Geride kalanlar, sadece kendilerinden vazgeçildiğini düşünmektense, gidenin koca bir hayata tümden boş verdiğine inanmayı yeğlerlerdi. Geride kalmak, özlenenin ayağına takılmayı bekleyen koca bir taştı.
Alev yalnızdır, doğal olarak yalnızdır, yalnız kalmak ister. Onsekizinci yüzyıl sonunda, bir alev fizikçisi, iki mumun alevlerini yan yana getirmeye boş yere uğraşmıştı : mumların fitillerini yan yana koymuştu. Ama iki yalnız alev, büyüme ve yükselme sarhoşlukları içinde, birleşmeye yanaşmıyor ve her biri, en ucunda inceliğini koruyarak dikeylik enerjisini koruyordu. Fizikçinin bu "deney'inde, yanmak için birbirlerine yardım etmeye boş yere çabalayan tutkulu iki yüreği temsil eden sembollerin akıl almaz bir felaketi vardır! Alev, en azından, hayalperest biri için, kendi oluşuna gömülmüş bir varlığın sembolüdür!
Reklam
Bir insanı tanımaya on yıl da az geliyor. Biriyle içli dışlı olmak, biriyle içli içli olmak... Bu da boş, bu da lüzumsuz, kof. Bütün tanıdıkların üstüne bir iptal çizgisi çekmek şimdilik en iyisi olacak. Şimdilik en iyisi, bu kıyı kasabasında bir başına bir hayata gömülüp kalmak olacak.
Geride kalanlar, sadece kendilerinden vazgeçirdiğini düşünmektense, gidenin koca bir hayata tümden boş verdiğine inanmayı yeğlerlerdi. Geride kalmak, özlenenin ayağına takılmayı bekleyen yapayalnız bir taştı. Acısına, düşüp üzerine kapaklanandan çok üzülecek olsa bile, nihayet vuslata erip kucaklaşmanın kırık dökük hayalini kurardı.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Bekâr Erkeğin Mutsuzluğu
Anlaşılan bekâr kalmak çok kötü bir şey; bir akşamı insanlar arasında geçirmek istediğinizde yaşlı bir adam olarak zar zor onurunuzu koruyarak kabul edilmeyi rica etmek, hastalandığınızda yatağınızın bir köşesinden haftalarca boş odaya bakmak, insanlarla hep dış kapının önünde vedalaşmak, hiçbir zaman yanınızda bir eşle merdivenleri çıkamamak, odanızdaki yan kapıların yabancıların evine açılan kapılar olması, akşam yemeğini dışarıdan alıp getirmek, başkalarının çocuklarına bakmak ve her defasında "Benim yok!" diyememek, dış görünüş ve davranışlar konusunda gençlik hatıralarınızda yer eden bir ya da birkaç bekâr erkeği örnek almak. İşte böyle olacak, şöyle bir farkla; gerçekte bugün ya da daha sonra bir bedeni, gerçek bir başı ve bir de elleriyle vuracağı alnı olan birisi olarak, orada öylece kalacaksınız.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
DERGAH
Reklam
Reklam