksi zaten mümkün değil :) Kitabın dili çok sade ve yalın kelimeler ahenkle birbiri ardına geliyor yorulmadan ve sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Haruki Murakami ile tanışmadınız mı hadi size fırsat tanışın ve bu eşsiz yazarın tadına varın. Ve kitapla kalın
1000Kitap
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın SonuHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20113,383 okunma
Reklam
Reklam