• Bir gülümseme ile komşudan bir şeyler çalmak, nazik bir el hareketiyle etraftakileri düzenlemek, ölçü ile iltifat ve ölçü ile hakaret, bir tek sözcük ile bir ruhu yerle bir etmek, bir tek kıvılcım
    ile bir vücudu ateşe vermek ve bütün bunlardan sonra, o günün işi tamamlanınca, hiç bir sey olmamışçasına huzurla köşene çekilmek.
    Halil Cibran
    Sayfa 71 - KUSURSUZ DÜNYA
  • Bu yiyecek konusu çapraşık bir iştir. Sana verilenle yetinmeyi
    öğrenmezsen asla huzur bulamazsın. Sık sık yiyecek sıkıntısı çekersin, bir gün
    hoşuna giden bir yiyecek ertesi gün hiç bulunmayabilir. Herhalde belediye
    pazarları alışveriş yapmak için en tehlikesiz, en güvenilir yerlerdir, ama fiyatlar yüksek, çeşitler kısıtlıdır. Bir gün kırmızı turptan başka bir şey
    bulamazsın, ertesi gün bayat çikolatalı pastadan başka şey yoktur. Günlük
    besinlerin böylesine büyük değişiklikler göstermesi ve bu kadar sık değişmesi
    insanın midesini berbat edebilir. Yine de belediye pazarlarının polislerce
    korunmak gibi bir üstünlüğü vardır ve orada aldıklarının bir başkasının
    midesine değil, kendi midene ineceğine güvenebilirsin. Sokaklarda yiyecek
    hırsızlığı yapmak öyle yaygın ki artık suç bile sayılmıyor. Üstelik, yasal olarak,
    yiyecek dağıtımı yapma yetkisine sahip olan tek kuruluş bu pazarlarla
    mağazalar. Kentte yiyecek satışı yapan pek çok özel girişimci de var, ama
    onların mallarına her an el konulabilir. Bu işi sürdürebilmek için polislere
    gerekli rüşveti verebilenler bile her an hırsızların saldırılarıyla karşı karşıya
    gelebilirler. Hırsızlar o özel kuruluşlardan alışveriş yapanlara da bela olurlar.
    İstatistikler, buralardan yapılan her iki alışverişten birinin bir hırsızlık olayına
    yol açtığını gösteriyor. Bence, bir portakal ya da bir parça jambon yemenin
    bir anlık keyfi için böylesine büyük bir tehlikeye atılmaya değmez. Gelgelelim
    insan soyu doymak bilmiyor. Açlık her gün başgösteren bir bela, mide dipsiz kuyu. Yeryuvarlağı kadar büyük bir çukur. O yüzden de özel girişimciler bütün
    engellere, sürekli olarak yer değiştirmek, habire oradan oraya taşınmak, biriki
    saatliğine bir yerde boy gösterip ondan sonra ortadan kaybolmak zorunda
    kalmalarına karşın iyi iş yapıyorlar. Ancak bu konuda bir uyarıda bulunmam
    gerek. Özel pazarlardaki yiyecekler satın alınacaksa düzenbaz satıcılardan
    kesinlikle kaçınmak gerek. Dolandırıcılık almış yürümüş. Kazanç sağlamak
    uğruna yapmadıkları, satmadıkları bir şey yok. İçi talaş doldurulmuş
    portakallar, yumurtalar, bira diye yutturulan sidik dolu şişeler satıyorlar.
    Evet, insan soyunun yapmayacağı yok. Bunu ne kadar erken anlarsan o kadar
    iyi.