"Ahmet, bırak şu silahı!" "Babam silah mı alıyor?" "Sorma, babi! Çocuklarla dans edeceğimizi duydu. Öfkeyle fırladı yukarı. Engel ol şu adama, lütfen." "Korkma, kızım. Bu devirde öyle şey mi olurmuş?" Üst kata doğru koşar adım çıkarken, "Baba!" diye bağırdı. "Bir silah da bana ver!"
Alıntı
1633 Ağustosu'nda Cibali'de bir kalafatçı dükkânında yangın çıktı, kuvvetli rüzgârla yangın, bir kol Cibali Mustafa Çarşısı'ndan Sultan Selim'e, Un-Kapanı Zeyrek'e kadar, bir kol Şehzâde Câmii'nden Sarıgüzel'e, bir kol Fâtih'e, bir kol Molla Gürani'ye kadar ilerledi, birçok saraylar, bu arada yeniçerilerin Fâtih civarındaki Yeni-Odalar'ını yakıp kül etti. 15 Yeniçeriler yangının söndürülmesi için büyük çaba gösterdiler. Yangın dolayısıyla perişanlık ve kahvehanelerde kötü dedikodular sarayın rahatını bozdu. Eskiden beri bozahâne, kahvehâne ve meyhaneler, pâdişah ve devlet büyüklerine karşı dedikodu yuvaları sayılırdı. İstanbul'da bu tarihe doğru 500 meyhane sayılmıştır. II. Osman, meyhanelere baskın yapıp bulduğu yeniçerileri ağır cezalara uğratmış, ayaklanan yeniçerilerin Osman'a karşı suçlamalarına başlıca bu sert tutumu neden olmuştu. Sultan IV. Murad yangınların kahvehâne ocağından çıktığı iddiasıyla her tarafta kahvehanelerin kapatılmasını emretti. Daha 1590'larda kahvehâne yalnız kahve içilen bir yer değil, sanatkâr, asker ve başka ilişki peşindekilerin sosyal buluşma yeriydi. 1590'a doğru kahvehâne ülkenin tüm büyük şehirlerine yayılmıştır. "Alem-i safa"nın dört keyif içeceği, şarap, afyon, kahve ve tütün o devirde işret meclislerinde yaygın keyif maddeleri idi. Devlet, "fitne ve fesâd" yuvası saydığı meyhâne, bozahâne ve kahvehaneleri eskiden beri kapatma eğilimindedir. Bu yerler askerin toplanma ve dedikodu yeri de sayıldığından Sultan Murad kapıkullarını hizaya getirdiği yıldan bir yıl sonra büyük İstanbul yangınını ileri sürerek kahvehanelerin kapanması için fermân çıkardı. İstanbul'da ve ülkenin başka yerlerinde büyük yangından sonra kahvehanelerde heyecan ve dedikodu artmıştı. Fermân üzerine kahvehanelerin çoğu yıkıldı. Yasak daha önce ulemâ fetvâsıyla I.
Sayfa 217 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu devirde padişahlık ile serdarlık bir arada olmadıkça, askerin itaati mümkün değildir. Hüküm kimdeyse, Kılıç da onda ondadır.
Sayfa 15 - Kdy·Kitabı okudu
Bu devirde yaşamak hiç de kolay değil.
Bu devirde duyguları olan birinin iyi olabilmesi mümkün mü?
Alıntı
1950'lerde radyoda "Ordu Saati" vardı. Bu programda konuşanlardan biri de o tarihte (1955) Kıdemli Yüzbaşı olan Alparslan Türkeş'tir: "Evet, hâlâ hak kuvvetindir. Dövüşmeyi, kan dökmeyi göze alamayan milletler, hiçbir zaman, hiçbir devirde insanca yaşamağa lâyık görülmemişlerdir," diyor.
Alıntı