Son yolculuğa çıkacasın, onun için şimdi boşuna ağlama, üzülme. Toprak seni sarmak için, böcekler seni öpmek için bekliyor. O zaman bütün güzelliklerin, bütün kederlerin ve umutların dünyada kalacak.
Şiir
25) Kara (Arz) Burada arz, kuru toprak demektir. İnsan canlı bir şekilde toprağa ulaştığında, denizin ölü bir şekilde karaya attığı, varlıkları yemeyi alışkanlık haline getirmiş karadaki vahşi hayvanlar, haşereler, böcekler ona doğru gelir. O kişi ise sahip olduğu güçle kendini müdafaa eder, ölünceye veya uyuyuncaya kadar beklemek üzere oradan uzaklaşır. Bu durum onu korku menziline ulaştırır. 26) Korku (Havf) Burada korku, söz konusu vahşi hayvanlardan duyulan korkudur. Ansızın bir ses ona "Onlardan korkmayın, iman sahibi iseniz sadece Ben'den korkun!"¹ diye hitap eder, Başka bir ifadeyle Allah "Nerede olursanız olun, sizinle beraberim."² der. Bu ses insanı haşyet haline ulaştırır.
Sayfa 62 - ¹Âl-i İmrân, 3/175, ²Hadîd, 57/4.
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanoğlunu anlamak o kadar kolay değil. Kuşlar da, böcekler de göründükleri gibi değiller. Bu dünyada her canlının bir huyu vardır, insanın da yüz bin huyu vardır.
Neyim?
Sordum kendime: Neyim? Dedim: Bahaneyim! Sana söyledim kızım; Sen anla gelinim! Öksüz kızların kederiyim Yetim oğlanların kimsesi. Böcekler arkadaşım; Çiçekler sırdaşım! Söyleşirim toprakla, Çiçek diliyle, böcek diliyle Bulutlarla söyleşirim Yağmur diliyle, kar diliyle. Rüzgârlar niçin eser? Getirmek için eser Kenan illerine Kokusunu Yusuf'un. Sorarım Sorgulamam! Anlarım Anlatamam.
Sayfa 170 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Arayanlar ve Bulanlar
Olgunluk dediğim şey sanırım bende biraz halsizlikle karışıyordu.
“Beni dinlersen; ne fazla düş kurup kuşlar gibi havalara çık, ne de kötümser ol böcekler gibi yerde sürün.”