Vücudunu Bir Kurşunun Soğuttuğu Çocuk Katillerinden Devlet Olabilir mi?
Yer Filistin
Bir baba diyor ki;
Çocuğum sabah kucağımda gülümsüyor ve sıcaktı
Akşam çocuğumu kucağıma aldığımda çocuğumun vücudunu bir kurşun soğutmuştu.
Bir çocuğun vücudunu bir kurşunun soğuttuğu bir coğrafyada terörist bir yapı var. Böyle devlet olur mu?
Orman kanunlarının gün geçtikçe kabul gördüğü bir dünya da yaşama ve tüm paydaşlarına bu zulmü reva görenlere yaşam hakkı desteği verilebilir mi?
Sizler bu soykırımcı yayılmacı tehdidi ortadan kaldırmak yerine barış adı altında aklama yapsanız ne olur? Ortadoğu da ki terörün tümü sizin eseriniz değil mi?
Yeryüzünde bundan daha büyük bir utanç olabilir mi?
Bu soyguncu soykırımcı yayılmacı, barbar yapıyı koruyan batılı ve dünyanın tüm devletleri ve haçlı batı eserinizden gurur duyarak insanlık adına hiç utanıyor musunuz? Her damla kan sizin için kaç milyar varil petrol ediyor?
Meşruiyetini kaybeden birleşmiş milletler silah düşman ve savaş üretenleri korumak dışında mutabık kaldığımız bir konu var mı? Birleşmiş milletler soykırıma seyirci kalmak dışında hangi konuda birleşmiş?
Hala doğal kaynak hırsızlığı, bir başka toplumunun haklarına çökmek için alavere dalavere yapmayı devlet yönetmek ve temsil mi sayıyorsunuz?
Bakü Ceyhan boru hattından bu soykırımcı yapıya petrol, gıda vb mal tedariği yapanlar soykırım yapma gücü verenler sizlerde bu kanın ortaklarısınız. Filistin ve Gazze siyaseti ile insanları boşu boşuna aldatmayın. Tümünüz bu vahşiliğe seyirci bu yapıyla ticaret yaptığınız için bu yapının iflahını kesmediğiniz için soykırım suçunun ortağınız.
Önder Karaçay
Fark ettim ki, ilk kez, ne bir tarafım, ne öbür tarafım, sadece ben ve külsüz, dumansız yangınım, dört yapraklı yonca, boru otu veya ayçiçeği gibi, tek taştan oyulmuş mücevher gibi, yekpare, kendisi ve bitarafım.
Caynacılar hiç kimsenin gerçegin bütunünü göremeyeceğini kabul ederek, gerçeği görme ve deneyimlemenin farklı yollarına saygı duydular.
Bu öğretiyi anlatmak için altı körün öyküsünü anlattılar: Filin vücudunun farklı parçalarına dokunarak onu tarif etmeleri istenir. Filin bacağına dokunan, onun bir sütun gibi olduğunu söyler.
Kuyruğuna dokunan, onun bir halat gibi olduğunu söyler. Hortumuna dokunan, onun bir ağaç dalı gibi olduğunu söyler. Kulağına dokunan, onun bir yelpaze gibi olduğunu söyler. Ellerini filin karnında gezdiren, onun duvar gibi olduğunu söyler. Fildişine dokunansa, onun sert bir boru gibi olduğunu söyler. Öğretmenleri onlara bütün bu tariflerin doğru olduğunu ama filin tamamını değil sadece bir parçasını anlattığını açıklar. Bu öyküden çıkarılacak ders, insanların gerçekliği kavrayışının sınırlı oluşudur. İnsanlar tamamen kör olmayabilir ama gerçekliği sadece bir tek açıdan görebilir.
Bütün resmi gördüklerini iddia edip herkesi aynı şekilde bakmaya zorlamadıkça bu bir sorun teşkil etmez..
Gönüllerinde tatlı öç duygusu, gözlerinde Türk Kağanlığının hayali olduğu halde sessiz adımlar atıyorlardı. Gözleri olmayan Gök Börü ise, kimse kolundan tutmadığı, yol hakkında bir şey bilmediği halde sessiz, fakat herkes kadar sağlam adımlarla karanlıkta yürüyordu.
Santa Fe'de, kayaların arasında kartal besliyor adam. Yaş seksen, beyaz saçı örmüş, kitaplarını yazıyor. Karısıyla diz dize, çay içiyorlar, gün akşam oluyor. Seksen yaş, boru değil ki! Benim de seksen yaşım olsa , çay içer, kitaplarımı yazarım elbette. Demek insanın seksen yaşı falan olması da çok önemli, bunaklaşıp çişi altına kaçırmamak kaydıyla.
FORTINBRAS
Dört komutan taşısın Hamlet'i,
Bir asker şanıyla götürülsün meydan yerine.
Çünkü o tahta çıkabilseydi eğer
Büyük bir kral görürdü dünyamız.
Ordu bandosu ve top sesleriyle
Şanına layık olsun töreni.
Kaldırın ölüleri. Bu gördüklerimiz
Savaş meydanlarına yaraşır, buraya değil.
Gidin, ateş emri verin askerlere.
(Çıkarlarken askerler ölüleri taşımaya başlar.
Uzaktan boru ve top sesleri gelir.)