Hayat-Gerçeğine açılan realizm akımının sanat tarihinde öncüsü Pieter Brueghel’dir. Brueghel, insanı olduğu gibi, iyi ve kötü yanlarıyla göstermek ister. Bir yandan körleri, hastaları, sakatları, türlü Sefaret görünümlerini göz önüne sererken, öte yandan insanların aydınlık, mutlu günlerini, düğün, bayram ve eğlencelerini gösterir. Orta çağın hayal gücü yaratıkları, atasözleri, benzetiler, alegorilerle her iki sanatçının da işledikleri konular arasındaydı. Fakat Bosh resimle vaaz veriyordu. Brueghel hayatı olduğu gibi göstererek, herkesin bundan kendine bir pay çıkarmasını bekliyor. Belli bir yargı’yı seyirciye kabul ettirmek istemiyor, kişisel yorumunda onu bağımsız bırakıyor.
Töresel resim türü
Toplum hayatını anlatan töresel resim türünün uzun bir geçmişi vardı kuzeyde. Halk hayatı ile ilgili sahnelere kuzeyli sanatçıların yapıtlarında, daha da gerilere gidilecek olursa, orta Çağ yazmalarında geniş bir yer veriliyordu. Fakat bu yapıtlarda hayat-gerçeği henüz kendi başına bir değer taşımıyordu. Sanatçılar konularını dini bir natüralizm anlayışı ile ele alıyorlar ve bir belge olarak işliyorlardı. Brueghel için hayat bir belge, soyut bir kavram değildi, duyulan ve yaşanılan bir gerçekti. Kendini hayat akışı içinde duyan ve onu parçalanmaz bütünlüğü ve sürekliliği içinde sanata yansıtan ilk sanatçı Bruegel’dir.
Bu bütünlüğü verebilmek için, önceleri resim yüzeyine alabildiğine çok motif yayarak toplamacılığa, hatta yığmacılığa gidiyor. Fakat sonradan bu yollara gitmeksizin, İtalyan Maniyeristlerinden aldığı bir kompozisyon düzeni içinde parçada bütünü verme olanağını buluyor.
Xotini shunday deb tamshanib qo'ydi. So'ng uni hiqichoq tutib, ko'zlarini yumib oldi. "Aytishga shundan boshqa gap yo'q ekan, men ahmoq jim turavermaymanmi? Pul o'zgaradimi yo kuyib ketadimi, unga nima?
U xotinining boshini asta ko'tarib, labiga piyolada sovuq choy tutdi. Saida bosh chayqadi ichmadi. Shu damda hovlidan Muharramning ovozi eshitildi. Muharram - Saidaning tengquri. To'rt xonadon narida turadi. Qarindoshdan ham a'loroq darajada yaqin qo'shni. Ochiq ko'ngilli, shaddodgina bu ayol ularning barcha to'y-ma'rakalariga bosh-qosh boʻlib, og'irlarini yengil qilgan. Hovlida hech kim bo'lmasa ham u kirib kelayotganini ma'lum qilish uchun o'ziga oʻzi gapirardi.
Sayfa 187 - Özbek Edebiyatı. Editör : İbrahim Atabey·Kitabı okudu
insan öğrendikçe, bildikçe evrenselleşir. 'Efendi'nin Yunancadan geldigini (aftendis) bildikten sonra insan başka türlü düşünür. Kilit (kleidi), harita (kharta), fener (fenarion), cins (genos) ve hatta 'temel' (themelion) de aynı dilin kelimeleridir aslmda. Bizim 'boş’ da İngilizceye (bosh) geçmiş. Kimin kimden hesap soracak hali var?
‘Efendi’nin Yunancadan geldiğini (aflendis) bildikten sonra insan başka türlü düşünür. Kilit (kleidi), harita (kharta), fener (fenarion), cins (genos) ve hatta ‘temel’ (themelion) de aynı dilin kelimeleridir aslında. Bizim ‘boş’ da İngilizceye (bosh) geçmiş. Kimin kimden hesap soracak hâli var?