"Cinayetin ardından ailelerin hissettiklerini en iyi tanımlayacak his budur işte.
Tıpkı hayalet bir uzvun ağrıması gibi boş evde bitip tükenmek bilmeyen katlanılmaz acı.”
Bu normal bir yağmur değil, baksana, silahlanmış da yağıyor;
Demek var bir husumeti senle, benle, şimdi kaçışan öpüşmelerle.
Telefon aç, haberdar et bizim çocukları, boş dolaşmasınlar;
Hayırlara vesile ki bu gece bu sağanak hepimizi pek kötü vuracak.
Hay Allah, fazla da kalabalıklar; damlaların ağızlarından çıkanlar ağır.
Söve söve geliyorlar, peşleri sıra da şimşekler, delikanlı gök gürültüleri.
Hele bir de yıldırımı getiriyorlarsa yanlarında, işimiz bitti demektir.
Seller, fırtınalar, girdaplar da yağmurun sıkı arkadaşlarıdır, yandık.
Sabaha çıkmadan hepimiz başka başka yerlerde boğulur gideriz.
İyisi mi dobra dobra duralım altında, kabullenelim; artık ne olacaksa olsun.
Islanmak ölmekse seninle beraber eğer, ölümümüz tufanın elinden olsun.
Her kıyamette sen benden, ben senden doğuyoruz ya inadına;
sevgilim, yeni yaşımız dosta düşmana kutlu olsun. :::