Bazen her şey başka türlü olabilirdi diyorlar hani. Bazen bende öyle diyorum. Sonra vazgeçiyorum. Çünkü bu benim öyküm. Onu ben böyle yazmak istedim: hatalarımla, doğrularımla, kusurlarımla ve olduğum kadar. Ben daha iyi birisi değilim, daha kötü birisi de değilim: sadece kendimin. İnandıklarımla, inanmadıklarımla, yaptıklarımla ve yapamadıklarıml.
Firuze adını duyduğunda ah ettiği ama doğduğu günden bu yaşına kadar da sevmekten asla vazgeçmediği Firuze Lanetin etkisiyle imkansız onu sevmeyişiyle mümkünsüz Firuze.
Reklam
Bırakalım bu dünya alabildiğine dönsün Ölmekse daha kolay ne var Yaşamaksa sensiz mümkün değil
19 Aralık: Bir başka sürgün 1919 yılının sonlarında, iki yüz elli istenmeyen yabancı Amerika Birleşik Devletleri'ne geri dönmeleri yasaklanarak New York Limanı'ndan gönderildiler. Onların arasında, aşırı tehlikeli yabancı olarak nitelenerek sür- güne gönderilen Emma Goldman da vardı. Emma mecburi as- kerlik hizmetine karşı çıkmaktan, doğum kontrol yöntemlerini yaymaktan, grev örgütlemekten ve ulusal güvenliğe karşı diğer saldırılarından ötürü birçok kez tutuklanmıştı. Emma'nın birkaç cümlesi: Fahişelik püritanizmin en büyük zaferidir. Acaba bizim sürekli övülen ve kutsanan annelik görevimizden daha korkunç, daha kriminal bir şey var mı bu hayatta? Eğer aklı kıtlar orada yaşıyorlarsa, Göklerin Krallığı acayip sıkıcı bir yer olmalı. Eğer oy kullanma bir şeyleri değiştirebilseydi, yasadışı olurdu. Her toplum hak ettiği suçlulara sahiptir. Bütün savaşlar, savaşmaktan aşırı korktukları için kendilerinin yerine başkalarını ölüme gönderen ödlek hırsızlar arasında yapılır.
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Aile...
Aile kelimesini bilmezdik ama iki hiçten bir bütün yapmaya çalışıyorduk. Başarır mıydık bilmiyorum. Benim hiçbir zaman bir ailem olmamıştı. Bizim evdeki ışık bile beyaz ve boğuktu. Anne gülmez, baba sürekli dertli bakardı. Eğer izlediğim aileyse bizimki neydi? Aile bu, Ahuzar, dedim içimdeki kimsesize. Aile, yanında ve yaninde olamayıp kalbinde olan herkes.
Bir delinin hatıra defterinden…
Kurtarın beni! Alın götürün beni buradan! Bana rüzgar gibi üç atlı araba verin! Arabacı, geç yerine! Zilleri çalıp dört nala koş ve beni bu dünyadan çek götür. Uzağa, öyle uzağa götür ki dönüp baktığımda hiçbir şey görmeyeyim!
Sayfa 98 - Marsis Yayınları
Alıntı
Reklam
Reklam